Bakan Işık: Bundan Sonra İnancım Faiz Aşağı Doğru İnecek - Son Dakika
Son Dakika Logo

Bakan Işık: Bundan Sonra İnancım Faiz Aşağı Doğru İnecek

Bakan Işık: Bundan Sonra İnancım Faiz Aşağı Doğru İnecek
30.04.2014 16:03

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gezi Parkı olayı ve 17 Aralık sürecine karşın Türkiye ekonomisinin kalıcı bir hasar almadan bu felaketlerden kurtulduğunu vurgulayarak, "Artık en kötü günler geride kaldı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gezi Parkı olayı ve 17 Aralık sürecine karşın Türkiye ekonomisinin kalıcı bir hasar almadan bu felaketlerden kurtulduğunu vurgulayarak, "Artık en kötü günler geride kaldı. Bundan sonra inancım faiz aşağı doğru inecek. Piyasa daha fazla hareketlenecek" dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) Nisan ayı meclis toplantısına katıldı. Toplantıda sanayicilere seslenen Bakan Işık, Türkiye'nin 1960 yılında Güney Kore ile aynı kareyi paylaştığını vurgulayarak, o dönemde Türkiye'de de Güney Kore'de de ihtilal olduğunu ve askerlerin yönetime el koyduğunu anımsattı. Bakan Işık, "O zaman Güney Kore'nin kişi başına düşen milli geliri 200 dolar Türkiye'nin kişi başına düşen milli geliri ise 560 dolar. Neredeyse bir 3 kat daha öndeyiz" dedi.

-"ANKARA TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ VE ÖNCELİKLİ ŞEHRİ HALİNE GELDİ"-

Ankara'nın öğrenciliği döneminde tipik bir memur kenti olduğunu belirten Işık, şimdi ise Başkentin bir sanayi şehri haline geldiğine dikkat çekti. Ankara'nın savunma sanayiindeki yatırımlarla Türkiye'nin en önemli ve öncelikli şehri haline geldiğini ifade eden Işık, "Benim arzum her zaman daha fazla dinlemek ve daha fazla damdan düşenlerin görüşlerini dikkate almak" ifadelerini kullandı.

-"TÜRKİYE MAALESEF TASARRUF AÇIĞI OLAN BİR ÜLKE"-

2008 krizinin "ekonomi eşittir finans veya ekonominin çok önemli bir kısmı finanstır" düşüncelerini darmadağın ettiğini belirten Bakan Işık şunları kaydetti:

"Sadece finans sektörü güçlü olan ülkeler çok krizde ciddi sıkıntılar çekti. Ama üretimi güçlü olan ülkeler bu krizden en az etkilenerek çıkan ülkeler oldu. Bunun en tipik örneği de Almanya. 2008 yılında çok büyük krizler yaşanırken Almanya adeta sadece kendi ayaklarının üzerinde durmadı, diğer ülkeleri de sırtlayan taşıyan bir ülke konumunda oldu. Bu şu mesajı verdi. Eğer sizin bir üretiminiz yoksa sadece hizmet ve finans sektörüyle ayakta kalma şansınız yok. Bu krizden en az etkilenen ülkelerden biri de Türkiye. Bugün itibarıyla ekonomide Türkiye'nin güçlü de zayıf yönleri de var. Türkiye'nin 12 yılda aldığı mesafeyi hepimiz biliyoruz. Türkiye 12 yılda geçmiş yıllardaki gecikmeleri de telafi edecek bazı adımları attı ve bir noktaya geldi. İhracatımız 36 milyar dolardan 152 milyar dolar seviyesine geldi. Ama Türkiye bunun yanında 2023 yılına yönelik önemli hedeflerde koydu. Bunları da başarmak durumundayız. Bu noktada zayıf yönümüz Türkiye maalesef tasarruf açığı olan bir ülke. Yabancı yatırım doğrudan Türkiye'ye gelmesi gerekiyor. Diğer zayıf yönümüz ise cari açık.

-"TEKNOLOJİ DÜZEYİMİZİ YÜKSEK TEKNOLOJİYE TAŞIRSAK AVANTAJLI BİR ÜRETİME SAHİP OLACAĞIZ"-

Türkiye'nin son 12 yılda uyguladığı politikayla sağlam bir ekonomik altyapıya ulaştığının altını çizen Bakan Işık, "Artık Türkiye'de bütçe açığı Türkiye ekonomisini tehdit eder boyutta değil. Bu uluslararası yatırımcının güveni açısından çok önemli bir kriter. Bu Türkiye'nin güçlü bir yanı. Artık devletin borcu ülkenin ekonomisini tehdit eder durumda değil. Artık Maastricht Kriterlerinin üstünde misiniz altında mısınız, Türkiye borcunu ödeyemezse ne olur diye bir endişe yok. Bugün geldiğimiz noktayı ekonomistler orta gelir tuzağı olarak tanımlıyor. Ama bizim açımızdan da hastalığın teşhisi olmazsa tedavisi de olmaz. Şu anda Türkiye orta gelir tuzağının içerisinde. Son 12 yıllık yükseliş bizi buraya getirdi. Buradan bir sıçrama yapmak zorundayız. Eğer bugün biz Türkiye olarak düşük orta teknoloji seviyesinde yolumuza devam edeceğiz dersek, önümüze çıkacak tablo acımasız bir rekabet, verimsiz bir ekonomi ve gittikçe daralan bir üretim sektörü. Karşılaşacağımız tablo bu. Ama biz teknoloji düzeyimizi orta yükseğe ve yüksek teknolojiye taşırsak işte o zaman katma değeri daha yüksek ürünler üretmeyi başarırsak o zaman daha rekabetçi bir sanayi ve ekonomiye pazarlara daha avantajlı bir üretime sahip olacağız" şeklinde konuştu.

