Melda Çetiner - TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesine göre kurulan özel yetkili mahkemelerin, ihtisaslaşma ihtiyacından kaynaklandığını belirterek, "Olaya sorumlu, sağlıklı bakan kesim, bunların lüzumuna inanıyor ama uygulamadaki bir kısım hususlar sebebiyle itirazlar var" dedi.
Anadolu Ajansı Editör Masasına konuk olan Çiçek, soruları yanıtladı. "MİT Müsteşarı'nın ifadeye davet edilmesinden sonra yaşanan tartışmalar var. Sizin Adalet Bakanlığınız döneminde çıkartılan yasayla ilgili de Komisyondan geçen bir madde var. O dönemde nasıl tasarlamıştınız- Bu günler o tasarladığınız günlerle uyuşuyor mu-" sorusuna Çiçek, ortada bir soruşturma olduğuna işaret ederek, ilke olarak başlayan bir soruşturma ile ilgili açıklama yapmadığını söyledi.
Çiçek, "Hayatımda bir defa yanlış yaptım, bundan bin pişman oldum. Orada da o kararın kesinleştiğini zannediyordum. Hata yaptım, bunu da itiraf ediyorum. Devam eden davayla ilgili konuşmam, bir soruşturma var çünkü..." dedi.
Türkiye'nin probleminin, yasa eksikliğinden çok yasaların uygulamasıyla alakalı olduğunu kaydeden Çiçek, şöyle konuştu:
"Ceza kanunu yaparken, o tutanaklarda var, 'O cümleyi şöyle mi böyle mi yazalım' diye tartışma oluyor. CHP, AK Parti var o zaman. O zaman toplantıya katılan Ceza Genel Kurul Başkanı'nın ifadesi şudur; 'siz neyi yazarsanız yazın, hukuk dediğiniz şey yüzde 5 yazılım, yüzde 95 yorum'. Türkiye'deki yorum farkından kaynaklanıyor.
Türkiye'de maalesef hukuk eğitiminin kalitesi uygulamaya yansıyor. Hukuki yorum yerine, kanuni yorum yapılıyor. Kanun yorumu yapılınca da arka arkaya bir sürü hukuki sorun yaşıyoruz. İkinci sıkıntı budur. Hukuki yorum yapılsa, bu sıkıntıların önemli bir kısmı olmayacaktır.
Biz bir konuyu tartışırken, tartıştığımız konu hangi disiplinle, hangi bilim dalıyla ilgiliyse onun verilerine, onun kurallarına göre değil, her konuyu siyaseten tartışıyoruz. Böyle olunca da siyaseten hangi köşede duruyorsanız, ona göre tartışıyorsunuz. Hatta yeri geliyor bugün böyle, ertesi gün başka türlü diyebiliyorsunuz. Bugün, 'menfaatim olan nedir' diyorsunuz, ona göre yorum yapıyorsunuz. Halbuki bilime göre, disipline yorum yapılsa, onun verileri ortaya konulsa, bugünkü kadar karanlığa kurşun sıkmamış oluruz. Türkiye, uzunca zamandan beri böylesine bir hatayı yaşıyor."
-"Kanun, aynı kanun..."-
Çiçek, her bilim dalında olduğu gibi hukukta da ihtisaslaşma olduğunu belirterek, her alanda ihtisaslaşmanın, hukuk ve mahkemelerde de olduğunu kaydetti. Başlangıçta Türkiye'de mahkemelerin hukuk ve ceza mahkemeleri olarak ayrıldığını, bu tür genel bakışın faydalı olmadığı anlaşılınca yeni mahkemelerin kurulduğunu anlatan Çiçek, sorunların ihtisaslaşmayı gerektirdiğini vurguladı.
"CMK 250. maddeye göre kurulan mahkemeler de böyle bir ihtisaslaşma zaruretinden kaynaklanıyor" diyen Çiçek, şöyle devam etti:
"İlk defa KCK lafını duymuş bir hakimin veya bir mahkemenin ya da bir başka terör örgütüyle ilgili... Bunlar örgütlü suçlara bakıyor. Türkiye'de yargılanan örgütlerin de önemli bir kısmının 20-30-40 yıllık geçmişi var. Bunun tarihini, terminolojisini, çalışma tarzını, yöntemlerini, sanıklarını, haberleşmesini, olaylara bakış açısını bilen bir mahkeme ve savcı ile bilmeyen, işi sıfırdan başlayarak bakacak. İhtisaslaşmamış bir mahkeme, o tür davalarda ciddi zorluklarla karşılaşır. Olaya sorumlu, sağlıklı bakan kesim, bunların lüzumuna inanıyor ama uygulamadaki bir kısım hususlar sebebiyle itirazları var. O da kanundan kaynaklanmıyor, söylediğim sebeplerden kaynaklanıyor. Onu da düzeltmek için eğer bir yasaya ihtiyaç varsa... Yasalar ihtiyaçlardan kaynaklanıyor. İhtiyaç varsa bunlar daraltılır, genişletilebilir, kaldırılabilir de...."
Çiçek, "O zaman siz bunu kişisel olarak yorumlamıyorsunuz-" denilmesi üzerine, "Ben kişiye göre yorumlamam ama yorum farkından kaynaklanan gerilimleri Türkiye yaşıyor. Yani aynı olayla ilgili bugün böyle, yarın başka türlü...Bu olmaz işte. Kanun aynı kanun. Filanca zaman falanca görevle ilgili olduğu zaman
'Başbakan izin vermedi' diyeceksiniz, yargılamayı durduracaksınız, ama başka zaman 'yok ben onu yaparım, bunu yaparım' gibi şeyler olursa bu yasayla olmaktan daha çok... Ama ne yapalım ki böyle bir uygulama olunca da herkes ona göre bir fikir geliştiriyor kendisine göre" karşılığını verdi.
Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Genel Müdür Kemal Öztürk, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e, soruları yanıtlamasının ardından AA'nın almanağını hediye etti.
- KARAMAN
Son Dakika › Yerel › TBMM Başkanı Çiçek, Aa Editör Masasında - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.