Koruma ve Restorasyon Sempozyumu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Koruma ve Restorasyon Sempozyumu

14.12.2012 17:25

Edirne Valisi Hasan Duruer, kültürel kimliğin muhafaza edilememesine tepki göstererek, "Yeni Saray içler acısı durumda, 1878 Türk-Rus Savaşı'nda Rusların eline geçmesin diye, kendimiz dinamitlerle havaya uçurmuşuz" dedi.

Edirne Valisi Hasan Duruer, kültürel kimliğin muhafaza edilememesine tepki göstererek, "Yeni Saray içler acısı durumda, 1878 Türk-Rus Savaşı'nda Rusların eline geçmesin diye, kendimiz dinamitlerle havaya uçurmuşuz" dedi.

Duruer, Halk Eğitim Merkezi'nde düzenlenen Koruma ve Restorasyon Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, koruma ve restorasyon konusunun Türkiye'de bilinmediğini söyledi.

Edirne ve Türkiye'nin her yerinde tarihi eserlerin korumasız olduğunu belirten Duruer, idareci, belediye, mimar, mühendis ve vatandaşların tarihi eser koruması konusunda bilgisiz olduğunu ifade etti.

Edirne'de kültürel kimliğin muhafaza edilmeye çalışılmasına rağmen geçmişte yapılan bir çok hatanın varlığına işaret eden Vali Duruer, şunları kaydetti:

"Geçmişe baktığımızda Edirne esasında bir kale şehridir. Ancak kale duvarlarından eser yok, sadece temelleri kalmış durumda. Sonra araştırdığınız zaman, zamanının idarecileri tarafından, bu vali, belediye başkanı olur, kale surlarının satıldığını görüyorsunuz. Yine Türkiye'nin ilk yapılan askeri hastanelerinden bin 250 yatak kapasiteli bir hastanenin şu an yerinde yeller esiyor, Edirne çöplüğü olarak kullanılıyor. Bu hastanede zamanın idarecileri tarafından yıkılmış ve satılmıştır. Yeni Saray içler acısı durumda, 1878 Türk-Rus Savaşı'nda Rusların eline geçmesin diye, kendimiz dinamitlerle havaya uçurmuşuz."

-"İmitasyon mezalık var..."

Tarihi mezarlıkların da içler acısı bir durumda olduğunu ifade eden Duruer, ilk defa imitasyon mezarlığı Edirne gördüğünü söyledi.

Duruer, Edirne'deki imitasyon mezarlığın Selimiye Camisi'nin arka tarafında bulunduğunu belirterek, "Taşlar ziyan olmasın diye bir araya getirip suni mezarlık yapılmış. Öte yandan, maalesef ağaç dikmeyi bir eser sanıyoruz. Şehirler betonlara mahkum olduğu için ağaçları sadece park, bahçe, mezarlık ve askeriyede görebiliyoruz. Her önüne gelen istediği yere ağaç dikiyor. O ağaç büyüdüğü zaman, tarihi eserin görüntüsünü örter mi diye düşünülmüyor " şeklinde konuştu.

Duruer, tarihi yapıların ve kültürün korunması için, işin ehline teslim edilmesi gerektiğini kaydetti.

Mimar Sinan Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten de şehirlerin toplumların yansıması olduğunu söyledi.

Günümüzde gökdelen yapılarının hızla yükseldiğini belirten Ökten, mimari yapıdaki değişim nedeninin kültürel deşişimden kaynaklandığını kaydetti.

İzmit Anıtlar Kurulu Üyesi, Şehir ve Bölge Planlamacısı Zinnur Büyükgöz de tarih koruma ve restorasyon çalışmalarının tarihte ideolojilerin çekişme alanı olarak yer bulduğunu belirtti.

Sempozyumda, Trakya Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, Prof. Dr. Metin İlkışık, Prof. Dr. Nuran Kara Pilehvarian da birer konuşma yaptı.

Muhabir: Cihan Demirci/ Salih Baran

Yayıncı: Murat Paksoy - EDİRNE

Kaynak: AA

Son Dakika Yerel Koruma ve Restorasyon Sempozyumu - Son Dakika


Advertisement