CHP Myk Toplantısı

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, "O hendekler kazılırken, orada mülki idare amirleri sizlerden aldığı talimatla güvenliği boş bırakırken, evler cephaneliğe dönüştürülürken, oradaki bölge halkı, fakir, yoksul, masum halk terör örgütünün insafına terk edilirken, siz ne yapıyordunuz?" değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, "O hendekler kazılırken, orada mülki idare amirleri sizlerden aldığı talimatla güvenliği boş bırakırken, evler cephaneliğe dönüştürülürken, oradaki bölge halkı, fakir, yoksul, masum halk terör örgütünün insafına terk edilirken, siz ne yapıyordunuz?" değerlendirmesinde bulundu.


CHP, Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, parti genel merkezinde toplandı.


Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Parti Sözcüsü Koç, MYK'da, 16-17 Ocak'ta gerçekleştirilecek CHP 35. Olağan Kurultayı'nın ele alındığını belirterek,  32 il kongresinin tamamlandığını, önümüzdeki hafta başında da tüm kongrelerin bitirileceğini kaydetti.


Bugün Menemen olaylarının 85. yıl dönümü olduğunu anımsatan Koç, "Başta Asteğmen Kubilay olmak üzere, özgürlüğün ve bağımsızlığın teminatı olan bütün kahraman şehitlere Allah'tan rahmet diliyorum" dedi.


Kubilay'ın 23 yaşında cumhuriyetin değerlerini korumak için şehit edildiğini yineleyen Koç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünkü konuşmasında ise Kubilay'ı "hiç anmadığını" bildirdi.


" Türkiye'de daha milyonlarca Kubilay var" diyen Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu milletin parasıyla yapılmış cumhurbaşkanlığı saraylarında Türkiye Cumhuriyeti'nin yakın tarihinin en önemli olaylarından birini anmayı bırakın, adını dahi telaffuz etmemeyi seçenler, bunu çok iyi bilsinler. Türkiye tarih yolculuğunda asla geriye dönmeyecektir."


"TCMB üzerinde artacak her türlü baskı Türkiye'nin kredibiletisine zarar verir"


AK Parti'nin iktidara geldiğinde hazır bir ekonomi programını önünde bulduğunu ve sonraki dönemde bu programın üzerine yeni hiçbir şey koyamadığını savunan Haluk Koç, Türkiye'nin 2008'de 742 milyar dolar milli geliri varken, bu rakamın geçen yıl 799 milyar dolara çıktığını kaydetti.


Bu yılki hesaplamalara göre, rakamın 706 milyar dolar beklendiğini anlatan Koç, kişi başına milli gelirin de 10 bin dolardan, 9 bin 79 dolara gerilediğini öne sürdü.


İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde Türkiye'nin geçen yıl 69'uncu sırada olduğunu, bu yılki sırasının ise 72'ye indiğini belirten Koç, "Sarayda hazır kıtalara nutuk atan, sağa sola hakaretler yağdıran kişi bu gerçeklerin dışında. Onlar kendi konforlarında, kendi ticari ilişkilerinin iyi gittiğini görüyorlar, milletin de aynı şekilde kendileri gibi refah içinde yüzdüğünü düşünüyorlar" diye konuştu.


AB ile "mülteci krizi" anlaşması çerçevesinde bazı fasılların açıldığını savunan Koç, açılan 17 numaralı fasılda ise Merkez Bankası (MB) bağımsızlığının önemli yer tuttuğunu vurguladı.


Koç, "Türkiye Cumhuriyeti MB üzerinden, sınırlı dağarcığı ile kendinden menkul danışman telkinleriyle bir baskı uygulayanlar, bugün 17. fasılda MB'nin bağımsızlığından nasıl söz edecekler. Siyasi baskıyla para politikalarını belirleyen, bağımsızlığını yitirmiş bir kuruldan bahsediyoruz. Demek ki açılan fasıl konusu ne olursa olsun, kağıt üzerinde Türkiye'deki uygulamalar hiçbir zaman o faslın içeriğini karşılamıyor" değerlendirmesinde bulundu.


