Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin güçlü ve sağlam temellere sahip olduğunu ve ülkedeki siyasi istikrarın devam edeceğini belirterek, "Türkiye'nin başarısı büyük oranda siyasi istikrarla ilişkilidir" dedi.
Bakan Şimşek, 9. Türk-Arap Ekonomi Forumu'nun açılışında, Türkiye'nin güçlü ve sağlam temellere sahip olduğunu ve ülkedeki siyasi istikrarın devam edeceğini söyledi.
Son aylarda büyük gürültü koparıldığını ama 30 Mart seçimlerinde sandıktan üç mesaj çıktığını belirten Şimşek, "Birinci mesaj, siyasi istikrar aynen devam edecek. İkinci mesaj, bütün yolsuzluk iddialarının arkasında siyasi amaçlar vardı. Üçüncü mesaj ise Cumhurbaşkanlığı seçimleri de rahat geçecek" dedi.
Türkiye'nin başarısının büyük oranda siyasi istikrarla ilişkili olduğunu ifade eden Şimşek, siyasi istikrar olmadığı zaman yapısal reformları yapmanın zor olduğunu, yapısal reformlar gerçekleşmediği zaman da sürdürülebilir refahı sağlamanın güçleştiğini dile getirdi.
Türkiye'nin ekonomide son 10 yılda hızlı bir şekilde büyüdüğünü anlatan Şimşek, "İnanıyoruz ki bu trend aynen bu şekilde sürdürülebilir. Türkiye'de kişi başı milli gelir şu anda Avrupa Birliği (AB) ortalamasının yüzde 60'ında... Halbuki 10 yıl önce AB ortalamasının yüzde 37'sindeydik. Biz gerçekten büyük bir başarı örneğiyiz. Kişi başı milli gelirde AB ile aramızdaki uçurumu giderek kapatıyoruz" diye konuştu.
Enflasyonun Türkiye için onlarca yıl önemli bir sorun olduğuna değinen Şimşek, şunları kaydetti:
"Tek haneli rakamlara düşüldü. Biraz artış var. Bence bu geçici bir eğilim. Enflasyonu kontrol altında tutmaya kendimizi adamış bulunuyoruz. Tek hanelerde kalması için çalışacağız. Mali disiplin de çok güçlü. 10 yıl kadar önce büyük mali açıklarımız vardı. 2009 hariç Maastricht kriterlerini hep karşıladık. Bütçe açıkları anlamında hep bu kriterleri tutturduk. Türkiye'nin bütçe açığını OECD, AB ya da gelişmekte olan piyasaların ortalamasıyla kıyasladığımızda diyebiliriz ki 2014'te Türkiye hala çok güçlü bir pozisyonu elinde bulunduruyor. Ardı ardına 3 seçimden bahsediyoruz. Bütün bu seçimlere karşın mali disiplin devam ediyor.
Türkiye'nin kamu borçlarının gelişmekte olan piyasalarla aşağı yukarı denk olduğunu görüyoruz. Ama AB'nin 3'te 1'inden daha iyiyiz. OECD ortalamasında da yine ülkelerin 4'te 1'inden daha iyi durumdayız. Türkiye'deki bankacılık sektörü de oldukça iyi bir durumda. Sermaye yapısı çok iyi. Varlıkları çok nitelikli. Hala karlı bir sektör. Bu da şokların emilmesi ve büyümenin desteklenmesi anlamında çok önemli. Türkiye'de hanelerin çok fazla borçlanmadığını görüyoruz. Hane borçlanmasının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYH) oranına baktığınızda AB ortalamasının 3'te 1'inde olduğunu görüyoruz."
Bakan Şimşek, cari hesap açığına bakıldığında genel olarak bir iyileşme olduğuna işaret ederek, altın ve enerji ithalatı çıkarıldığında Türkiye'nin pozisyonunun dengeli olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin yaklaşık 60 milyar dolarlık bir cari hesap açığı olduğunu belirten Şimşek, "İnanıyoruz ki bu sene bu azalacak. Azalması için geçerli sebeplerimiz var. Bunu GSYH'nin yüzde 5'inin altına indireceğiz" dedi.
"Türkiye yatırım açısından önemli bir merkez haline geldi"
Jeopolitik gerilimin Türkiye'yi etkilediğini ifade eden Şimşek, " Suriye'deki ve Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim bizi etkiliyor. Bu bir risk faktörü olacaktır daha yüksek petrol fiyatları için. Ama AB içerisinde bir toparlanma var. Bu Türkiye'ye fayda sağlayacak. Çünkü Avrupa bizim en önemli ticaret ortaklarımızdan biri. MENA'ya istikrar geldiğini görüyoruz. Talebin azaldığını görüyoruz. Döviz kuru iyileşti, bu işe yarayacaktır. Altın ithalatı azalıyor ve turizm gelirleri de hala çok güçlü" dedi.
Türkiye'de insan sermayesinin iyileştirilmesi, yenilenebilir enerji üretimi ve altyapının güçlendirilmesi alanlarındaki projeleri, hedefleri ve gelişmeleri özetleyen Şimşek, İstanbul'da 3. havalimanı ihale sürecinin tamamlandığını ve inşaatın Haziran ayında başlayacağını söyledi.
