Bakan Ergün'den Kriz Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Bakan Ergün'den Kriz Açıklaması

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Bakan Ergün\'den Kriz Açıklaması

Bakan Ergün, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD)'nin düzenlediği toplantıda gazetecilerle biraraya geldi

"Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tartışmaları) Bazı tartışmalara ideolojik yaklaşılıyor. Orası ele mi geçiriliyor diye. Bunlar acele yapılmış tartışmalar. TÜBA'da ne kadar özgür çalışma yapabileceklerini önümüzdeki günlerde göreceksiniz"

"(Avrupa'daki ekonomik kriz) Türkiye'nin bir resesyona girmesi bugün itibariyle sözkonusu değil. Türkiye'nin dünyadaki gelişmeleri de dikkate alarak adım attığını görüyoruz"

" (İsrail ile İlişkiler ) " Bunlar, siyasi tutumlar, Türkiye'nin savunma gücünde gerilemeye yol açacak konular değil. Bu konudaki çalışmalar başka kaynaklardan da devam ediyor. Mesele İsrail hükümetinin bu yanlış tutumundan vazgeçmesi meselesidir"

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD)'nin düzenlediği toplantıda gazetecilerle biraraya geldi. Toplantıda ekonomik gündemle ilgili bir konuşma yapan Bakan Ergün, daha sonra gündemle ilgili sorularını yanıtladı.

500 MİLYAR DOLAR İHRACAT, 2 TRİLYON DOLARI AŞAN ÜRETİM GÜCÜ

Bakan Ergün, "Yeni hedefleri var Türkiye'nin. Cumhuriyetin 100. yılını baz alarak bir ivme yakaladık bu ivmeyi devam ettirelim. 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi koyalım 2 trilyon doları aşan bir üretim gücüne ulaşalım ve fert başına 25 bin doların üzerinde bir Gayri Safi Milli Gelire ulaşalım. İyi tarafı şu bu hedefler anlamlı bulunuyor ve kabul görüyor her kesim tarafından. Türkiye bunu yapabilir bunu başarabilir; işsizlik rakamlarını yüzde 5' in altına çekebilir enflasyonu tek haneli rakamlarda tutabilir " dedi.

BAKAN ERGÜN'DEN YENİ ANAYASA MESAJI

Bahsettiği hedeflerin yeni anayasa çalışmasıyla hayata geçeceğini de söyleyen Ergün, muhalefete çağrı da yaptı. Bakan Ergün, " Herkes dedi ki anayasa dayatıyorsunuz ; başımıza gelmeyen kalmadı. Kapatma davası ve zorlu süreçlerin içinden geçti Türkiye. Biz şimdi böyle bir metin de sunmuyoruz. Metni de bareber oluşturalım; çerçevenin içini de beraber dolduralım. Uzlaşma komisyonu milletvekili sayısına göre de oluşmasın. Her grubun eşit üye hakkı olsun bir uzlaşma metni çıksın. Çıkabilir mi ? Çıkabilir. Yüzde 70' inde zaten uzlaşılır geri kalan yüzde 25'lik bölümü tartışılır. Yüzde 5 'lik bir bölüm ise, köklü tartışmarla 1 sene sürsün. Bir anayasa yapıp 30 sene tartışacağımıza 1 sene 1. 5 sene tartışalım ama sonra kalıcı bir şekilde yüz yıl götürsün bizi. Önümüzdeki yüz yılı baştan ciddi bir anayasayla inşa edelim " diye konuştu

" TÜBA'NIN KADROSUNU ZENGİNLEŞTİRMEK GEREKİYOR "

Konuşmasında TÜBA olarak bilinen Türkiye Bilimler Akademisi'nin yapısının kanun hükmünde kararnameyle değiştirilmesiyle ilgili konuya da değindi. Bakan Ergün, "TÜBİTAK ve TÜBA'da bazı değişiklikler oldu. Bunların nedeni yeni dönemin kurgusuna uygun bilimsel teknolojik alt yapı oluşturmaktır. Her iki kurumda da son derece etkin bilimadamları var. Bugün meyvelerin toplanma zamanı geldiğini düşünüyoruz. Hem TÜBİTAK'ta hem de TÜBA'da meyvelerin toplanması ve bunu sanayiye teknolojiye Türkiye'nin zenginleşmesine katkı sunması gerekiyor " şeklinde konuştu.

