Davutoğlu: Kılıçdaroğlu'nu Kınıyorum - Son Dakika
Son Dakika Logo

Davutoğlu: Kılıçdaroğlu'nu Kınıyorum

Davutoğlu: Kılıçdaroğlu\'nu Kınıyorum
26.07.2012 08:51  Güncelleme: 10:05

Ahmet Davutoğlu, "Özellikle anamuhalefet partisi liderinin söylemlerini bir kez daha kınıyorum" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Bu sene Ramazan ayında bir taraftan Arakan'daki kardeşlerimizin acısını yüreğimizde hissediyoruz, diğer taraftan da Suriye'de büyük siyasi çalkantılar içinde ayakta kalma mücadelesi veren Suriyeli kardeşlerimizle kader birliği yapıyoruz" dedi.

Davutoğlu, hükümetin dış politikasına yönelik eleştirileri cevaplandırırken,

"Özellikle anamuhalefet partisi liderinin son dönemdeki söylemlerini, hele hele

Ramazan ayı yaklaşırken kullandığı bu söylemleri de burada bir kez daha hem

kınıyorum, hem de kendisini ahlak ve edep sahibi Cumhuriyet Halk Partili

kardeşlerime havale ediyorum" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Ankara'da "Konyalı Bürokratlar ile 7. Geleneksel İftar Buluşması"na katılarak bir konuşma yaptı.

Geçen sene yine aynı etkinlikte Libyalıların acısını paylaştıklarını

hatırlatan Davutoğlu, "Bu sene Ramazan ayında bir taraftan Arakan'daki

kardeşlerimizin acısını yüreğimizde hissediyoruz, diğer taraftan da Suriye'de

büyük siyasi çalkantılar içinde ayakta kalma mücadelesi veren Suriyeli kardeşlerimizle kader birliği yapıyoruz" dedi.

Geçen sene Somali'ye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları ziyarete

işaret eden Davutoğlu, bu ziyaretle insanlık vicdanının sesini duyurmak

istediklerini söyledi. Davutoğlu, bu seyahatin bütün insanlık vicdanını ve

Afrika'nın gönlünü ayağa kaldırdığını kaydederek, "Unutulmuş addedilen, terk

edilmiş bilinen ve yıllardır hiçbir liderin ziyaret etmediği hiçbir devlet

adamının inmediği Mogadişu'ya düzenli uçak seferlerinin yapılmadığı o garip şehre

bizler indik" ifadelerini kullandı.

O gün Mogadişu'da verilen sözlerin hemen hemen hepsinin yerine

getirildiğinin altını çizen Davutoğlu, "O zaman Somali insanı ümitsizdi, umudunu

kaybetmişti. Bize yardım elini uzatmayacak kimse yok mu diyen bir halktı. Bugün

kendine güvenen bir Somali varsa aziz milletimizin temsilcileri olarak o

kardeşlerimize bu mesajı götüren Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin bunda payı çok

büyüktür" dedi.

-"Somali için hissedilenler bugün Myanmar'daki Müslümanlar için hissediliyor"-

Davutoğlu, Başbakan Erdoğan ile birlikte verilen sözlerin şimdi ne kadar

yerine getirildiğini tek tek kontrol ettiklerini bildirdi.

Türkiye'nin Somali'de büyükelçilik açtığını hatırlatan Davutoğlu,

Türkiye'nin Somali'de yaptıklarını anlattıktan sonra "Bugün Somali insanı

geleceğe ümitle bakıyorsa, aziz milletimizin yardımlarıyla gerçekleştirilen bu

yardımların büyük bir payı var. Bugün aynı hissiyatı Arakan için hissediyoruz.

Myanmar'daki Müslümanlar için hissediyoruz" diye konuştu.

Myanmar'a da yakın zamanda büyükelçi atadıklarını dile getiren Davutoğlu,

yeni atanan büyükelçiye iki talimat verdiklerini söyledi.

Davutoğlu, "Birincisi 1. Dünya Savaşı'nda İngilizler tarafından esir alınan

dedelerimizin ve orada şehit düşen dedelerimizin mezarlarını tek tek bulması ve o

şehitlikleri ihya etmesi. Geçen hafta Myanmar Dışişleri Bakanı'na bu çerçevede

bir mektup gönderdim. Büyükelçimiz şehitlerimizin makamlarını tek tek buldu. Bir

şehitlikte 700 diğer şehitlikte 300, benzer 6-7 şehitlik daha tespit ettik. Ona

talimatımız açık ve netti. Bu aziz bayrak için şehit düşen dedelerimizin

makamlarına varacaksınız. Huzurlarına gideceksiniz ve önce onlardan ruhsat

alacaksınız. Diyeceksiniz ki 'Uğruna şehit düştüğünüz bu al bayrağı size

getirdik. Ebediyyen burada dalgalanmak üzere getirdik.' İkinci talimatımız uzun

zamandır takip ettiğimiz Arakan'daki kardeşlerimizin kaderleriyle ilgilenmesi ve

onlarla temasa geçmesi. Son iki hafta içinde bütün o bölgedeki gelişmelerle

ilgili büyükelçimiz yakın bir temas trafiği içinde. Geçtiğimiz hafta da Dışişleri

Bakanına benim mektubumu ve ayrıca da Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin bu konuya ilgisini muhtevi bir mesajı ilettiler."

