Başbakan Yardımcısı Şimşek: (2) - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Şimşek: (2)

04.01.2016 12:12

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin teröristlerle mücadeleyi en güçlü şekilde devam ettireceğini belirterek, "Bölgenin ekonomisinin tüm bu gelişmelerden minimum düzeye etkilenmesi için bazı adımlar attık, atacağız" dedi.

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin teröristlerle mücadeleyi en güçlü şekilde devam ettireceğini belirterek, "Bölgenin ekonomisinin tüm bu gelişmelerden minimum düzeye etkilenmesi için bazı adımlar attık, atacağız" dedi.

Şimşek, NTV'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşanan olayların ekonomiye etkilerine ilişkin Şimşek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Şimşek, "Türkiye'nin bu konuda çok da bir seçeneği kalmamıştır. Türkiye, teröristlerle mücadeleyi en güçlü şekilde devam ettirecektir. Bölgenin ekonomisinin tüm bu gelişmelerden minimum düzeye etkilenmesi için bazı adımlar attık, atacağız ama o bölgede üretimin, istihdamın, büyümenin ön koşulu huzurdur, barıştır ve terörden her karış toprağın arındırılmasıdır, başka yolu yok. Terörle mücadele ne kadar güçlü olursa, o kadar güçlü bir şekilde bölge ayağa kalkacaktır" diye konuştu.

Gelecek dönemde hayata geçirilecek reformların, piyasalar tarafından farklı algılandığına yönelik değerlendirmelerin sorulması üzerine de Şimşek, küresel olarak risk iştahının zayıf olduğunu, gelişmekte olan ülkelerin artık fazla sevilmediğini ifade etti. Böyle dönemlerde herkesin, bardağın boş tarafına baktığını aktaran Şimşek, şu anda böyle bir dönemde bulunulduğunu bildirdi.

Öte yandan, seçim öncesinde birçok vaatte bulunduklarını ve bunları hızlı bir şekilde yerine getirdiklerini dile getiren Şimşek, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla biraz da bunlar... Belki piyasalarda başka türlü beklentiler mi vardı, bilemiyorum ama biz sözümüzün eriyiz. Ne söz verdiysek yapıyoruz. Şimdi ne yapacağız? Şimdi ciddi bir sektörel dönüşüm, makro anlamda yapısal dönüşüm, kamu idaresi anlamında dönüşüm. Yani 1980'li yıllarda (Turgut) Özal nasıl radikal devrimler yaptıysa. Çok değil, 30-40 yıl önce Türkiye, İran ve Mısır'la aynı kategorideydi. İran'daki bu kadar büyük petrol zenginliğine rağmen Türkiye bugün çok çok daha ileri gittiyse, işte 1980'li yılların başında rahmetli Özal'ın yaptığı güçlü reformlar sayesindedir. Son 10-15 yılda Türkiye'de bir refah artışı varsa bu da yine 2001 krizi sonrası yapılan reformlar ve AK Parti'nin bu reformları başarılı şekilde uygulamasıdır. Uzun zamandır konuşuyoruz, reform yapmak çok zordur ama imkansız değildir. Ben inanıyorum ki bu dönemde biz bunu başaracağız."

"Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi konusunda çalışıyoruz"

Türkiye'de finansman sorunu olup olmadığına yönelik soru üzerine Şimşek, 300 milyon nüfusun üzerinde ve kişi başına milli gelirde 45-50 bin doları yakalamış tek bir ülke olduğunu, onun da ABD olduğunu söyledi.

ABD'nin sahip olduğu bazı özelliklerin Türkiye'de bulunmadığını kaydeden Şimşek, bunlardan birisinin sermaye piyasalarının derinliği olduğunu vurguladı. Uzun bir süredir, sermaye piyasalarının derinleştirilmesi konusunda çalıştıklarını ifade eden Şimşek, "Sermaye Piyasası Kanunu'nun yeniden yazılması, Borsa İstanbul'un yeniden yapılandırılması gibi birçok konu bu çerçevededir. Dolayısıyla bu önemli bir konu" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin ABD'ye göre diğer bir eksikliğinin işgücü piyasası esnekliği olduğunu belirten Şimşek, şu anda ABD'de işsizlik yüzde 5'in altına doğru gittiğini ifade etti. Bütün esnek piyasalarda işsizliğin yüzde 5'in altında olduğunu söyleyen Şimşek, "Bu çok önemlidir. Türkiye'de işgücü piyasası reformunu yapmak zorundayız. Bu, en az sermaye piyasalarının derinleştirilmesi kadar önemli" dedi.

