The Euromoney Eurasia Forum - Son Dakika
Son Dakika Logo

The Euromoney Eurasia Forum

The Euromoney Eurasia Forum
03.06.2014 11:28

Başbakan Yardımcısı Babacan: (1) "Gelişmekte olan ülkeler adına geçen yıl mayıs ayından bu yana olumsuz bir haber ve yorum akışı oluştu.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gelişmekte olan ülkeler adına geçen yıl mayıs ayından bu yana olumsuz bir haber ve yorum akışı oluştuğunu belirterek, "Son 3-4 aydır değerlendirmeler değişti, gelişmekte olan ülkelere tekrar fon akışı başladı. Büyüme isteyen yatırımcıların adresi yine gelişmekte olan ülkeler olmaya devam edecek" dedi.

Babacan, "The Euromoney Eurasia Forum"da yaptığı konuşmada, küresel ekonomi ile ilgili tablonun bir yıl öncesine göre daha olumlu olduğunu, ABD' de ciddi bir toparlanmanın görüldüğünü ancak büyümenin istihdam boyutunun zayıf ilerlediğini söyledi.

Avrupa'da daha kırılgan, ülkeden ülkeye farklı seyreden bir toparlanmanın söz konusu olduğunu anlatan Babacan, gelişmiş ülkeler üzerinde küresel krizin etkisinin oldukça büyük olduğunu, yüksek kamu borcunun gelişmiş ülkeler için yük olmaya devam edeceğini kaydetti.

Babacan, gelişmiş ülkelerin kamu borcunun 2'nci Dünya Savaşı'ndan sonraki seviyelerde olduğuna dikkati çekerek, "Bu borçların çevrilmesi ancak gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının piyasalara neredeyse sınırsız sağladığı ve maliyeti sıfıra yakın bir likidite ile mümkün oluyor. Önümüzdeki günlerde AB Merkez Bankası için negatif faizin dahi konuşulduğu bir tablo ile karşı karşıyayız" şeklinde konuştu.

Babacan, böylesine olağanüstü para politikaları ile bankaların ve ülkelerin iflasının önlendiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Düşük faiz ortamı özellikle Avrupa'da epeyce devam edecek. Bazı Avrupa ülkelerinin faizlerin 1-2 puan artmasıyla borçlarını çeviremeyecek duruma düşecekleri de bir gerçek. Onun maliyetinin altından kalkmak mümkün değil. Dolayısıyla önümüzdeki dönem özellikle Avrupa'da para politikalarının gevşek seyredeceğini beklemek mantıklı olur. Öte yandan ABD Merkez Bankası faiz artışına başlayacağını açıklamış durumda. Bunun zamanlaması konusunda sürekli değişik açıklamalar görüyoruz. Ancak en az 2-3 yıl faiz artış süreci olacak."

"Gelişmekte olan ülkelerde artık çok daha iyi bir mali disiplin görüyoruz"

Babacan, gelişmekte olan ülkeler adına geçen yıl mayıs ayından bu yana olumsuz bir haber ve yorum akışı oluştuğunu dile getirerek, "Son 10 yıldır dünya ekonomisinin büyüme lokomotifi olan ve pek çok yatırımcının tercih ettiği adres olan gelişmekte olan ekonomiler negatif değerlendirmelere tabi tutuldular. Olduğundan çok daha riskli bir şekilde sunuldular.  Bu yorumların abartılı olduğuna vurgu yaptık. Dedik ki, 'Gelişmekte olan ülkelerde artık çok daha iyi bir mali disiplin görüyoruz, bankacılık sistemleri çok daha sağlam, daha esnek kur rejimleri uyguluyor, daha yüksek rezervlere sahip ve  taze kriz tecrübeleri var.' Son 3-4 aydır değerlendirmeler değişti, gelişmekte olan ülkelere tekrar fon akışı başladı" şeklinde konuştu.

Gelişmekte olan ülkelerin gerekli politika tedbirlerini aldığına dikkati çeken Babacan, gelişmekte olan ülkelerin özellikle ABD Merkez Bankası'nın politika duruşundaki değişimine hızlı bir şekilde adapte olduğunu söyledi.

Babacan, gelişmekte olan ülkelere bakıldığında daha sakin ve makul bir tablo görüldüğünü belirterek, "Gelecek 10 yıl boyunca gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızları geçmiş 10 yıla göre biraz daha düşük olacak. Ama buna rağmen gelişmiş ülkelerden daha büyük büyüme oranları olacak. Büyüme isteyen yatırımcıların adresi yine gelişmekte olan ülkeler olmaya devam edecek. Gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisinden aldıkları payın her yıl arttığını göreceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, Türkiye'nin son 12 yılda bir dönüşüm süreci yaşadığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2008-2009 krizi öncesinde bankacılık, sağlık ve sosyal güvenlik alanında çok önemli reformlar yaptık. Bütçe açığımızı düşürdük. Kamu borç stokumuzu aşağı çektik. Krizde birçok ülkeyi vuran bankacılık ve kamu maliyesi iken biz her iki alanda bu kriz dönemine sağlam girdik. Bunun için Türkiye ekonomisi krizden en az etkilenen  ve en hızlı çıkan ülke oldu. Son 4 yıllık büyüme oranımız şu an yüzde 6. Dünyada istihdamın en hızlı arttı birkaç ülkeden biriyiz."

Babacan, ekonomik büyümenin  özel sektöre bağlı bir büyüme olduğunu, kamu harcamalarını bir büyüme kaynağı olarak görmediklerini vurgulayarak, "Hep mali disipline vurgu yaptık. 'Güven oluşunca zaten özel sektör, Türkiye'nin büyümesini sağlayacak üretim, yatırım ve ihracatı yapacak' dedik ve bu da gerçekleşti. Bizim sonuçlarımız iyi oldu" diye konuştu.

Büyümenin aynı zamanda kaliteli bir büyüme olması gerektiğini, geleceği düşünen bir büyüme perspektifini kastettiklerini belirten Babacan, özellikle kısa süreli hükümetlerin olduğu siyasi kadronun hızlı değiştiği dönemlerde kısa vadeli bakış açısının hakim olduğunu söyledi.

Babacan, Türkiye'nin büyümesinin kucaklayıcı ve kapsayıcı bir büyüme olduğunu dile getirerek, "Büyüme var ve bu büyüme aynı zamanda istihdam üretiyor, yoksulluğu azaltıyor, gelir dağılımını düzeltiyor. Bu dünyada çok ender bir tablo. Büyümenin finansal  ve sosyal sürdürülebilirliği çok önemli" dedi.

- İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi The Euromoney Eurasia Forum - Son Dakika


Advertisement