Linyitle ilgili yeni bir teşvik mekanizması üzerinde çalıştıklarını söyleyen Babacan, linyit kömürü kullanan elektrik üretim tesislerine yeni bir yatırım teşvik programı hazırladıklarını açıkladıBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan, linyitle ilgili yeni bir teşvik mekanizması üzerinde çalıştıklarını söyleyerek, linyit kömürü kullanan elektrik üretim tesislerine yeni bir yatırım teşvik programı hazırladıklarını açıkladı. 5084 sayılı Teşvik Yasası'nın artık bittiğini belirten Babacan, Çalışma Bakanlığı ile beraber bir istihdam teşvik paketi hazırladıklarını dile getirdi. Yeni sistemde 5084'ün özellikle sosyal güvenlik primleriyle ilgili artılarını, işverene faydalarını istihdamı teşvik kapsamında getireceklerini bildirdi. Babacan, kur riski konusunda herkesi dikkatli olma konusunda uyardı.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) düzenlediği "Başkanlar Toplantısı"na katıldı. Babacan burada yaptığı konuşmada, enerji ithalatının cari açığın en önemli sebebi olduğunu vurgulayarak, "Cari açıkta gelişme, cari açıkta biraz toparlama var. Enerji hariç cari açığımızda artıya geçtik. Cari fazla veriyoruz. Eğer Türkiye'nin sadece kendine yetecek kadar petrol ve doğalgazı olsaydı Türkiye bugün cari fazla veren bir ülke olacaktı. Enerji konusu bizim bir numaralı meselemiz. Yerli kaynaklar, yenilenebilir kaynaklar, nükleer enerji, enerji verimliliği bütün bunlar çok çok önemli konular. Her 1 milyar dolarlık tasarruf bize cari açığı düşürecektir" dedi.
Cari açığın en önemli bir başka sebebinin de iç tüketim ve özellikle krediye dayanan iç tüketim olduğunu söyleyen Babacan, toplam krediler arttıkça cari açığın arttığını vurguladı. Babacan, "Kredilerin artış hızı düştükçe cari açığımız düşüyor. İç tasarruflarımızın düşüşü de bir başka önemli sebep" değerlendirmesinde bulundu.
-"YAPISAL SORUNLARI ÇÖZMEDEN CARİ AÇIĞI TAMAMEN SIFIRLAMAK MÜMKÜN OLMAYACAK"-
Cari işlemler açığının GSYH içindeki payının yüzde10'dan yüzde 7'lere gerilediğini vurgulayan Babacan, "Bundan sonraki düşüş hızı bu kadar olmayacak. İç tüketimdeki bir kaç puanlık artışla beraber cari açığımız artık fazla hızlı düşmeyecek. 2015'te dahil maalesef yüzde 6.5'lik bir cari açık bekliyoruz. Yapısal sorunları çözmeden cari açığı tamamen sıfırlamak mümkün olmayacak. Enerjiyi çözmeden tasarruf oranlarını çözmeden mümkün olmayacak" ifadelerini kullandı.
-"İLK DEFA LİNYİTTEN ELEKTRİK ÜRETEN TESİSLERİ YATIRIM TEŞVİK KAPSAMINA ALACAĞIZ"-
Linyitle ilgili yeni bir teşvik mekanizması üzerinde çalıştıklarını anlatan Babacan, "Linyit kömürü kullanan elektrik üretim tesislerine yeni bir yatırım teşvik programı hazırlıyoruz. Normalde biliyorsunuz enerji yatırımlarına bizim teşvikimiz yok. İlk defa linyitten elektrik üreten tesisleri yatırım teşvik kapsamına alacağız. Maden yatırımıyla enerji yatırımıyla. Orada bir linyit madeni varsa yanına da enerji tesisi kuruluyorsa onu biz yatırım olarak göreceğiz" diye konuştu.
-KUR RİSKİ KONUSUNDA HERKES DİKKATLİ DAVRANMALI-
Kur konusunun çok önemli olduğunu söyleyen Babacan şu uyarıda bulundu:
"Türk lirasındaki oynaklık Merkez Bankası'nın politikasıyla birlikte en istikrarlı para birimi haline geliyor. Dünyada bu kadar dengesizliklerin olduğu bir dönmede kurda istikrarı sağlayabilmek kolay değil. Kurda istikrar demek kura garanti veriyoruz diye anlaşılmasın, kur riski konusunda ne olursa olsun herkesin çok çok dikkatli davranması gerekir."
Avrupa Birliği tanımlı kamu borç stokunun düşmeye devam ettiğini kaydeden Babacan, "Krizde 2009 yılının sonuyla karşılaştırdığımızda neredeyse 10 puanlık bir düşüş var. Bütün dünyada gelişmiş ülkelerde gelişmekte olan ülkelerde kamu borcu hızla artarken Türkiye'de son 3 yıllık dönemde biz borcumuzun milli gelire oranını bir 10 puan daha düşürmüşüz. Bunun içerisindeki döviz borcu hiç kalmamış" şeklinde konuştu.
-ENFLASYON-
Babacan, enflasyonda düşüş trendinin devam ettiğini belirterek, "Geçen seninin TÜFE'si yüzde 6.16. Bu 1983 yılından beri en düşük enflasyon. ÜFE 2012 yılı boyunca sadece yüzde 2.45 artış gösterdi. Bu ise 1968 yılından beri en düşük rakam" dedi.
Kredi faizlerine değinen Babacan, "Nakit kredi faizleri düşüş trendinde, taşıt kredileri de öyle, ticari kredilerde de bir süre direnç vardı ama o da kırılıyor. "yüzde 15, yüzde 20 istiyor bankalar' diyeceksiniz ama bir banka ticari kredi için yüzde 20 faiz istiyorsa bu aslında ben sana kredi vermek istemiyorum demektir. "Vermiyorum'un bir başka yoludur" ifadelerini kullandı.