Türkiye'de herkesin kafasını kuma gömdüğünü, kimsenin gerçekleri ifade etmediğini, korktuğunu öne süren Koç, MB'nin bağımsızlığı olmadığının da bu kapsamda söylenemediğini aktardı.


Koç, bu noktada sivil toplum kuruluşları, odalar ve sendikaları eleştirdi.


"Pervane bile sizden daha yavaş dönüyor"


Türkiye'nin, Irak Hükümetinin bütün karşı çıkışlarına rağmen Başika bölgesine gönderdiği askerleri ABD Başkanı'nın telefon edince, çekme kararı aldığını iddia eden Koç, "Tarafsız Cumhurbaşkanı olması gerekirken, partili olma görevini yürüten kişi hatırlıyorsunuz o günlerde, 'askerleri çekmeyeceğiz' diyordu. Ama 48 sonra Türkiye askerlerini çekmek zorunda kaldı" dedi.


Bu olayların çoğaltılabileceğini anlatan Koç, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:


" Libya'da aynı şeyi yaşadık, Irak'ta, PKK ile Öcalan'la, 'görüşüyoruz, görüşmüyoruz' trafiğinde aynı şeyi yaşadık. Pervane bile sizden daha yavaş dönüyor. Dün söylüyorsunuz, ertesi gün ortama uyuyorsunuz, yeni söyleminiz topluma ezberletiliyor, bu dönüşleri unutturmaya çalışıyorsunuz. Bu kadar kısa sürede, can alıcı dış politika konularında söylediğiniz daha mürekkebi kurumadan kağıt üzerinde tornistan ediyorsunuz. Ondan sonra bana şiir okuyorsun sarayda, ulusal onurdan, gururdan bahsediyorsun, gururdan bahsediyorsun. Hergün verdiğimiz şehitler üzerinden iç siyaset sömürüsü yapıyorsun. Sizin ticaretiniz yerinde, işler iyi. Gemiler çalışıyor. Şehitler? Bu milletin en yoksul kesiminin çocukları. ya polislerimiz, ya dikkat edin uzman çavuşlarımız. İnsanın baba olarak da vicdanı olur. Sağa, sola hakaret ederken, dönüp bir bakar 'ben ne bedel ödedim?' diye. Sen bedel ödemedin. Sen kazandın. Siyasi koruma altında ticaret yapıyorsunuz. Ama sebep olduğunuz kargaşadan bu milletin çocukları ölüyor. Daha önce söylemiştim yere batsın senin sarayın."


Irak merkezi hükümetinin izni olmadan o bölgeye asker gönderilmesinin uluslararası hukuka da aykırı olduğunu belirterek, "Kuzey Irak'ta Barzani'ye siz ne söz verdiniz de bu gerçekleşti, ticaret var mı ticaret? Petrol kokuyor mu bu iş? Öyle ya boğazınıza kadar batmışsınız bu işin içine" diye konuştu.


"Bütün söylemlerinizden vazgeçiyorsunuz"


Hükümetin İsrail ile ilişkilerde de "bir pervane dönüşü" yaptığını öne süren Koç, CHP olarak Türkiye'nin sadece İsrail ile değil, tüm komşu ülkelerle ilişkilerinin iyi düzeyde olmasını istediklerini ifade etti.


