100. Yılında İmam Hatip Liseleri Uluslararası Sempozyumu - Son Dakika
Son Dakika Logo

100. Yılında İmam Hatip Liseleri Uluslararası Sempozyumu

100. Yılında İmam Hatip Liseleri Uluslararası Sempozyumu
23.11.2013 16:46

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ: (2)  "Türkiye'nin demokratikleşme, hukuk devletinin tam anlamıyla tahkim edilmesi, insan hak ve hürriyetlerinin her bakımdan teminatlı hale getirilmesi ko...

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, " Türkiye'nin demokratikleşme, hukuk devletinin tam anlamıyla tahkim edilmesi, insan hak ve hürriyetlerinin her bakımdan teminatlı hale getirilmesi konusundaki adımlarımızı atmaya devam edeceğiz" dedi.

100. Yılında İmam Hatip Liseleri Uluslararası Sempozyumu'nda konuşan Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesinin her bütçe döneminde, "Bu kadar bütçe niye var, şu kadar bakanlığın bütçesinden daha yüksek bütçesi var" şeklinde taratışma konusu olduğunu söyedi.

Yine Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan başka kurumlara kaç kişinin geçtiğine ilişkin eleştiriler de yapıldığını ifade eden Bozdağ, bu konuda sürekli soru önergeleri verildiğini anlattı.

"Türkiye'de Diyanetin bütçesi yüksek mi? Evet yüksek ama yatırım bütçesi değil, cari gider, personel gideri. Yatırım kısmı yok denecek kadar az" diyen Bozdağ,  "Ey hükümet, niye bu kadar cari gider, maaş koyuyorsun da yatırım oranını az tutuyorsun, niye artırmıyorsun?" şeklinde eleştiri getirilmesi gerektiğini söyledi.

Bunların, kafalarda yasakların, duvarların yıkılmadığının göstergesi olduğunu belirten Bozdağ, "İniş çıkışlı iklime baktığınızda yeniden iniş olmayacağını kimse garanti edemez. Onun için kafadaki yasakların, bakışların değiştiği bir Türkiye'ye ulaşmamız lazım" diye konuştu.

"Diyaneti kaldırmak yanlıştır"

İlahiyat fakültesi mezunu imamın sınavı kazanarak öğretmenliğe geçebileceğini ifade eden Bozdağ, "(Siz öğretmenliğe geçmeyin) mi diyelim? Diyanette görev aldı diye, birisi bu devletin başka kurumlarına geçerse veba mı bulaştıracak oraya? Diğer kurumlardan geçince sorun olmuyor da neden Diyanetten geçince Türkiye'nin siyasetinde sorun olarak görünüyor. Bu, kendi ülkesinde din eğitimi almış insanlardan korkan hastalıklı bir zihniyetin hala virüs gibi yaşadığının göstergesidir" şeklinde konuştu.

Bütçe ve diğer konularda doğru yaptıklarını belirten Bozdağ, yine "Diyanetin kaldırılması" şeklinde söylemler olduğunu dile getirdi. Bozdağ, "Diyaneti kaldırmak yanlıştır. Diyanet, bu ülkenin birliğinin, dirliğinin, beraberliğinin çimentosu olan kuruluşlarından bir tanesidir. Daha iyileştirmek, daha güçlendirmek için adım atmamız lazım" dedi.

Kanuna aykırı eğitim kurumlarından bahseden ve suç sayan TCK'daki maddenin kaldırıldığını ifade eden Bozdağ, bu maddeyi 2005'te değiştirmek istediklerini ancak kıyametlerin koptuğunu söyledi.

Bu kanunun, Diyanetin kursları dışında Kur'an-ı Kerim eğitimi verenlerin cezalandırılmasını düzenlediğini belirten Bozdağ, bu yasağı tarihe havale ettiklerini, artık olmadığını kaydetti.

Yine, bir imam, kurs öğretmeni veya vaiz hakkında yapılan şikayet üzerine savcılığın direkt ifade alıp dava açtığını anlatan Bozdağ, devletin diğer birimlerinde ise şikayetler için yargılama izni gerektiğini söyledi.