-"YÜZDE 19'A ÇOK HIZLI ÇIKTIK"-
Türkiye'nin borçluluğunun yüzde 19'a çıktığını belirten Babacan, "Pek çok ülkeye göre iyi durumdayız. Bizim endişemiz şu oldu: yüzde 19'a çok hızlı çıktık. O hızla gelip birden bire listenin altına inme ihtimalimiz var. Bunun yavaş yavaş kontrollü bir şekilde artmasını istiyoruz" diye konuştu.
-"İHRACATIMIZ PLANLADIĞIMIZDAN DAHA FAZLA ARTARSA BÜYÜMEYİ O KADAR YUKARI ÇIKARTIRIZ"-
Babacan konuşmasında 2012-2015 dönemine de değindi. 2013'te yüzde 4'lük bir büyüme hedeflendiğini kaydeden Babacan, "Tabi ihracatımız planladığımızdan daha fazla artarsa bu büyümeyi o kadar yukarı çıkartabiliriz. İç tüketim tarafında dikkatli olmaya devam edeceğiz. Bizim beklentimiz bu yüzde 4'lük büyümenin yaklaşık ihracattan ve iç tüketimden dengeli bir şekilde gelmesi. Biz büyüme oranlarını ihtiyatlı yazıyoruz. Sürprizler olabilir. Dış etkene çok çok bağlı" dedi.
-"YENİ BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ DEVREYE GİRDİ"-
Babacan, pek çok yapısal adımın atıldığını belirterek, "Dünden itibaren yeni bir bireysel emeklilik sistemi devreye girdi Türkiye'de. Gönüllüğe ve teşvike dayalı hiçbir zorunluluğu yok. Vatandaşlar emekliliğe yönelik bir kenara 100 TL koyduğunda devlet ona 25 TL ilave ediyor. Sistemde uzun süre kalma şartıyla. Sistemden erken çıkmak isterse kendi 100 TL'sini geliriyle birlikte alabiliyor ama 25 TL'nin ya bir kısmını ya da yarısını geri veriyoruz. Onun sistemleri var" ifadelerini kullandı.
-EŞ MUVAFAKATİ-
Babacan, Borçlar Kanunu ile birlikte gelen "eş muvafakati" konusuna da değindi. Babacan, "Yeni Medeni Kanun'a göre, karı kocanın da bir ortaklık anlayışı söz konusu, mal mülk konusunda. Kendi şirketine ya da ortağı olduğu bir şirkete kefil olurken belki eş muvafakati aranmayacak ama bir arkadaşına, yabancı birine kefil oluyorsa da o zaman yine de eşi bundan haberdar olsun istiyoruz. Çünkü orada da aile faciaları yaşanıyor. Yani imzayı atıyor bir arkadaşına, eşinin haberi yok ondan sonra problem çıkıyor. Kendi şirketiyse, zaten problemin ağırlığı da orada. Yani muhtemelen öyle çözülecek ama henüz son noktayı da koymadık. Şimdi fazla bir beklenti oluşturmayım ama o şekilde çalışmalar devam ediyor. Son şeklini verdikten sonra zaten açıklayacağız" ifadelerini kullandı.
-ÇALIŞMA BAKANLIĞIMIZLA BERABER BİR İSTİHDAM TEŞVİK PAKETİ HAZIRLIYORUZ-
Özel sektörün kira sertifikası ihracının çok çok önemli olduğunu söyleyen Babacan, konunun yasal zemininin hazır olduğunu, burada maliyetlerin de aşağı çekildiğini kaydetti.
5084 sayılı Teşvik Yasası'nın artık bittiğini belirten Babacan, "Çünkü bunun, yatırım teşvik ruhuna uygun değildi. Çalışma Bakanlığı ile beraber bir istihdam teşvik paketi hazırlıyoruz. Yani 5084'ün özellikle o sosyal güvenlik primleriyle ilgili artılarını, işverene faydalarını 5084 kapsamında değil, yatırımı teşvik kapsamında değil, istihdamı teşvik kapsamında getireceğiz. Ama hangi iller, nasıl olur, hangi kurallara göre olur, bunlar çalışılıyor bir ekip tarafından" dedi.
-ÇEK SİCİLLERİ-
Babacan, çek sicilleriyle ilgili çalışma hakkında ise şu bilgileri verdi:
"Çeki alacağınız kişinin pozitif ve negatif sicilini artık internet üzerinden veya akıllı telefonlar üzerinden, o kişinin de izin vermesi şartıyla. 2008'den bu yana pozitif siciller de toparlandı, veri tabanında bunlar var. Sadece negatif değil, pozitif sicil de görülecek. Yani ne kadar çek ödemiş adam, ne kadarı dönmüş, ne kadar senedi protesto edilmiş, bunların hepsi görülecek.
Sistem tam bir otursun, Ocak'ın 15'i gibi ayrıca bir tanıtım yapacağız. Çünkü iş dünyamız için bambaşka bir dönem başlayacak. Biz kanunla onlara şu yetkiyi de verdik. Mesela cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri gibi yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak. Amacımız o. Mesela senetlerde sadece protestolu senetleri görüyorduk, şimdi ödenen senet bilgilerini de alacağız. Ödenen senetler de görülebilecek ve bu şekilde çok geniş bir kredi sicili oluşacak. Ancak bu, tamamen vatandaşımızın kendi izniyle üçüncü bir şahsa açılabilecek." - Ankara
Son Dakika › Ekonomi › Babacan: Çalışma Bakanlığı ile İstihdam Teşvik Paketi Hazırlıyoruz - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.