İstanbul'un önemli bir global finansal merkez haline geldiğini, dünya çapında 80 finansal merkez arasında 2018 yılına kadar ilk 25 arasına girmeyi amaçladıklarını ve bunu gerçekleştirmek için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını dile getirdi Şimşek, Türkiye'de iyi bir sukuk piyasası oluşturduklarını, bireysel emeklilik konusunda iyi gelişmeler olduğunu, aynı zamanda melek yatırımcı faaliyetlerinin de giderek arttığını kaydetti.
Türkiye'nin değer zincirinde de konumumu iyileştirdiğini ve Ar-Ge'ye ağırlık verdiklerini aktaran Şimşek, "Ar-Ge harcamaları GSYH'ye göre son 10 yılda 2 kat arttı. Önümüzdeki 10 yılda bunu 3 kat artırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda patent başvuruları da arttı. Ticari marka başvuruları açısından Avrupa'da birinci ülke Türkiye. Ar-Ge konusunda çok büyük teşvikler de sağlıyoruz. Global şirketler artık Ar-Ge merkezlerini de Türkiye'de kuruyor" diye konuştu.
Şimşek, kayıtdışı ekonomiyle ilgili de adımlar attıklarını ve son 10 yılda bunun giderek küçüldüğünü, ancak kayıtdışı ekonominin GSYH'ye oranı açısından AB ortalamasına kıyasla daha katedecekleri çok yol olduğunu ifade etti.
Bütün bu reformların global yatırımcıların dikkatini çektiğini anlatan Şimşek, 10 yıl öncesinde yaklaşık 3 bin 200 uluslararası yatırımcının Türkiye'ye yatırım yaptığını, bugün ise yaklaşık 38 bine ulaşan bu sayının gelecek 10 yıl içinde çok rahat bir şekilde 100 bine ulaşacağına inandığını dile getirdi.
Türkiye'nin yatırım açısından çok önemli bir merkez haline geldiğini vurgulayan Şimşek, uzun vadeli görünüm açısından kurumların kurumların kalitesi arttığı, demografik gelişim olumlu olduğu ve verimlilik arttığı için Türkiye'nin parlak bir geleceği olduğuna inandığını söyledi.
"Yolsuzluk konusunda yol katedildi, ancak hala yapılması gereken çok şey var"
Türkiye'de yolsuzlukla ilgili çok tartışma yaşandığına değinen Şimşek, şöyle devam etti:
"Transparency International isimli şeffaflık ölçen kuruma göre, Türkiye 2002 yılında 102 ülke arasında 65. sıradaydı. Yani 10 yıl öncesine göre Türkiye görece yolsuzluk olan ülkeler arasında sayılabilirdi. Ama geçen yıl Türkiye'nin 177 ülke arasında 53. sırada olduğunu görüyoruz. Yani yolsuzluk konusunda yol katedildi, ancak hala yapılması gereken çok şey var. Biz tamamen yolsuzluğu ortadan kaldırdığımızı iddia etmiyoruz. Yolsuzluğu tamamen ortadan kaldıran hiçbir ülke yok. Ama yolsuzluk miktarını azalttığımızı söyleyebiliriz. Yolsuzlukla mücadeleye de devam etmemiz gerekiyor. Çünkü bir ülkede ne kadar az yolsuzluk olursa o kadar çok refah olacaktır."
Şimşek, küresel rekabet gücüne bakıldığında Dünya Ekonomik Forumu'nun yaptığı değerlendirmeye göre Türkiye'nin birkaç yıl önce 117 ülke arasında 71. sırada iken, geçen yıl 148 ülke içinde 44. konuma geldiği bilgisini verdi.
Türkiye'nin rekabet gücünün görece olarak artırdığını belirten Mehmet Şimşek, iş yapma kolaylığı açısından da Türkiye'de genel olarak bir iyileşme olduğunu ve uzun vadede düşünüldüğünde Türkiye'de hala çok büyük bir potansiyel olduğuna inandıklarını dile getirdi.
Türkiye ile kimi Arap ülkeleri arasında soğuk bir dönemden geçildiğini ifade edildiğini aktaran Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bizim tek isteğimiz Arap kardeşlerimizin başarılı olmasıdır, gelişmeleridir, bölgede istikrar olmasıdır. Hiçkimseyle herhangi bir tartışmamız yok. Bazen farklı konularda farklı görüşler olabilir ama bunlar aile içindeki tartışmalar gibidir. Önemli olan şey diyalog, işbirliği ve entegrasyon ortamı içinde bir arada olabilmektir. İş dünyasının da arada bir yaşanan sorunları aşmasını bekliyoruz. Sorunlar olabilir ama orta ve uzun vadeli refaha odaklanmamız gerekiyor. 'Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır' sözünü hatırlatmak istiyorum."
Bakan Şimşek, daha sonra Forum kapsamında gerçekleştirilen "Arap Ekonomilerinin Önündeki Temel Engeller" konulu panele de katıldı.
- İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › 9. Türk-Arap Ekonomi Forumu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.