Seta, "Merkez Bankası İçin Alternatif Hedefler" Önerdi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Seta, "Merkez Bankası İçin Alternatif Hedefler" Önerdi

10.03.2015 15:42

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmacısı Nurullah Gür, Merkez Bankası'nın "enflasyon hedeflemesi"nin yanında, enflasyon ile birlikte işsizlik oranının kullanıldığı "çift hedef yöntemi" ve "nominal gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) hedeflemesi"nin alternatif olabileceğini belirtti.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmacısı Nurullah Gür, Merkez Bankası'nın "enflasyon hedeflemesi"nin yanında, enflasyon ile birlikte işsizlik oranının kullanıldığı "çift hedef yöntemi" ve "nominal gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) hedeflemesi"nin alternatif olabileceğini belirtti.

Gür, SETA tarafından yayınlanan "Merkez Bankası İçin Alternatif Hedefler" başlıklı analizde, politika yapıcıların bazı dönemlerde üç haneli rakamları dahi gören enflasyonu aşağı çekmek için 2000'li yılların başında "enflasyon hedeflemesi" yolunu seçtiğini anımsattı.

Birkaç yıl sapma yaşansa da uygulanan örtük ve açık enflasyon hedeflemesinin 2011 yılına kadar enflasyonu düşürme konusunda önemli bir başarıya imza attığını anlatan Gür, Merkez Bankası'nın etki edemediği yüksek gıda ve petrol fiyatları gibi faktörlerden dolayı, son yıllarda enflasyon hedefinin sık sık şaşmasının ve küresel finans kriziyle beraber ekonomik büyüme ve işsizlik tarafından gelen olumsuz haberlerin enflasyon hedeflemesinin bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tartışılmasına neden olduğunu kaydetti.

Gür, enflasyon hedeflemesinin önemli savunucusu iktisatçıların bile "enflasyon hedeflemesinin arz şoklarına karşı cevapsız kalmak ve kısa dönemde ekonomik büyümeyi sınırlandırmak gibi önemli sorunları olduğuna" işaret ettiğini aktardı.

Enflasyon hedeflemesinin artık istenen sonuçları vermediğini, dolayısıyla merkez bankalarının para politikasını yönetmek için yeni hedef arayışına girmesi gerektiğini belirten Gür, Merkez Bankası'nın para politikası araçlarıyla hem ekonomik büyümeyi hem de enflasyonu daha orantılı bir şekilde gözeterek sürdürebileceği alternatif hedefleme yöntemlerinin olduğunu belirtti.

"Enflasyon hedeflemesi, faizden gelir elde eden rantiyeci sınıfın işine yarıyor"

Gür, analizinde, enflasyon ile birlikte işsizlik oranının kullanıldığı "çift hedef yöntemi" ve "nominal GSYİH hedeflemesi" alternatiflerine değindi.

Merkez Bankası için ilk alternatifin "çift hedefli bir politika" olabileceğine işaret eden Gür, enflasyonun yanısıra ekonomik büyümenin toplumda ne derece hissedildiğinin önemli bir göstergesi olan işsizlik oranı da hedeflenerek para politikasına yön verilebileceğini vurguladı.

Çift hedefli politika uygulamasının en önemli temsilcisinin Amerikan Merkez Bankası (FED) olduğunu belirten Gür, FED'in "yüzde 2 enflasyon ve yüzde 6,5 işsizlik" hedeflerine göre para politikasını şekillendirdiğini ve bu sayede sadece fiyat istikrarını değil, ekonomik aktivitede de belli bir istikrarı hedeflediğini kaydetti.

İktisat literatüründe tek başına enflasyon hedeflemesine karşı çıkışlarıyla tanınan Gerald Epstein'in "enflasyon hedeflemesinin düşük büyüme, yüksek işsizlik ve yüksek reel faize neden olarak, faizden gelir elde eden rantiyeci sınıfın işine yaradığını" savunduğunu aktaran Gür, 1960'larda ve 1970'lerde merkez bankaları tarafından kullanılan ancak neoliberal paradigmanın hakimiyetinde unutulmaya yüz tutan "kredi tahsisi" yöntemlerinin alternatif bir politika aracı olarak kullanılabileceğini ifade etti.

