Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, AK Parti'nin Türkiye'nin birliğinin, bütünlüğünün, kardeşliğinin çimentosu, garantisi olduğunu söyledi.
Atalay, TBMM Genel Kurulu'nda; Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Sayıştay, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Başbakanlık, MİT Müsteşarlığı ve MGK Genel Sekreterliği'nin 2013 yılı bütçeleri üzerinde Hükümet adına yaptığı konuşmada, ilk kez kendi iktidarlarında tüm kurumların tek elden mali denetiminin sağlandığını belirtti.
"Bu bir reformdur, istisna kurum kalmamıştır" diyen Atalay, Sayıştay'a haksızlık yapıldığını, Temmuz ayı ortasında çıkarılan yasayla yöntem değişikliğine gidildiğini, denetleme raporlarıyla ilgili gecikmenin bundan kaynaklandığını anlattı. Atalay, "2012 yılı denetlemesini sordum. Bu yıl bütçenin yüzde 91'i denetlenmiş durumda. Gelecek yıl raporlar gelecek. Sayıştay daha güçlü, yetkileri artırılmıştır" dedi.
Yargının AK Parti döneminde esas kimliğine, bağımsızlığına ve rahat çalışmasına kavuştuğunu ifade eden Atalay, yargı mensuplarının özlük haklarının iyileştirildiğini, adalet sarayları yapıldığını, Sayıştay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi'nin bir bütünlük içinde çalışacağı binalara kavuştuğunu, aynı çabayı Yargıtay için de sürdürdüklerini söyledi.
Atalay, "Yargı bu dönemde daha özgürleşmiştir. Yargının özgürleşmesi birilerini rahatsız ediyor. Sebep bu...Anayasa Mahkemesi, bugün insan hakları mahkemesi haline gelmiştir. AİHM'e yapılan başvurular nedeniyle eleştiriler getiriliyordu. Bu bireysel başvuru hakkı o kadar önemli ki... Bundan sonra vatandaşlarımız AİHM'e değil, Anayasa Mahkemesi'ne gidecektir" diye konuştu.
"AK Parti'nin diktatörlüğünden söz edildiğini" kaydeden Atalay, "Bunu CHP derse çok üzülüyorum. 1940'lı yılların CHP'si, bugün Türkiye'de demokratikleşmeyi adeta rehber edinmiş AK Parti'yi diktatörlükle suçluyor. Bu hayret edici bir şey..." dedi.
-"Kimseyi ayırmayız"-
BDP'li Sırrı Sakık'ın atamalarda ayrımcılık yapıldığına ilişkin sözlerine işaret eden Atalay, şöyle konuştu:
"Bu külliyen yanlıştır. Bu ayrımcılığı yapmak da çok yanlıştır. AK Parti hükümetlerinde böyle bir ayrım söz konusu değildir. Ayrımcılık yapılmamıştır, yapılmamaktadır. Yapan olursa biz karşı çıkarız. Türkiye'de böyle bir şeyi gelip Meclis'te nasıl söylersiniz- Sizin kafanızda olmayan sizin partinizden olmayanları Kürt kabul etmezseniz, onu bilemem. Pek çok bürokratımız var; hiç kimsenin kimliğine, etnik yapısına, geldiği kökene bakılmaz. Böyle bir şey olmaz. AK Parti Türkiye'nin birliğinin, bütünlüğünün, kardeşliğinin çimentosudur, garantisidir. Biz ülkemizin birliğinin çimentosuyuz. Bir vatandaşımızı feda etmeyiz. Kimseyi ayırmayız. Kürt vatandaşlarımız da AK Parti'nin bu politikasını çok iyi bilir.
