İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, iş gücü piyasasındaki katılığın, işsizlik sorunun daha da ağırlaşmasına neden olduğunu belirterek, "Ekonomimizin gerçek büyüme potansiyelinin hayata geçmesini de engelleyen bu katı yapının esnetilmesi gerekiyor" dedi.
İSO Meclisi'nin "Yeni Çağın Üretim Anlayışı, Türkiye İçin Sürdürülebilir Kalkınma Politikası ve Sanayimizin Geleceği" konulu ekim ayı toplantısı Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla gerçekleştirildi.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, toplantıda yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin sahip olduğu uluslararası iş bölümü hiyerarşisinde bir ülkenin yerini yukarılara çıkarabilmesinin yolunun yeniçağın üretim yapısı ile "sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma" anlayışına önem vermesinden geçtiğini belirterek, bu çağda plansız bir üretim ve kalkınmanın doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti.
Türkiye imalat sanayinin teknolojik açıdan zayıf bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Bahçıvan, 2010 rakamlarıyla imalat sanayinde düşük teknoloji kullanan sektörlerin payının yüzde 69, orta teknoloji kullanan sektörlerin payının yüzde 23, ileri teknoloji kullanan sektörlerin payının ise yüzde 8 olduğunu belirtti.
10'uncu 5 Yıllık Kalkınma Planı'nın, imalat sanayindeki bu zayıflığı gidermeyi hedeflemesinin sanayiciler açısından sevindirici olduğunu ifade eden Bahçıvan, etkin bir devlet desteğiyle özel sektörün bu konuda başarılı olacağına inandıklarını kaydetti.
"İthalat bağımlılığı, rekabet gücü açısından önemli bir kırılganlık kaynağı"
Türkiye'nin 2002-2011 yılları arasında yüzde 5'in üstünde bir ortalama büyüme hızına ulaşılabildiğini, ancak ülkenin uzun dönem büyüme hızının son 50 yılda yüzde 4,4 olduğuna işaret eden Bahçıvan, Brezilya, Hindistan, Çin, Güney Kore ve Malezya'nın aynı dönemde ortalama büyüme hızlarının yüzde 6,3 olduğuna dikkati çekti.
İç tasarrufların yetersizliği ve rekabet gücü zafiyetinin Türkiye'nin ekonomik büyümesini sınırlandıran faktörlerin başında geldiğini belirten Bahçıvan, "Gelişmiş ülkeler liginde yer alabilmemiz için bu faktörler başta olmak üzere birçok alanda köklü tedbirlerin alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır. 10'uncu 5 Yıllık Kalkınma Planı ile 2014-2016 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program, bu tedbirleri ana hatlarıyla ortaya koymaktadır. Öncelikli olarak, inovasyona dayalı ve verimlilik arttırıcı bir büyüme modeline geçebilmeliyiz. Türkiye'de imalat sanayi için en önemli ihtiyaç, üretimin katma değer yaratma kapasitesinin artırılmasıdır" diye konuştu.
Kadınların iş yaşamında çalışan ve girişimci olarak aktif bir şekilde yer almalarının son derece önemli olduğunu ifade eden Bahçıvan, OECD ülkelerinde 2012 yılı rakamlarına göre, kadınlarda iş gücüne katılım oranı yüzde 62 iken Türkiye'de bu oranın yüzde 32 düzeyinde olduğunun bilgisini verdi.
İSO Başkanı Bahçıvan, ihracatta son yıllarda elde edilen başarılara rağmen üretimde ithalata bağımlılık sorununun devam ettiğine işaret ederek, şunları dile getirdi:
"Yapısal temellere sahip olan ithalat bağımlılığı problemi, ülkemizin rekabet gücü açısından önemli bir kırılganlık kaynağıdır. Son bir yıl içerisinde toplam ithalatımızın yüzde 73,3'ünü ara malı ithalatının oluşturması, bu konuda alınması gereken önemli bir yol olduğunu göstermektedir. Bu nedenle Türkiye'de üretimin ithalata olan bağımlılığının azaltılması için orta-uzun vadeli politikalar geliştirilmesi hayati önem taşımaktadır."
Türkiye'de cari açığın artmasının en önemli nedeninin yurtiçi tasarrufların milli gelire oranının düşmesi ve yatırım artışının oldukça gerisinde kalması olduğunu belirten Bahçıvan, yatırımların finansmanında iç tasarrufların değerlendirilmesinin giderek daha önemli hale geldiğini söyledi.
"Türkiye, OECD istihdam koruma endeksinde en son sırada"
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, ekonomide ve iş gücü piyasalarında oluşan yeni koşullara işletmelerin ve çalışanların adaptasyonunun ancak esneklikle mümkün olabildiğini vurgulayarak, Türkiye'nin OECD'nin hazırladığı istihdam koruma endeksi değerleri açısından 40 ülke arasında 3,46 puanla en son sırada yer aldığını, bunun da Türkiye'nin istihdamda en katı mevzuata sahip ülke olduğu anlamına geldiğini öne sürdü.
Bahçıvan, "İş gücü piyasamızın bu katılığı, işsizlik sorunun daha da ağırlaşmasına neden olmaktadır. Ekonomimizin gerçek büyüme potansiyelinin hayata geçmesini de engelleyen bu katı yapının esnetilmesi gerekiyor" dedi.
Türkiye'nin OECD ülkeleri içerisinde en yüksek kıdem tazminatının ödendiği ülke konumunda bulunduğuna da dikkati çeken Bahçıvan, kıdem tazminatının da iş gücü piyasası katılığının temel nedenlerinden biri olduğunu ve işçiler açısından risk taşıyan ve giderek işlevsizleşerek demode hale gelen bu modelin dönüşüme uğraması gerektiğine inandıklarını ifade etti.
"Demokratikleşme Paketi'nin son adım olmadığına inanıyoruz"
Bireysel temelde hak ve hürriyetleri genişletmeyi amaçlayan Demokratikleşme Paketi'nin Türkiye'nin demokrasi kalitesini yükselteceğini belirten Bahçıvan, İSO olarak Demokratikleşme Paketi'nin bu konuda atılmış son adım olmadığına inandıklarını dile getirdi.
Bahçıvan, İSO olarak İstanbul'un gelecek planında moda, finans ve lojistiğin ön plana çıktığı sanayisiz bir İstanbul'un öngörüldüğüne dair endişeleri olduğunu da sözlerine ekledi. - İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › İso, İşgücü Piyasasında Esneklik İstedi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.