Davutoğlu, ayrıca Bangladeş ve İslam İşbirliği Teşkilatı ile temas halinde

olduklarını ve Arakan'a insani yardımları en kısa zamanda iletebilmek için büyük

bir çaba sarf ettiklerini söyledi.

Libya'ya yapılan yardımları hatırlatan Davutoğlu, Libya'ya da Suriye'ye ye

de aynı şeyi söylediklerini belirtti. Davutoğlu, "Sakın ola ki kardeşlerinizin

sizi terk ettiğini düşünmeyin" dedi ve Türkiye'nin asırlar sonra bu bölgelere

dönüşünün merhamet, şefkat ve kardeşlik dönüşü olacağını kaydetti.

"Libya'da seçim süreci işlemiş ve Libya kendi yolu üzerinde ilerliyorsa

bunda Türkiye'nin payı" olduğunu dile getiren Davutoğlu, Tunus'ta da seçilmiş

bir demokratik iktidar varsa bunda yine Ankara'dan yükselen sesin büyük hissesi

olduğunu ifade etti.

- Mısır ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi tekrar hayata geçiyor-

Mısır'da seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olduğunu hatırlatan ve "Mısır'ın

seçilmiş Cumhurbaşkanını ilk ziyaret etme şerefine nail olan Dışişleri Bakanı da

benim" diyen Davutoğlu, "Sayın Başbakanımız Tahrir'de Mısır gençliğine

seslenirken ve artık Mısır halkının kendi kaderini tayin etme hakkı elinden

alınmamalıdır derken, Türkiye'de birçok ses sayın Başbakanımızı ve hükümetimizi

tenkit etmişti" dedi.

Davutoğlu, şunları söyledi:

"Ama şimdi Mısır halkının gönlünde, Mısır halkının gelecek planlamasında

hiçbir zaman yeri sarsılmayacak olan bir Türkiye Cumhuriyeti devleti var. Her

zaman Mısır'ın yanında olacağız. Bugün Mısır'da yeşeren demokrasi inşallah

Mısır'ı bölgenin en büyük istikrar gücü haline getirecek ve Türkiye ile Mısır

arasında kurulacak ortak stratejik ilişkiler Ortadoğu bölgesinin kardeşçe yeniden

inşasına büyük bir katkıda bulunacak. Önümüzdeki iki ay içinde Mısır ile Yüksek

Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi mekanizmasını tekrar hayata geçireceğiz."

Davutoğlu, Türkiye'nin her zaman Mısır'ın yanında olacağını belirterek,

"Mısır'ın başarısı bizim başarımızdır. Biz bu bölgede hiçbir ülkeyi rakip,

hiçbir kardeş halkı hasım görmüyoruz. Bütün ülkeler dosttur, bütün kardeş halklar

bizim aziz kardeşlerimizdir. Bu bölgeyi uzun yıllardır, yaklaşık bir yüzyıldır

birbirinden koparılmış bu bölgeleri tekrar birbirine ebediyyen kenetleyecek bir

dış politika anlayışını egemen kılmaya çalışıyoruz" dedi.

-"Mazlumların yanında yer aldık"-

"Kim ne derse desin, kim bu politikaları çok idealist, çok iddialı bulursa

bulsun ve kim dönüp dönüp tekrar tekrar 'Bunlar doğru olabilir ama bizim buna

gücümüz yeter mi' diye sorarsa sorsun, biz gür sesle diyeceğiz ki, evet bizim

gücümüz yeter" diye konuşan Davutoğlu, Türkiye'nin bundan sonra da bu

topraklarda barışın ve huzurun sözcüsü olmaya devam edeceğini kaydetti.

Suriye konusuna da değinen Davutoğlu, Türkiye'nin Suriye'deki zulme sessiz

kalamayacağını söyledi. Davutoğlu, 10 yıldır çok iyi ilişkiler kurulan Suriye

yönetimine ve Beşşar Esed'e hep adaletten ayrılmamasını, insanlara zulüm

yapmamasını ilettiklerini söyledi. Davutoğlu, şöyle devam etti:

"O kendi halkıyla bütünleşmek yerine, kendi halkına orduyu sürerek topla

tankla saldırmayı ve 1 yıl içinde 20 bin kardeşimizin ölümüne sebep olmayı tercih

eden bir yöntemi benimsemişse, bizim için tek bir yol vardı. Bu yöntemin

karşısında Suriyeli mazlum kardeşlerimizin yanında yer almak. Onların yanında yer

aldık, almaya devam edeceğiz. Bu ahlaki değerleri kim ne derse desin her yerde

savunacağız."

