İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, "Esed'le gidip el sıkışmakla olmaz, Esed'le gidip oturduğunda ona diyeceksin ki, 'Bütün her tarafa yardım yapmak istiyoruz.' O izni koparacaksın" dedi.
Bahariye Mevlevihanesi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Yıldırım, katılımcılara teşekkür ederek, "Bu dernekler bir defa hala toplantı yaparak, 'yardım etme kararı aldık' diyen devletler gibi sahtekar değiller" ifadelerini kullandı.
Batıya, doğuya ve İslam dünyasına seslenen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sahtekarlık yapmayın, ikiyüzlü olmayın. Birleşmiş Milletler niçin kuruldu? Biz biliyorduk ama halk bilmiyordu. Şimdi ortaya çıktı niçin kurulduğunuz. Sizin gözünüzde ne yazık ki bir damla petrol, bütün Müslümanların kanından daha değerli. Biz bunu gördük. Şu Suriye'de olanlar batının herhangi bir yerinde olsa ne olurdu Allahınızı severseniz? Ne olurdu biliyor musunuz? Önce biz koşardık. Sonra siz de dünyayı ayağa kaldırırdınız. Katrina Kasırgası'na gittik, Telafer'i bombalıyordunuz. Katrina Kasırgası'nda yardım dağıttık. Biz sizin gibi sahtekar değiliz, bu kadar insan için sadece konuşuyorsunuz."
"İlk defa bu kadar içim dolu oldu"
İHH Başkanı Yıldırım, bazı kuruluşlarla görüşmeler yaptıklarını belirterek, "İçimiz çok dolu, ilk defa bu kadar içim dolu oldu. Bazı kuruluşlarla görüşüyoruz sahtekarca bana diyorlar ki, 'içeriye yardım götüremiyoruz.' Yüzünüz kızarsın Allah'tan korkmazlar" diye konuştu.
Dünyaya çağrıda bulunmak istediğini ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İçeriye yardım götüremiyoruz, izin verilmiyor diyenler gelsinler onları istedikleri yere götürelim, yardımları dağıtsınlar. Buradan rica ediyorum; Suriye kanallarına da verin bunu, Esed'e de rejime de çağrıda bulunuyorum. 3 yıldır dedik ki, Suriye'nin genelinde yardım dağıtma izni verin, siz bizi tanıyorsunuz, insani diplomasiyle birçok insanın kurtuluşuna vesile olduk. Çoluğa, çocuğa, yaralıya, kadına yardım götürmemize niçin izin vermiyorsunuz?
Mezhep, meşrep, Nusayri, Şii hiç önemli değil, her yere yardım götürmeye çalışıyoruz. Şu anda muhaliflerin olduğu her yere yardım götürebiliyoruz. Esed'le iş tutan Türkiye'dekilere de sesleniyorum; madem öyle vicdadınız olsun, gidin şu Esed'e deyin ki, 'Biz seni savunuyoruz, bütün katliamlara rağmen senin hakimiyetin altında olan bölgelere de o zaman izin verin yardım götürelim.' Sizle de çalışmaya hazırız. Bazı gazeteler, bazı siyasi oluşumlara söylüyorum, gelin oradakilere de yardım götürelim."
Yeni bir izin belgesi çıkarılmasının hazırlığı içerisinde olduklarını anlatan Yıldırım, bir takım şartlarda anlaşma sağlanması durumunda, bütün bölgelere Suriye içinde yardım dağıtma yetkisi olan tek kuruluş olacaklarını vurguladı.
Yıldırım, bazı kesimlerin oturduklarında insan eksenli konuştuklarını belirterek, "Gelin o zaman bütün insanlara yardım edelim, kampanyalar yapalım. Esed'le gidip el sıkışmakla olmaz, Esed'le gidip oturduğunda ona diyeceksin ki, 'Bütün her tarafa yardım yapmak istiyoruz.' O izni koparacaksın. Şimdi öyle bir hale geldi ki Suriyeli yaralı, şehit, çocuk, annenin üzerinden biri emperyalizme karşı savaşıyor, biri emperyalizmin yanında savaşıyor. Hepsi kendi bulundukları topraklarda iktidar kaygısı için herşeyi kullanıyor. Sonuçta da ölüm var, hepimiz ahirete gideceğiz, hesabı vereceğiz" diye konuştu.