Ergün, TÜBA'yı yöneltmek istedikleri yerden de bahsederek, " TÜBA'yı bireysel çalışma yapılan bir yer olmaktan daha organize çalışma yapılan bir yer olmaya yöneltmek istiyoruz. TÜBA ve TÜBİTAK arasındaki ilişkiyi farklı şekilde kurgulamak istiyoruz. Kadrosunu zenginleştirmek gerekiyor TÜBA'nın. TÜBA'da hem asli üyeler, hem de şeref üyeleri konusunun yeniden ele alınması gerekiyor. Bu nedenle hem asli üyeler hem de diğer üyeler çeşitlendirilmiş oldu. Mevcut üyeler görevlerine devam ediyorlar. Onlara ilaveten Bakanlar Kurulu da oraya üye verecek bu üyeler gerçekten bilim adamı ve ulusal ve uluslararası düzeyde bilimadamı ölçüsüne sahip kişilerden oluşacak. Bunların ideolojik bir yaklaşım içinde ele alınması doğru değil" diye konuştu.

BAKAN ERGÜN'DEN İDEOLOJİK ELEŞTİRİSİNE YANIT

TÜBA ile ilgili tartışmaların ideolojik alana çekilmeye çalışıldığını da söyleyen Ergün, " Bazı tartışmalara ideolojik yaklaşılıyor. Orası ele mi geçiriliyor diye. Bunlar acele yapılmış tartışmalar. TÜBA'da ne kadar özgür çalışma yapabileceklerini önümüzdeki günlerde göreceksiniz. Bazen özerklik öne çıkarılıyor. Çok özerk yerler gördük; özgür olmadığını gördük. Özerklikler özgürlüğün en büyük kısıtlayacısı haline gelebiliyor. Aslolan ögürlüktür; akademik özgürlük TÜBA'da da TÜBİTAK'ta da sağlanmış olacaktır. Benim amacım değerli hocalarımızla tartışmaya girmek olamaz. Amacımız onların yapacakaları akademik çalışmalara maksimum düzeyde destek vermektir. Kim olursa olsun, siyasi düşüncesi ne olursa olsun, bizim için akademik çalışmaların Türkiye'ye katacağı katma değerin önemi var" dedi.

"HEM MEVCUT YAPIYI KORUYALIM HEM DE ZENGİNLEŞTİRELİM DEDİK "

Bakan Ergün, kanun hükmünde kararnameyle yürürlüğe girmesi beklenen TÜBA'ya Bakanlar Kurulu'ndan da atama yapılacağı konusuna da değindi. Bakan Ergün, " Söylediğim şey bir zenginleştirme düşüncesiyle ortaya konmuştur. Şu anda da yetkin bilimadamları var. Onların her birinin değeri tartışılmaz bunun dışında çok kenarda kalmış TÜBA'daki enstitülerde görev alacak kişiler var. Hem mevcut yapıyı koruyalım hem de zenginleştirelim dedik. Üyeler YÖK genel kurulundan gelsin TÜBA'nın genel kurulundan gelsin, Bakanlar Kurulu'ndan da gelsin bunun tek bir nedeni var. Bu zenginlik farklı bakış açılarının yansımasıdır TÜBA'ya" dedi. Hiçbir bilimadamını zayii edemeyeceklerini de dile getiren Ergün, " Hiçbir bilimadamımızı zayi edemeyiz. Görüşlerinin düşüncelerinin zayi edilmesine gerek yoktur. Her bilimadamımızın fikri düşüncesi önemli olacak. Onun için orada alabildiğine bir akademik özgürlük çerçevesi oluşturmaya çalıştık" diye konuştu.

" KENARDA KALAN BİLİMADAMLARI OLUYOR "

Bazı bilimadamlarının kenarda kaldığını söyleyen Ergün, "Kenarda kalan oluyor. Maalesef olmasını istemiyoruz. Hiçkimse hiçbir nedenle kenarda kalmasın. Türkiye kendi potansiyelini zayi etme niyetinde değil " dedi. Pek çok bilimadamının yurt dışından meşhur olduğunu kaydeden Ergün, "Türkiye 'de bugün dünyaca ünlü bilimadamalarımızdan bazıları ABD' de meşhur oldular " diye konuştu. Şerif Mardin, Halil İnalcık ve Kemal Karpat'ı örnek veren Ergün, " Biz bu bilimadamlarını belirli dönemlerde bu ülkenin dışına göndermek gibi bir gafletin içinde olduk. Artık böyle bir şeyin içinde olamayız. Bir adam istediği kadar sağcı olsun, solcu olsun, liberal olsun. Ne olursa olsun. Bilimadamıysa bu ülkeye katacağı birşey varsa gelsin önü alabildiğine açıktır. Bizim için o düşüncesinin hiçbir önemi yoktu. " şeklinde konuştu.