"Ama din görevlileri söz konusu olduğunda maaş, izin bakımından memur sayıyor ama ceza hukukunda memur saymıyor" diyen Bozdağ, yapılan köklü değişiklik çerçevesinde ceza hukuku anlamında bu görevlileri diğer memurlarla eşitleyen adımı attıklarını kaydetti.

Bozdağ, yaptıkları düzenlemelerin tamamının aslında eşitsizlikleri, haksızlıkları ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu vurgulayarak, üniversitelerin başörtüsü serbestisiyle rahatladığını dile getirdi.

"Adımlarımızı atmaya devam edeceğiz"

Bozdağ, şöyle devam etti:

"Toplumun arasında bir sorun olmadı. Sorun toplumda, halkımızda değil. Halkın önünde gittiğini söyleyenlerin kafasında sorun var. 'Sokağa çıkın, halka bakın' diyoruz. Bu halk, başı açık ve örtülüsüyle nasıl kaynaşmış. Ona göre değerlendirmelerinizi yapın, fikirlerinizi yeniden masaya yatırın. Ama bunu değerlendirmek istemeyenler olabilir. Türkiye'nin demokratikleşme, hukuk devletinin tam anlamıyla tahkim edilmesi, insan hak ve hürriyetlerinin her bakımdan teminatlı hale getirilmesi konusundaki adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Bu anlattıklarım buradaki insanlar için çok büyük olaylardır ama demokrasilerde sıradan, sorun olmayacak normal olaylardır. Türkiye'de hala bunlar kırılma, tartışma, mücadele noktalarıdır. Türkiye bugün geldiğimiz noktada dünle kıyaslanmayacak derecede normalleşmiştir. Önümüzdeki zaman içerisinde aşacağımız çok engel, atacağımız daha çok adım var. Normalleşmediğimiz, konuşamadığımız Türkiye'de başkaca konular var."

Bu iklimi kalıcı kılmak için mücadeleye ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Bozdağ, "Konjonktüre göre farklı. Şimdi yeni bir konjonktür var. Bir değişti, bin yıl devam edecek şey on sene sürmedi gitti. Bir değişim oldu. Bu kazanımlar bakarsınız on sene sonra başka bir noktaya gelir. Dünü çabuk unutup, bugünün rahatlığına aldanıp, yarına dair azmi elden bırakıp çalışmaktan vazgeçtiğimizde, yarın başka sıkıntılar karşımıza çıkabilir. Atılan adımların kurumsallaşması, kalıcı olması, 'bunlarla ilgili mahkemelere gideriz' diyen birilerinin kalmadığı Türkiye'ye kadar hep beraber çalışmamız lazım" şeklinde konuştu.

Kamuda başörtüsü serbestisi getiren düzenlemenin de Anayasa Mahkemesi'ne götürüldüğünü belirten Bozdağ, "Utanılacak bir işi iftihar vesilesi gibi gören siyaset anlayışı var. Türkiye artık gerisin geriye gitmemeli anlayışı herkeste kabul görürse, o zaman geriye gitmez. Her adımın demokratik ülkelerde, geri alınabilecek imkan olduğunda geri alınabildiğini asla unutmamamız lazım. İmam hatip neslinin, kendi davasına, kendi anlayışına her daim sahip çıkmasını arzu ediyorum" dedi.

Eğer bugün Türkiye'de vali, kaymakam, hakim, savcı, doktor, mühendis, milletvekili, başbakan, bakan imam hatipliler varsa bunun önce Allah'ın, sonra da öğretmenlerinin ihlas ve samimi çalışmaları sayesinde olduğunu vurgulayan Bozdağ, "İnşallah Türkiye'nin imam hatipli bir cumhurbaşkanı da olacaktır. Allah da o günleri görmeyi nasip etsin" diyerek sözlerini tamamladı.

Bu arada, sempozyuma, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan ve kızı Sümeyye Erdoğan da dinleyici olarak katıldı.

- İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel 100. Yılında İmam Hatip Liseleri Uluslararası Sempozyumu - Son Dakika


Advertisement