İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı'nın Demirkan davasında Türk vatandaşlarının Avrupa Birliği (AB) ülkelerine azami 3 ay süreyle turistik amaçlı vizesiz seyahat hakkı olmadığına hükmetmesiyle siyasi bir karar verdiğini bildirdi.
İKV'den AB Adalet Divanı'nın Demirkan davası kararına ilişkin yapılan açıklamada, AB üyesi ülkelerin Türk vatandaşlarına yönelik zorunlu vize uygulamasının son yıllarda Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir yer tuttuğu belirtildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
" Almanya'da yaşayan ailesini ziyaret etmek amacıyla, 2007 tarihinde Ankara'dan Almanya vizesine başvuran Leyla Ecem Demirkan, Almanya'da kalacağı kuşkusu ile vize talebinin reddedilmesi üzerine, avukat Prof. Rolf Gutmann aracılığıyla Berlin İdare Mahkemesi'nde Almanya'yı dava etmiş, Berlin İdare Mahkemesi, 22 Ekim 2009'da Türklere vize muafiyeti olmadığına karar vererek, Demirkan'ı haksız bulmuştu.
Karara itiraz eden Leyla Ecem Demirkan'ın itiraz dilekçesini inceleyen Berlin Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesi, Türklere aktif hizmette vize serbestisi tanıyan AB Adalet Divanı'nın Soysal kararı ve Almanya'nın başka eyaletlerindeki mahkemelerin Türklere vize uygulanmasını hukuka aykırı bulan kararlarını da göz önünde tutarak, davayı AB Adalet Divanı'na göndermişti. 24 Eylül 2013 tarihinde karara bağlanan davada Mahkeme, Leyla Ecem Demirkan'ı vizeyle ilgili iddiasında haksız buldu. Bu kapsamda Türk vatandaşlarının AB ülkelerine azami 3 ay süreyle turistik amaçlı vizesiz seyahat hakkı olmadığına hükmetti ve Türk vatandaşlarından istenen vizenin gerekli yasal zemine sahip olduğuna işaret etti."
"AB Adalet Divanı, önceki içtihatlarından çark etmiştir"
Açıklamada, kararın vize konusundaki olası sonuçları itibarıyla üye devletlerin de yakından ilgilendiği bir dava olduğu kaydedilirken, 9 üye devletin müdahil olduğu davada, Adalet Divanı'nın bugüne kadarki içtihadından farklı bir yönde karar vermesinde siyasi mülahazaların da önemli bir rol oynadığı belirtildi.
AB Adalet Divanı'nın Demirkan davasında siyasi bir karar verdiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Gözlemcilere göre Adalet Divanı, üye devletlerin siyasi baskısına boyun eğmiştir. Şimdiye kadar müstakar içtihatlarında Türkiye ile akdedilen Ortaklık Anlaşması'nın nihai hedefi tam üyelik olan bir anlaşma olduğunu, Türkiye'yi tam üyeliğe hazırlamayı ve aşama aşama bütünleşmeyi öngördüğünü vurgulayan Adalet Divanı, şimdi Ortaklık Anlaşması'nın basit bir ekonomik anlaşma olduğu görüşünü kabul ederek, önceki içtihatlarından çark etmiştir. Bu husus da maalesef siyasi baskıların etkili olduğu izlenimini yaratmıştır. Aynı Adalet Divanı, Katma Protokol'ün 41. Maddesinin açık, kesin ve net olduğunu, uygulamasının bir başka merciin kararına bağlı olmadığını ve vizenin açıkça bir yeni kısıtlama olması nedeniyle anlaşmaya ters düştüğünü hükme bağlamıştı.
Ayrıca unutmamak gerekir ki, bu karar sadece hizmetlerden pasif olarak yararlanmak için gideceklere ilişkindir. Hizmet sunumu ve iş yeri açma ve benzeri hususlarda vizenin anlaşmaya aykırı olduğuna ilişkin önceki kararlar yürürlüktedir. Soysal kararında Türkiye'den gelen hizmet sunuculara vize uygulanmayacağına ilişkin içtihat hala geçerlidir ve Avrupa İstikrar Girişimi adlı sivil toplum örgütünün de belirttiği gibi üye devletler bu karara uymak zorundadır."
Açıklamada ayrıca, Türk vatandaşlarına yönelik zorunlu Schengen vize uygulaması konusunda uzun süredir mesai harcayan ve bu davada konuyu farklı boyutları ile gündemde tutmaya çalışan İKV'nin, AB Adalet Divanı'nın Demirkan davasına ilişkin aldığı kararı büyük bir hayal kırıklığı ile karşıladığı belirtilirken, Demirkan'ın avukatlığını yapan Prof. Rolf Gutmann'ın 8 Ekim tarihinde İKV'de düzenlenecek bir toplantıda konu ile ilgili detayları aktaracağı da ifade edildi. - İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › AB Adalet Divanı'nın Demirkan Davası Kararı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.