Nurullah Gür, son yıllarda merkez bankaları için ortaya koyulan alternatiflerden birinin de tek bir hedefle hem reel ekonomik büyümeyi hem de enflasyonu kontrol altına almayı amaçlayan "nominal GSYİH hedeflemesi" olduğuna dikkati çekti.

Nominal GSYİH hedeflemesinde merkez bankasının, petrol fiyatları artışı karşısında enflasyon hedefini tutturmak için faizleri yükseltmek yerine belli bir süre artan enflasyona karşı daha esnek olacağını kaydeden Gür, merkez bankasının ekonomi aşırı ısındığında enflasyon ve varlık balonlarının önüne geçmek için faizleri artırarak nominal GSYİH hedefini tutturmaya çalışacağını anlattı.

"Ekonomideki yapısal tıkanıklıkların da çözülmesi gerekiyor"

Nurullah Gür, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflemesi uygulamasıyla hem fiyat istikrarına hem de ekonomik büyümeye destek vermesinin çok mümkün görünmediğini ifade etti.

Merkez Bankası'nın elindeki para politikası araçlarını kullanarak, kanuni olarak belirlenmiş olan fiyat istikrarını koruma görevini gerçekleştirmeye çalıştığına değinen Gür, "Ancak, küresel kriz ortamı ve jeopolitik risklerin son yıllarda artmasıyla birlikte sadece Türkiye'de değil dünyanın birçok ülkesinde merkez bankaları ellerindeki politika araçlarıyla enflasyon hedeflemesini tutturmakta başarısız olmaktadır. Bu başarısızlıktan dolayı da enflasyon hedeflemesi bütün dünyada tartışılmaktadır" ifadelerini kullandı.

Bu durumda, politika yapıcılar, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileriyle birlikte Merkez Bankası için alternatif hedeflerin ve politikaların neler olabileceğinin tartışılacağı platformların oluşturulması gerektiğini vurgulayan Gür, şunları kaydetti:

"Alternatif hedefler, sihirli değnek özelliğine sahip değillerdir. Bu alternatiflerin de Türkiye'nin ekonomik yapısına en uygun şekilde nasıl dizayn edilebileceklerinin derinlemesine tartışılması gerekmektedir. Bununla birlikte, Merkez Bankasının hedefi ne olursa olsun para politikası araçlarıyla ekonomik büyümeye sadece kısa vadede etki edilebileceğinin unutulmaması gerekmektedir. Türkiye'nin asıl ihtiyacı olan uzun vadeli sürdürülebilir ekonomik büyüme için, ekonomideki yapısal tıkanıklıkların da çözülmesi gerekmektedir."

Gür, öncelikle, Türkiye'de yüzde 10-12 seviyelerinde olan tasarruf oranının yüzde 25'lere çıkarılması gerektiğini aktardı. Tasarruf oranının bu kadar düşük olmasının yabancı sermayeye olan bağımlılığı artırdığını belirten Gür, "Bu bağımlılık da Merkez Bankası'nın faiz kararını alırken zaman zaman elini kolunu bağlayan bir faktördür. Enerji ve ara malı tedarikinde de dışa bağımlılığın azaltılması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin Hükümet'in açıkladığı yapısal reform paketinde bulunduğuna değinen Gür, "Bu politikaların bir an önce hayata geçirilip finans, enerji ve sanayide dışa bağımlılığın kademeli olarak azaltılması, Merkez Bankası'nın faiz kararlarında ekonomik aktiviteyi enflasyondan daha fazla gözetebilmesinin de önünü açacaktır. Aksi takdirde Merkez Bankası'nın hedefi değişse dahi, bu hedeflerin tutturulması mümkün olmayacaktır" yorumunu yaptı.

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Seta, 'Merkez Bankası İçin Alternatif Hedefler' Önerdi - Son Dakika


Advertisement