Türkiye'de girişimciliğin olduğunu ancak ekosistemin eksik olduğunu ifade eden Şimşek, "Önümüzdeki 3-4 yıl, özellikle önümüzdeki 1 yıl içerisinde atacağımız adımlarla Türkiye'yi çok farklı noktalara taşıyacağımıza inanıyorum. Türkiye, rahat bir şekilde diğer ülkelerden pozitif şekilde ayrışabilir. Geçen sene de zaten ayrışmaya başladı" ifadelerini kullandı.

Basel III'ün kredi arzında kısıtlamaya neden olup olmayacağının sorulması üzerine Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hayır, olmaz. Biz, 2013-2014 yıllarında Basel III'e hazırlık yaptık, hazırlıkları tamamladık. 2015 yılında da bütün düzenlemeleri yaptık. 2015 yılında yapılan bazı düzenlemeler var, onlar ince ayarlardır. Dolayısıyla Basel III'e Türkiye geçmiş durumdadır. Hatta, Basel III'e geçtiğimize ilişkin yaptığımız düzenlemelerin uluslararası hukuka uyumlu olup olmadığı hususu denetlendi. Mart ayında rapor gelecek. Muhtemelen rapor oldukça olumlu olacak. Dolayısıyla açık ve net konuşuyorum; Basel III'e biz geçtik. Burada bankacılık sektörünün imkanları sınırlı. İşte o nedenle, bizim reform çabamız çok önemli. Çünkü dışarıdan kaynak ihtiyacımız var. Evet, kaynak ihtiyacımız belki azalıyor ama büyümek için ilave kaynaklara ihtiyacımız var. Tasarruf oranımız düşük. Tasarrufları artırmak zorundayız. Basel III anlamında bir sorun görmüyorum. Standart rasyomuz yüzde 15,5 civarı ki bu oldukça yüksek bir rakamdır. Hedef sermaye yeterlilik oranı yüzde 12'nin epey üzerindedir. Bankacılık sektöründeki aktif kalitesi de oldukça güçlü. O yüzden, orada sorun görmüyorum."

"Devlet katkısı devam edecek"

Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) devlet katkısının devam edip etmeyeceğinin sorulması üzerine Şimşek, "Devlet katkısı devam edecek. Şu an için bunu kesmeye veya kaldırmaya yönelik bir çalışmamız yok ama sektörün kendine çeki düzen vermesi anlamında birtakım uyarılarda bulunduk" dedi.

Bireysel emekliliğe "otomatik" katılımı sağlayacak bir düzenleme yapmayı düşündüklerini bildiren Şimşek, "Yine gönüllülük esasında olacak. Bir zorunluluk olmayacak. Fakat herkes işe başlarken, bireysel emeklilik sistemine girecek. En az bir 3 ay örnek olarak söylüyorum, orada duracak. Çıkmak isterse çıkabilir. Bunun da ciddi bir şekilde tasarrufları artıracağını düşünüyorum" diye konuştu.

Orta Vadeli Program'ın (OVP) ne zaman açıklanacağına yönelik soru üzerine de Şimşek, OVP'nin metninin tamamlanma aşamasında olduğunu bildirdi. Şimşek, "Sanıyorum ki bu hafta sonu veya en geç önümüzdeki pazartesi, kamuoyuyla OVP'nin temel büyüklüklerini paylaşma imkanı buluruz" dedi.

Avrupa Birliği (AB) ile üyelik fasıllarının açılması konusunda da değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Türkiye'nin mevzuat itibarıyla AB'ye ekonomi ve para politikası anlamında büyük oranla uyumlu olduğunu söyledi.

Şimşek, uzun vadede bir ülkenin zengin olup olmayacağını belirleyen üç temel faktör olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bir tanesi o ülkenin demografik yapısı, yani nüfus dinamikleri. Türkiye, çok şükür, bu anlamda Avrupa'dan çok çok ileride. Bu çok önemli, burada sorun yok. Burada nitelik sorunu var aslında. Yani, bizim insanımızı daha iyi eğitmemiz lazım, daha iyi becerilerle donatmamız lazım. İkinci konu, kurumların kalitesi. Örneğin Merkez Bankası, enflasyonu, fiyat istikrarını sağlamada yeterli bir araç bağımsızlığına sahip mi? Bu çok önemli bir konu. 2001 yılında Allah razı olsun, çok önemli bir reform yapıldı. O reformla birlikte Türkiye artık bütçe açıklarını Merkez Bankasının bastığı parayla finanse etmiyor. Bu, aslında vatandaşları dolandırmakla eşdeğerdi ama 1990'lı yıllarda yapıldı bunlar. Son olarak, verimlilik. Verimliliği belirleyen birçok faktör var. En önemli konu bütün sektörlerde yeterince rekabetin olması. Daha önemlisi altyapı yatırımları. Bunlar bir bütündür."

(Bitti)

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Başbakan Yardımcısı Şimşek: (2) - Son Dakika


Advertisement