-Eleştirilere cevap-

Hükümetin dış politikasına yönelik eleştirileri hatırlatan Davutoğlu,

"Mısır'da Mübarek düşerken, gidip Mısır'a yönelik bu açık mesajımızı tenkit

edenler, 1 ay sonra Mübarek'in düşeceğini göremeyenler, şimdi de Suriye'ye dönük

bu açık ve net mesajımızı tenkit ediyorlar" dedi.

Davutoğlu, şunları söyledi:

"Ama tarih gösteriyor ki, o tarihin temel ilkesi bize öğretiyor ki, zulüm

ile abad olunmaz. Kendi halkına zulüm edenler, hangi güçler arkalarında olursa

olsun, kalıcı olamazlar. Biz tarihin akışını doğru okuduk ve doğru okumaya devam

edeceğiz. Bu tarihin akışında bizi kimler tenkit etmiş olurlarsa olsunlar, yine

aynı şeyi söylüyorum. Tenkit edenlere cevap olarak söylüyorum. Biz geçen asırda,

100 yıl önce Trablusgarp Savaşı'ndan Balkan Savaşı'ndan Yemen Savaşı'na kadar

olan dönemde hangi kardeşlerimizle, halklarla ilişkilerimiz koparılmışsa, aramıza

hangi duvarlar örülmüşse, bu duvarları tek tek yıkacağız. Bu kardeşlerimizle

ebedi dostluğumuzu tekrar inşa edeceğiz.

Bu eğer iddialı bulunuyorsa, evet buradan söylüyorum. Biz bu iddianın

sahibiyiz, takipçisiyiz. Bunu yanlış bulanlar, bunu hayalperest bulanlar şunu

bilsinler ki, tarihte ancak ve ancak zihninde bir ideal ve gönlünde bir hedef

taşıyanlar kalıcı iz bırakırlar."

-"Eleştiriler bazen edep sınırını aştı"-

Davutoğlu, Türkiye'nin Suriye politikasının doğru olduğunu belirterek,

kendilerine yönelik eleştirilerin bazen edep sınırını aştığını söyledi.

Davutoğlu, "Özellikle anamuhalefet partisi liderinin son dönemdeki

söylemlerini, hele hele Ramazan ayı yaklaşırken kullandığı bu söylemleri de

burada bir kez daha hem kınıyorum, hem de kendisini ahlak ve edep sahibi

Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerime havale ediyorum" dedi.

Türkiye'nin çıkarları ve stratejik hedeflerini hayata geçirmek için siyaset

yaptıklarını ifade eden Davutoğlu, bugün Suriye'nin geleceğinde en etkili söz

sahibi ülkenin kaderdaşı olarak Türkiye olduğunu dile getirdi. "Biz Ortadoğu

bölgesi yeniden şekillenirken dünya yeniden şekillenirken, bu şekillenmeyi

geriden izleyen ülke olamazdık" diyen Davutoğlu, "Hiçbir zaman bekle-gör

politikası takip etmeyeceğiz. Olayların arkasından koşmayacağız, olayları

yöneten, olayların akışını belirleyen bir aktör olacağız" diye konuştu.

Davutoğlu, şunları söyledi:

"İnşallah bu acılar bir gün dinecek. Bu acılar dindiğinde ve bu zulme

yönelen rejimler, anlayışlar tarihin çöplüğüne atıldığında, Suriye ve Türkiye iki

dost ve komşu ülke olarak, iki kardeş halk olarak geleceğe el ele birlikte

yürüyecek. Ben geleceğimizin bu anlamda büyük ve parlak bir gelecek olacağına

inanıyorum. Şunu da bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bizim Türkiye olarak nihai

hedefimiz, kendi ülkemizde barışı huzuru egemen kıldığımız gibi, istikrarı

kalkınmayı egemen kıldığımız gibi, komşu ülkelerde ve komşu bölgelerde de barışı,

huzuru ve istikrarı egemen kılmak ve bu bölgeleri dünya siyasetinin öncü

bölgeleri haline getirmektir. Çünkü bu bölgeler, Ortadoğu, Balkanlar, Orta Asya,

Kafkasya bizim bölgelerimiz, bizim coğrafyamız, bizim gönül coğrafyamız, bizim

siyaset coğrafyamız, geçmişte birçok medeniyete beşiklik etmişti. Geleceği

medeniyetimize inşa edeceğiz."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Davutoğlu: Kılıçdaroğlu'nu Kınıyorum - Son Dakika


Advertisement