Bu ülkede ret ve inkar politikalarını elimizin tersiyle ittik. Bugün devlet geçmişiyle hesaplaşıyor. Yanlışların üzerine gidiyoruz. Ama siz bunları görmüyorsunuz. Bu görülür, görülmez, Sakık görmez, birileri görmez ama millet görüyor. Bunu zaten birileri için yapmadık, milletimiz, vatandaşlarımız için yaptık. Devletin kendisiyle hesaplaşmasını, ret ve inkar politikalarının kaldırılmasını, vatandaşlarımızın hak ve hukukunun iadesini... Terör örgütü ile vatandaşlarımızı ayıran partiyiz. Tüm vatandaşlarımızın aksamış, ihmal edilmiş hak ve hukuku varsa, onun garantisi biziz. AK Parti olarak bu yolda devam edeceğiz. Ne olur sizler de insaflı bakın. Tamam muhalefet eleştirir ama bir defa
'şu da iyi' der. 10 yılda Türkiye nereden nereye geldi. Uluslararası alanda Türkiye'ye övgüler yağdırılıyor. Muhalefet bunun birini söylese kendisi kar eder, kendisi güçlenir, eleştirileri haklılık kazanır."
-"İlkellikleri bu Hükümet kaldırdı"-
Atalay, 10 yılda atılan demokratik adımları kitaplaştırdıklarını, bunların tamamının Meclis'ten geçtiğini söyledi.
İktidara geldiklerinde 10 gün sonra yapılan ilk icraatın OHAL'i kaldırmak olduğunu anlatan Atalay, 46 kez uzatılan OHAL'i uzatmayarak 30 Kasım 2002'de kaldırdıklarını, Güneydoğu'dan en çok bunun istendiğini ifade etti. Faili meçhul cinayetler dönemine son verildiğini, halkın iradesi dışında güç odağı tanımayan AK Parti'nin yargısız infaz ve faili meçhul gibi yaşam hakkı ihlallerini Türkiye'nin gündeminden çıkardığını, bunlara karışan kamu görevlileri için yasal süreç başlatıldığını, geçmişin üzerindeki sis perdesinin kaldırıldığını, olayların aydınlatılması ve suçluların yakalanmasında önemli adımlar atıldığını söyledi.
Sivilleşme yönünde çok sayıda düzenleme yapıldığını, YÖK, RTÜK gibi bir çok kurumdan MGK temsilcilerinin çıkarıldığını anlatan Atalay, "İşkence Türkiye'nin yüz karasıydı, uluslararası alanda Türkiye'nin karşısına çıkardı. İşkence ve kötü muamelenin tanımı genişletildi, cezalar artırıldı, işkenceye sıfır toleransla Türkiye gündeminden işkence çıktı" dedi.
Sivil toplumun, iktidarın desteklediği en önemli unsur olduğunu belirten Atalay, "12 Eylül ideolojisi ürünü olan eski Dernekler Kanunu'nda örgütlü toplum kontrol altında tutulması gereken potansiyel tehlike olarak görülüyordu. 'Tehlike olarak görülenler' şeklinde yaşayarak geldik buraya. Örgütlenmenin önünü açtık. Bugün hiçbir sınır yok, çocuklar bile dernek kurabiliyor" diye konuştu.
Atalay, cemaat vakıflarıyla ilgili her şeyin rahatlatıldığını belirterek,
"Muhalefet oy verseydi siyasi parti kapatılmayacaktı. Kolluk merkezleri modernleştirildi. Karakollarımızın hepsine gidin, hepsi şeffaf, hepsi kameralı" diye konuştu.
Farklı dil ve lehçelere yayın hakkı tanındığını anlatan Atalay, "Herkesiz çocuğuna istediği ismi vermesi bile yoktu Türkiye'de. Nüfus memuru çocuğunuzun ismine müdahale ediyordu. Anne cezaevinde çocuğuyla anadilinde konuşamıyordu. Bu ilkellikleri bu Hükümet kaldırdı" şeklinde konuştu.
(Bitti)
Muhabir: Melda Çetiner
Yayıncı: Ali Eyvaz - TBMM
Son Dakika › Güncel › 2013 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.