'Türkiye tarihinin en büyük telekulak skandalı' iddiasıyla 7 bin kişilik dinleme listesi bazı medya organları tarafından yayınlanırken, Şanlıurfa'dan olayla ilgili ilk değerlendirme MAZLUMDER Şubesi'nden geldi.
MAZLUMDER Şube Başkanı Meral Dervişoğlu iddiaların vahim olduğunu belirterek, gerek siyasetçilerin, gazetecilerin, aydın ve STK temsilcilerinin telefonlarının dinlenmesinin vahim ve asla kabul edilmeyecek bir uygulama olduğunu söyledi.
Dervişoğlu açıklamasında ayrıca dinlemelerin bir terör örgütü senaryosu ile ilişkilendirip insanları gözaltına almanın planlandığını da sözlerine ekleyerek şu ifadeleri kullandı: "Özel hayatın gizliliği ilkesi ve haberleşme özgürlüğünün ihlalidir. Ayrıca bu dinlemenin yasadışı ve izinsiz yapılması ayrıca kaygı vericidir. Yasal zemine dahi oturtulsa bile sayıca bu kadar insanın dinlenmesinin güvenlik gerekçesiyle yapılmadığı açıkça ortadadır ve üzerinde ciddiyetle durmayı gerektirmektedir. Türkiye'nin vesayetlerden kurtulma süreci yaşadığı bugünlerde, kimden gelirse gelsin vesayetçi tutumlardan kaçınmak gerekmektedir. Hükümet, ne yazık ki bu konuda geçmişte yeterli mücadeleyi yapmamış, işi gevşek tutmuştur."
'HÜKÜMET TOPLUMSAL BİR PROJE ÜRETMELİ'
Dervişoğlu açıklamasının ilerleyen cümlelerinde hükümetin bu konuda hukuka aykırı düzenlemelerle ve aynı tarzda bir mücadeleye girmek yerine, toplumsal bir proje üretmesi gerektiğini söyledi. Olayların dış güçlere bağlı olması ve barış sürecine olan etkisi düşünüldüğünde ciddi sonuçlar doğurabileceğini de belirten Dervişoğlu, "Hükümetin ve tüm toplumun koruması gereken barış süreci ve vesayetçi yapılardan arındırılmış zemindir. Bu zeminin kaybedilmesi ile oluşacak hasar hükümetlerin değişmesinden daha önemlidir. 17 Aralık sürecinden bu güne kadar, her gün, görsel ve yazılı basın, kaynağı belli belirsiz haberlerle gereksiz bir şekilde kamuoyunu istismar etmekte ve yerel seçimlerin de yaklaşmakta olması siyasi çekişmeyi arttırmaktadır.
Bugün ülkemiz insanının beklentisi olan demokratik bir zeminin oluşması, kişilerin haber alma hakkının iletişim haklarına müdahale dilmemesi, hak ve özgürlüklerin kısıtlanmamasıdır.
Ortada dolaşan iddialar ciddi olup, bu konudaki haberler hassasiyetle araştırılmalı, kişilik hakları gasp edilen kişilerin zarar görmesi acilen engellenmeli ve sorumlular bulunup yargı önüne getirilmelidir" dedi.
(Kaynak: Gazeteipekyol)
Son Dakika › Yerel › MAZLUMDER, Yargıya Seslendi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.