-"KİMSE KİMSEYE TEKNOLOJİ BAĞIŞLAMIYOR"-

Bakan Işık konuşmasında Türkiye'nin teknoloji düzeyini yükseltmek zorunda olduğuna da dikkat çekerek, şunları kaydetti:

"Bunun içinde mecbur istikamet Ar-Ge ve inovasyon. Bu düzeyden sonra kimse kimseye teknoloji bağışlamıyor. Teknolojinizi herkesin kendinizin üretmesi ya da geliştirmesi gerekiyor. Bunu biz kamu olarak çok iyi biliyoruz. Sanayi bunun son yıllarda iyice farkına varmaya başladı. Ama bu bugünün problemi değil, bu uzun yılların birikimi. Biz Ar-Ge ve inovasyonu uzun yıllar ihmal ettik. Kamu Ar-Ge'sine baktığınızda tablo o kadar kötü değil ama özel sektörün ARGE'sine baktığınızda yerlerdeyiz. Ar-Ge inovasyona yatırım yapmamız gerekiyor. Herkes bunun gerekliliğinin farkına vardı. Herkes çok iyi biliyor ki teknoloji düzeyini yükseltmek için daha fazla Ar-Ge ve inovasyon alanına yatırım yapılmalı. Tekno parklarımızın performans endekslerine bakıyoruz daha orta seviyedeyiz. Fakat bu bizi ümitsizliğe de düşürmesin. Bunları söylerken de yandık bittik mantığıyla da söylemiyorum. Her geçen yıl yükselen bir grafiğimiz var. Her geçen yıl kamunun ayırdığı bütçe artıyor. Bu önümüzdeki süreçle ilgili bizim iyimser olmamızı sağlayan en temel veri. Eksiğimizi bilelim buna yönelik tedbir alalım."

-"BUGÜN ÜNİVERSİTELERİN SANAYİ İLE İŞBİRLİĞİ YAPMA ARZUSU VAR"-

Üniversitelerin sanayilerle giderek daha fazla işbirliği yapmasının sevindirici bir gelişme olduğunu söyleyen Bakan Işık, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Üniversitelerde yakın zamana kadar bilim bilim içindir, ben kendi işimi yaparım sanayiyle falan çok fazla ilgilenmem anlayışı hakimdi. Bunu her üniversite için söylemiyorum ama artık benden önceki bakan arkadaşımın da çok isabetle yaptığı bir çalışma yenilikçilik ve girişimcilik endeksi çalışmasıyla artık üniversiteler daha fazla Ar-Ge ve inovasyon alanına yönelmeye başladı. Bu noktada sanayiyle işbirliği yapma arzusu bugün var."

-"BAŞARISIZ DARBE GİRİŞİMİNİ TÜRKİYE GERİDE BIRAKMIŞ OLDU"-

Bakan Işık, faiz oranlarında çok önemli bir yükselmenin de olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

"Türkiye son dönemde çok önemli badireler atlattı. Türkiye ağır bir operasyon geçirdi. Birileri Türkiye'nin bu gidişatını durdurmak için bazı yerli taşeronlarını kullanarak çok ciddi bir operasyon yapmak istediler. 2013 yılının mayıs ayında faiz oranlarının yüzde 4.61'i Cumhuriyet tarihinin dip noktasıydı. Ama bir Gezi olayı arkasından da 17 Aralık sürecini yaşadık fakat bu bir ülkenin başına gelebilecek en önemli felaketlerden birinden bile kalıcı bir hasar almadan felaketten kurtulduysak bu sizlerin sanayicilerimizin ülkemize ne kadar güvendiğinin bir göstergesi. Artık en kötü günler geride kaldı. Bundan sonra inancım faiz aşağı doğru inecek. Piyasa daha fazla hareketlenecek. Bu cari açık probleminden dolayı iç tüketimde bazın fren mekanizmaları oluşturmak durumunda kaldık. Ama 2014 yılı ihracat bazlı büyümenin yılı olacak diye bakıyoruz. Şu anda Mart ayının resmi TÜİK dış ticaret rakamları açıklandı. İhracatımız yüzde 12.4 arttı. İthalatımızda yüzde 3 azaldı. Yani cari açık noktasında ihracatın ithalatı karşılama noktasında daha iyi rakamlara ulaştık. Nisan ayının daha iyi geleceğini düşünüyoruz. Her geçen ay bizim üretim açısından istihdam açısından daha iyi aylar olacak. Başarısız darbe girişimini Türkiye geride bırakmış oldu. Şimdi hep birlikte önümüze bakacağız. Biz istiyoruz ki Kobilerimize her gün bir balık vermek yerine balık tutmayı öğretelim. Teknoloji geliştirmeyi Kobilerimiz başarırsa dünyada hiçbir ülke Türkiye'nin KOBİ'leriyle rekabet edemez."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Ekonomi Bakan Işık: Bundan Sonra İnancım Faiz Aşağı Doğru İnecek - Son Dakika


Advertisement