Varsa, anlaşmazlıkların diplomatik yolla giderilmesi gerektiğinin altını çizen Koç, "Ama İsrail'le ilişkilerin bozulduğu Mavi Marmara ve sonrasında takınılan tavırlar, İsrail Hükümetinin o dönem takındığı haydutça tutum, orada kaybedilen 11 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Onların hakları. Gazze ablukası, buna yönelik talepler. Doğu Akdeniz'de savaş çıkarmaya yeltenen Türkiye söylemleri... Bütün bunlar unutuldu" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Mescid-i Aksa'ya postallarıyla girenlerle biz asla dost olmadık, dost olmayacağız da" dediğini ileri süren Koç,  şunları söyledi:


"Kaldıramayacağın lafı niye söylüyorsun? Nedir şimdi ki durum? Bütün söylemlerinizden vazgeçiyorsunuz. 20 milyon dolarlık bir tazminattan bahsediliyor. 11 vatandaşın kan bedeli... Sarayda konuşmak, kolay. Rezil ettiniz Türkiye'yi, daha ne yapacaksınız."


Türkiye'nin de içinde olduğu "teröre karşı İslam ittifakı" açıklamalarına da değinen Koç, şöyle konuştu:


"Ortaklarından biri de 'eli kanlı darbeci Sisi.' Döne döne başımız döndü. Söylemleriniz daha ortada. 'Türkiye ile Mısır halkları dosttur' dediğimizde biz hepimiz darbeci olmuştuk, şimdi el ele, kol kola. Yarın aynısı Putin'le olursa şaşırmayın. Bir dediğiniz tutsun, bir öngörünüz çıksın. Bu kadar öngörüsüzlük, koskaca bir ülkeyi yöneten kadroda olabilir mi? Ben AKP'ye oy veren iyi niyetli 'gerçekten istikrar gelecek' diye umut eden yurttaşlarıma da seslenmek istiyorum, bu kaçıncı oldu sevgili yurttaşlarım. Kaç kere size dediklerinin tam aksini yaptılar. Kaç kere size verdikleri sözler ortada kaldı. Kaç kere sizin gözünüzün içine baka baka yalan söylediler. Söyledikleri yalanlardan utandılar mı? Asla. Mübah onlar için. Dün Filistin diye ağladılar, bugün geldikleri noktada Filistin'i de sattılar. Filistin'deki mazlum halkın mücadelesini de yarım bıraktılar."


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 29 Kasım 2012 İspanya dönüşü uçakta gazetecilere, "El Kaide'nin Suriye'de esamesi bile okunmaz" dediğini aktaran Koç, şu görüşlerini paylaştı:


"Bugün dünya IŞİD'le uğraşıyor. Bu öngürüyle Türkiye yönetilirse, geleceğimiz nokta budur. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da başını belaya soktunuz. Bunlar size söylenince, söyleyenler vatan haini değil. Vatan hainliğini yapan, bu gelişmelere göz yumanlardır, bunun alt yapısını hazırlayanlardır. Vatan hainliği, Türkiye'yi bugünkü çaresiz duruma getirmektir. Türkiye'yi rotasız bir halde bu ateş çemberinin içine atmaktır."


Terör olayları


Terör olaylarına da değinen Koç, her gün şehit haberlerinin gelmeye devam ettiğini, toplam şehit sayısının 190'ı geçtiğini  ifade ederek, "Şimdi vatan, millet edebiyatı yapanlar, bir terör örgütünün ipoteğine Türkiye'nin en önemli toplumsal sorununu çözmek için teslim olurken neredeydiniz?" dedi.


Haluk Koç,  açıklamalarına  şöyle devam etti:


"Bunu sizin kafanıza vurmaya devam edeceğiz. O hendekler kazılırken, orada mülki idare amirleri sizlerden aldığı talimatla güvenliği boş bırakırken, evler cephaneliğe dönüştürülürken, oradaki bölge halkı, fakir, yoksul, masum halk terör örgütünün insafına terk edilirken, siz ne yapıyordunuz? Kimdi o Diyarbakır'da renkli renkli bayrakların altında şarkılar söyleyenler, halay çekenler, zırıl zırıl ağlayanlar, kimdi? İşte bugün sarayında sağa, sola hakaret edenler. Önce 'görüşmedik, görüştük diyen varsa alçaktır, şerefsizdir, müfteridir' diye sağa, sola hakaret edenler kimdi? O sözler kimin yakasına yapıştı. Bunları sorgulamayacak mıyız?"