" TÜRKİYE'NİN RESESYONA GİRMESİ SÖZKONUSU DEĞİL "

Avrupa ülkelerindeki ekonomik krizle ilgili de konuşan Bakan Ergün, " Türkiye'nin bir resesyona girmesi bugün itibariyle sözkonusu değil. Türkiye'nin dünyadaki gelişmeleri de dikkate alarak adım attığını görüyoruz. Önümüzdeki süreç iyi yönetildiği sürece endişe verecek bir durumun yaşanacağını bize göstermiyor" dedi.

Kıdem tazminatıyla ilgili çalışmaların da sürdüğünü belirten Ergün, "Hem işverenin üzerindeki yükü hafifletmek hem de çalışanların hukukunu koruyan bir şekilde çözüme kavuşturma imkanı olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

" YERLİ OTOMOBİLİN PAZARDAN YÜZDE 2 AY PAY ALACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM "

Ergün, Türkiye'nin üretmesi düşünülen yerli otomobille ilgili de konuştu. Bakan Ergün, " Türkiye birçok şeyi artık gerçekten kendisi A'dan Z'ye yapacak imkan ve kabiliyete sahip. 50 yıllık bir birikimi var Türkiye'nin. Bugün yapamıyorsa yapamadığından değil yapmak istemediğinden yapmıyor. Özel sektör şu noktada: ' Otomobil yapıyoruz zaten değişik markaları yapıyoruz. ' Yeni bir yatırım yapmak için, sermaye birikimine, müteşebbis gücüne sahibiz, teknolojik alt yapıya sahibiz. Sahip olmadığımız hiçbir şey yok. Yapmıyoruz. Markalaştırmak zor bu zahmete niye katlanalım deniliyor " diye konuştu. Bakan Ergün, yerli otomobilin ilk etapta pazardan yüzde 2 pay alacağını söyleyerek, " Ben ilk etapta bunun pazardan yüzde 2 pay alacağını düşünüyorum. Rakamın 1 milyona ulaşması 200 bin otomobili iç pazarda satabilmek demektir" dedi. Bakan Ergün, " Eylül ayı içinde otomotiv sanayicileri derneği kapsamlı bir rapor hazırladı. Bunu bize verecekler. Sanırım Eylül'ün 15'inden hemen sonraki günlerde ulaştırılır. Biz de sizlerle paylaşırız" şeklinde konuştu.

" TÜRKİYE'NİN SAVUNMA GÜCÜNDE GERİLEMEYE YOL AÇMAZ "

Bakan Ergün, İsrail'e uygulanması düşünülen yaptırımların Türkiye'nin savunma sanayiine zarar verip vermeyeceği sorusunma da yanıt verdi. Ergün, "Biz Türkiye olarak İsrail'in varlığına İsrail'in halkına ve Musevilik inancına karşı hiçbir zaman tedirginlik oluşturmadık oluşturmuyoruz da. Türkiye'de böyle bir husumet toplumda veya devlet uygulamalarında kimse görmedi. Türkiye'nin karşı olduğu şey İsrail'in uyguladığı yanlış politikalardır" dedi. Ergün, " ' One Minute' olayından sonra İsrail ile ekonomik ilişkiler hangi boyutta gelişti deyince, savunma anlaşmalarını askıya alan askeri tatbikatlarda birtakım tedbirler geliştirilmesine yol açan tablolar oraya çıkarmış olabilir. Ama vatandaşlarla arasındaki ilişkiler açısından baktığımız zaman ilişkiler devam ediyor. Bunlar, siyasi tutumlar, Türkiye'nin savunma gücünde gerilemeye yol açacak konular değil. Bu konudaki çalışmalar başka kaynaklardan da devam ediyor. Mesele İsrail hükümetinin bu yanlış tutumundan vazgeçmesi meselesidir " şeklinde konuştu.

Haber: Pınar ÇITAK KOYGUN - Kamera: İdris TİFTİKÇİ/ İstanbul DHA

Kaynak: DHA