Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu yıl sonunda ekonominin büyüme hızının yüzde 3,2 olarak gerçekleşmesini beklediklerini belirterek, 2013 yılındaki büyüme hızının yüzde 4, 2014 ve 2015 yıllarındaki büyüme hızlarının ise yüzde 5 seviyesine ulaşmasını hedeflediklerini bildirdi.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le birlikte Başbakanlık Merkez Bina'da düzenlediği basın toplantısında, 2013-2015 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı.
Türkiye ekonomisiyle ilgili değerlendirmede bulunan Babacan, Türkiye'nin 2011 yılında kaydettiği yüzde 8,5 oranındaki Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyümesiyle dünyadaki büyüme hızı en yüksek olan ülkeler arasında yerini aldığını belirtti. Söz konusu büyümenin özel tüketim ve sabit sermaye yatırımı kaynaklı olduğunu anlatan Babacan, yurt içi talepteki canlanmanın özellikle imalat sanayi, inşaat, ticaret ve ulaştırma sektörlerinde yüksek katma değer artışlarını beraberinde getirdiğini kaydetti.
Babacan, küresel ölçeklerdeki belirsizlikler ve cari işlemler açığındaki artış karşısında aldıkları önlemler sayesinde ekonomik faaliyetlerin özellikle yılın son çeyreğinden itibaren yavaşlama eğilimine girdiğini ifade ederek, söz konusu yavaşlamanın bu yılın ilk yarısında da devam ettiğini belirtti. Son 1 yılda net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısının giderek artması sonucunda iç talebin, büyüme üzerindeki olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını vurgulayan Babacan, bu yılın son çeyreğinde ise net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısının azalmasını ve iç talebin ise nispi olarak toparlanmasını öngördüklerini söyledi.
Türkiye ekonomisinin bir dengeleme süreci yaşadığına işaret eden Babacan, bu dengelemenin dış talebin net ihracatın daha ön plana çıktığı ama iç tüketimin biraz daha geri planda kaldığı bir büyüme kompozisyonuna ulaşması şeklinde olduğunu ifade etti. Bunda dış konjonktürün de önemli etkisi bulunduğuna dikkati çeken Babacan, bu dönemde AB'ye olan ihracatta ciddi düşüşler olduğunu unutmamak gerektiğinin altını çizdi. Diğer bölgelerde sağlanan ihracat artışıyla dengeyi sağladıklarını belirten Babacan, net ihracatın büyümeye olumlu etkisinin şu ana kadar devam ettiğini vurguladı.
Babacan, işsizlik rakamlarının kriz öncesi seviyelerin de altına indiğini, şu anda ilk kez OECD ortalamaların altında yer aldığını söyledi.
-Yeni ekonomik hedefler-
Babacan, yeni OVP'nin temel amacının, küresel ekonomide devam eden sorunlara rağmen büyümeyi potansiyel seviyesine çıkarmak ve istihdamı artırmak, enflasyonla mücadeleye devam etmek, cari işlemler açığındaki düşüş eğilimini sürdürmek, yurt içi tasarrufları artırmak ve bunların sonucunda makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirmek olduğunu söyledi.
Bu yılın son çeyreğinde net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısının azalması, iç talebin nispi olarak toparlanmasını öngördüklerini belirten Babacan,
"Bu kompozisyondaki değişiklik ve beklenen trendler sonucu 2012 yılının büyümesinin yüzde 3,2 civarında olacağını beklemekteyiz" dedi.
AB ülkeleri başta olmak üzere dış pazarlardaki talep yetersizliği sebebiyle 2013 yılında GSYH'deki büyümenin yüzde 4 olmasını öngördüklerini belirten Babacan, 2014 ve 2015 yıllarında ise büyümenin yüzde 5 seviyesine ulaşmasını hedeflediklerini bildirdi.
-"İşsizlik düşmeye devam edecek"-
Program döneminde ekonomik büyümeyle beraber tarım dışı istihdamda 1 milyon 600 bin ilave istihdam oluşmasını beklediklerini dile getiren Babacan, şöyle devam etti:
"Yani 2013, 2014, 2015 yıllarında, büyümeyi yüzde 4, 5 ve 5 öngördüğümüz yıllarda, toplam tarım hariç 1 milyon 600 bin istihdam oluşmasını bekliyoruz. Toplam istihdam da yine benzer bir rakam olarak gerçekleşecek. Dönem sonunda iş gücüne katılma oranın yüzde 49,8, istihdam oranının yüzde 45,5 olmasını, işsizlik oranının ise yüzde 8,7'ye düşmesini bekliyoruz. Yani işsizlik oranında tedrici bir düşüş, istihdamda da nispeten güçlü bir artışı önümüzdeki 3 yılda göreceğimizi öngörmekteyiz.
Enflasyona bakacak olursak bu yıl sonunda TÜFE yıllık artış hızının yüzde 7,4 olmasını bekliyoruz. Tabii ki bu bir tahmin. Her ay yeni veri geldikçe bu tahminlerde aşağı ve yukarı yönde oynamalar yapılabiliyor. Bu yılı yüzde 7,4 olarak öngörüyoruz. Toplam talep koşullarının enflasyona düşüş yönünde yaptığı katkının program döneminde devam edeceği ve emtia fiyatlarındaki eğilimin aşağı yönlü olacağını öngörmekteyiz. Bu çerçevede baktığımızda gelecek yıl 2013 yılı için enflasyonun yüzde 5,3'e düşeceğini, 2014 ve 2015'te yüzde 5 ve 5 olan hedefimiz çerçevesinde gerçekleşeceğini tahmin etmekteyiz. Buradaki varsayımımız petrol fiyatlarının 110 dolar civarında seyretmesi."
Babacan, 2011 yılında cari açığın yüzde 10 civarında gerçekleştiğini hatırlatarak, 2012 sonunda cari işlemler açığının yüzde 7,3'e düşeceğini tahmin ettiklerini bildirdi. Babacan, program dönemi boyunca da bu düşüş trendinin devam edeceğini öngördüklerini belirtti.
Alınan tedbirlere bağlı olarak yurt içi talepte olan azalma ve aynı zamanda net ihracattaki artışın da cari açığın düşüşüne önemli katkı sağladığına işaret eden Babacan, program döneminde yurt içi tasarrufların artırılmasının, ekonominin üretim yapısının ithalata olan yüksek bağımlılığını azaltmaya yönelik politikaların da devam etmesini hedeflediklerini söyledi. Babacan, program dönemi sonunda, 2015'te yüzde 6,5'lik bir cari açıkla dönemi tamamlamayı öngördüklerini kaydetti.
(sürecek)
Muhabir: Tamer Toğanaş
Yayıncı: Zülal Eser - ANKARA
Son Dakika › Ekonomi › Orta Vadeli Program Açıklandı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.