Hükümran bir devletin, kendi toprakları içinde bir terör örgütünün otorite kurmasına asla müsaade etmeyeceğini vurgulayan Koç, terörle mücadelenin ise ulusal ve uluslarası hukuk çerçevesinde yapılması gerektiğini bildirdi.


Terörle mücadele konusunda eleştirilerini sürdüren Koç, "Kandil'e, İmralı'ya motor seferi, kurye seferi düzenleyen kimdi? Devletin hangi organları bunların karşısında oturdu, muhatap edildi? Ne konuştunuz orada? Sen hangi çıkarını koydun masaya, onlar senden nihai hedeflerine dönük ne talep ettiler? Niye meşru zeminden kaçtın? Niye milleti bilgilendirmedin, TBMM'yi çözüm yeri olmaktan uzak tuttun? Bütün yaptıklarını unutacak bu millet, sen de tereyağı gibi üste çıkacaksın. Senin jargonunla söyleyelim, yemezler, kusura bakma" diye konuştu.


Haluk Koç, 1 Ocak 2015 - 5 Aralık 2015 tarihindeki 11 aylık dönemde, 523 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, bu sayının Amerika'nın 1. Körfez Savaşı'nda verdiği kayıptan fazla olduğunu savundu.


Hukuk noktasında bir kez daha uyarıda bulunduklarını bildiren Koç, konuşmasına şöyle devam etti:


"Bölge halkının demokratik hak taleplerini utanmadan, arlanmadan bir terör örgütünün himayesine teslim edenler, bugün yaşananların en büyük sorumlusu sizsiniz. İstediğin kadar bağır, çağır, istediğin kadar içindeki duygularını, öfkeni kontrol edemeden sağa sola çarp, istediğini yap bunun hesabını vereceksin, bunun hesabını senden soracaklar. Bugün güçlü olabilirsin, bugün elinde birçok mekanizmayı tutma gerçeğin olabilir ama unutma tarih unutmaz, yargı da unutmaz. Bir gün yargı mutlaka, insanlık suçu da dahil bütün suçları işleyenlerin yakasına er geç yakışır. Belki de bağırmasının sebebi bu. Serbest bırakalım, istediği kadar bağırsın, çağırsın gerçekler bu."


Soruları da yanıtladı


Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Koç, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda meydana gelen patlamaya ilişkin, kendilerine herhangi bir bilgi ulaşmadığını belirterek, "Yetkililerin resmi bir açıklamasından sonra yorum yapmak daha uygun olur" dedi.


Haluk Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem'e ilişkin sözlerine dair bir soru üzerine ise şöyle konuştu:


"Bir mağduriyet kullanma hastalığı var. Yapılan yanlışlar ortada, bunun üzerinden bir şey yakalamaya çalışıyorlar. Bence boş olduğu ortada. Sayın Eren Erdem'i, Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu milletvekili yapmamıştır. Sayın Erdem ön seçime girmiştir ve İstanbul'da üçüncü bölgede, 30 binden fazla üyenin katılımıyla yapılan ön seçimden gelmiştir. Kendisi gibi parti yönetildiğini zannediyor, tepeden kendisinin liste hazırladığını zannediyor, bizde öyle gerçekler yok. 40 kere söylendi, 40 kere çarpıtılma ortaya kondu fakat bunu mağduriyetle, kendilerine karşı bir haksızlık yapılmış gibi sunuyorlar. Hiçbir CHP'li, tarihin hiçbir döneminde, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal çıkarlarıyla ters düşecek hiçbir eylem ve söylemin içinde olamaz. Hiçbir CHP'li, Türkiye'nin ulusal çıkarlarına halel getirecek, hiçbir devlet yetkilisiyle akçalı ilişkiler kurmaz, onlarla yemek yemez, onlarla ticaret konuşmaz, kirli, karanlık ilişkilere girmez."

Kaynak: AA