İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 2013 yılında 500 büyük kapsamındaki kuruluşlarda kar edenlerin sayısı 437'den 371'e gerilediğini, zarar eden kuruluşların sayısının ise 63'den 129'a çıktığını söyledi.
Bahçıvan, İSO tarafından hazırlanan " Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" 2013 yılı araştırması sonuçlarının paylaşıldığı toplantıda, yükselen finansman giderleri nedeniyle düşen karlılıkların şirketlerin özkaynaklarının büyümesini negatif etkilediğini ifade etti.
500 büyük sanayi kuruluşunun 2007 yılında yüzde 7,2 olan karlılık oranının 2013 yılında yüzde 4,9 seviyesine kadar gerilediğini, özkaynakların aktiflere oranının ise yüzde 55'lerden yüzde 43'e düştüğünün bilgisini veren Bahçıvan, bu oranın 2004 yılından bu yana 10 yıldır görülen en düşük oran olduğuna dikkati çekti.
Düşen karlılık ve özkaynaklar sebebiyle şirketlerin otofinansmanı yavaşlarken, daha fazla yabancı kaynak kullanıldığını aktaran Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sonuç olarak 2012 yılında İSO 500 şirketlerinin ödediği finansman giderleri faaliyet karının yüzde 34'üne denk gelirken, 2013 yılında bu oran yüzde 53'e çıkmıştır. Bu da şirketlerin yaptıkları karın yarısından fazlasını finansman gideri olarak ödediklerini göstermektedir. Bu durumun oluşmasındaki en önemli sebeplerden biri, şirketlerin borçlanmalarını tek düze, banka kredileriyle yapmalarından kaynaklanmaktadır.
Şirketlerimiz ne yazık ki bono, tahvil, halka arz, uzun vadeli finansman, hedging gibi borçlanma araçlarından yararlanmamaktadır. Banka kaynaklı borçlanma ile hayatlarını sürdürmeyi tercih etmektedirler. Kendi faaliyet alanlarında başarılı bir performans sergileyen sanayi şirketlerimizin, finansman sağlama ve kullanmada aynı başarıyı sergileyememesi üzüntü vericidir."
Bahçıvan, bu noktada Türkiye Kalkınma Bankası'nın daha işlevsel hale getirilerek sanayicinin yatırımlarında uygun finansman çözümleri oluşturmasına ihtiyaç olduğunu belirtti.
"Zarar eden şirket sayısı 129'a ulaştı"
500 Büyük Sanayi Kuruluşu'nun 2013 yılı karlılığına bakıldığında, yılı karlı kapatan şirketlerin sayısının önceki yıla göre önemli ölçüde azaldığını dile getiren Bahçıvan, "2013 yılında 500 Büyük kapsamındaki kuruluşlarda kar edenlerin sayısı 437'den 371'e geriledi. Zarar eden kuruluşların sayısı da 63'den 129'a çıktı. 2008 global krizinde yaşanan olağanüstü koşulları saymazsak son 10 yıldır bu kadar yüksek zarar eden şirket sayısına ilk kez rastlıyoruz" diye konuştu.
Bahçıvan, özellikle faiz oranları ve döviz kurlarındaki artışların finansman giderlerini yükseltmesi nedeniyle gerek kar/zarar eden kuruluş sayılarının gerekse de toplam karlılık oranlarının olumsuz etkilendiğini ifade etti.
Bu yıl yaptıkları değerlendirme kıstaslarından birisi olan 2013 yılı FAVÖK bazlı verilerde zarar eden şirket sayısının 129 şirketten 32 şirkete düştüğüne dikkati çeken Bahçıvan, bu da sanayi kuruluşlarının ana faaliyetlerinden çok finansman giderlerinin etkisiyle karlılıklarının azaldığını gösterdiğini belirtti.
Teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer incelendiğinde, teknoloji ile yaratılabilen katma değerin ne yazık ki tatmin edici olmadığını vurgulayan Bahçıvan, şöyle devam etti:
"500 Büyük Sanayi Kuruluşu içinde en yüksek katma değeri yüzde 43,6 ile orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun yarattığı görülüyor. Onu yüzde 36,1 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler grubu izliyor. Orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 17,8. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payının yüzde 2,6 ile ne kadar düşük olduğu ortada. Bu noktada yüksek teknolojili sektörlerin dünya imalat sanayi içindeki payının ortalama yüzde 16,7 olduğunu hatırlatmak isterim.
Güney Kore'de bu oran yüzde 21,6, Tayvan'da yüzde 45,1, Singapur'da yüzde 49,9, İsrail'de yüzde 30, İrlanda'da yüzde 25,7, ABD'de yüzde 20,6 ve Malezya'da yüzde 11,2'dir. Türkiye bu oranları teknoloji lehine çevirmek zorunda. Aksi takdirde bu tablonun sanayideki karlılık yansımasını da değiştiremeyiz. Türkiye'de sanayinin yüksek katma değerli ve yüksek teknolojili sektörlere dönüşüm ihtiyacı bulunmaktadır. Ancak 500 Büyük Sanayi Kuruluşu yüksek teknolojili firmaların yarattığı katma değer payının yüzde 2,6'da kalması bu konuda çok daha fazla çaba gösterilmesini zorunlu kılmaktadır."
Bahçıvan, İSO 500 listesinde bulunan şirketlerin teknolojik yoğunluklarına göre karlılıklarına bakıldığında, ileri teknoloji yoğunluklu sanayilerin EBITDA marjının 2013 yılında ortalama yüzde 13'ler seviyesinde iken, İSO 500 kapsamındaki imalat sanayi sektörü toplamında bu oranın yüzde 9,4 olduğu bilgisini verdi.
Türk sanayiciliğinin gelişmesi ve daha yüksek karlılık oranlarına erişebilmesi adına karlılığı yüksek olan yüksek yoğunluklu teknoloji sanayilerine yatırımların odaklanması gerektiğine işaret eden Bahçıvan, "Devlet tarafından verilen teşvikler değerlendirilmeli ve bu alanda yapılacak yatırımlar için daha çok teşvik sağlanmalıdır. Bu yüksek teknolojiye giden yolun ise Ar-Ge ve inovasyondan geçtiğini özellikle vurgulamak istiyorum" diye konuştu.
Sanayileşmiş ülkelerde şirketlerin Ar-Ge harcamalarının satışlara oranının yüzde 6-8 oranlarına kadar yükseldiğini aktaran Bahçıvan, Türkiye'de ise bu oranın binde 8 seviyesinde bulunduğunun bilgisini verdi.
İSO 500 şirketlerinin bu konudaki karnesinin Türkiye ortalamasının altında olduğuna işaret eden Bahçıvan, "Şirketlerimiz üretimden satışlarının ancak binde 47'sini Ar-Ge'ye ayırıyor" dedi.
Bahçıvan, sanayicinin ekonominin en zor dönemlerinde bile istihdam sağladığını ve çalışan ücretlerini de enflasyonun üzerinde artırdığını belirterek, "Demek ki sanayici, istihdamda da ücretlerde de tasarruf yaparak iş yapmamaktadır. Özellikle özel sektörde çalışan sayısının yüzde 4,2 artması ve ücretlerin de yüzde 13,1 oranında yükselmesi bunu göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu.
- İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.