Toplantıya katılan Suriyeli mağdurlar
Toplantıya katılan Suriyeli anne Şaza Barakat, yaşanan olaylarda oğlunu kaybettiğini belirterek, Suriye'de şehitlerin bulunduğunu ve insanların açlıkla mücadele ettiğini söyledi.
Suriye'de bir diktatör zulmünün yaşandığını anlatan Barakat, şunları kaydetti:
"Sadece özgür bir şekilde Başbakanımızı seçmek ve yönetimin babadan oğula geçmemesi için bedel ödüyoruz. Dünya seyrederken milyonlarca ev yıkıldı, milyonlarca aile kaçtı. Bir Başbakan nasıl halkını tanklarla uçaklarla vurabilir? Sivil insanlara tanklarıyla nasıl hücum edebilir? Yemek, su, elektriği nasıl engelleyebilir? Beşşar Esed dünyada yasaklanan silahlarla uçaklarla tanklarla nasıl halkını bu şekilde vurabilir? Hala bütün dünya düşünüyor. Suriye halkına yardım edelim mi, etmeyelim mi? Suriye halkının yardıma ihtiyacı var. İnsanlık nerede, Müslümanlar nerede? İnsan haklarından bahseden kişiler nerede? Çocuklar öldürülürken, parçalanırken seyredenler nerede?"
Suriye'de yaşananları dünyanın seyrettiğinin altını çizen Barakat, "Biz ülkemize dönmek istiyoruz. Sağ salim bir şekilde yaşamak için bir bölge talep ediyoruz. Vicdanınıza, insanlığınıza hitap ediyorum. Ne zamana kadar tahammül edebilir Suriye halkı, sonsuza kadar mı? Yaralı, ilaç almadan, ameliyatı yapılmadan ne kadar tahammül edebilir? Sizlerden gelecek her türlü yardıma ihtiyacımız var. Türkiye ve Türk halkına verdiği desteklerden ötürü teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Suriye'de iç savaşta yaralanan Muhammed El-Ali ise savaşın devam etme nedeninin dünyanın yanlarında durmaması ve fazla destek görmemeleri olduğunu söyledi.
Terörist olmadığını ve savaştan önce normal bir hayatının bulunduğunu anlatan El-Ali, şunları kaydetti:
"Hiçbir zaman silah taşımadım. Zorladıkları, cezaevine attıkları, işkence ettikleri için silahı tuttum va kullandım. Savaşırken elimizde yeterli tüfek yoktu ama yine savaşıyorduk. Müslümanı, Dürzisi tüm masum insanları savunmak için savaştık. Şaşırıyorum bazı ülkeler bizi terörist diye gösterdiği zaman. Türk halkına ve Türk hükümetine teşekkür ediyorum bize sahip çıktıkları ve hep yardım ettikleri için. İnsanlar İstanbul'a gezmek için gelirler ama biz tedavi olmak için geliyoruz, günlerimizi hastanede geçiriyoruz. Sadece burada tedavi olup, ülkemizdeki ailelerimizin yanına dönmek istiyoruz. Çıktığımızda biliyorduk, her an şehit olabileceğimizi ama hiç yaralanacağımı ve Türkiye'ye geleceğimi tahmin etmedim. Bize yardım eden dernekleri de unutamam, İHH gibi."
Suriyeli kız çocuğu Muntaha Şahirli de Suriye'yi özlediğini belirterek, "Türkiye'ye geldiğimde ilk zamanlar okul yoktu sonra okul kurulduğu için çok mutlu oldum. Suriye'deki okulumu ve evimi çok özlüyorum" dedi.
Toplantı, İnsan ve Medeniyet Haraketi Teşkilatlanma Koordinatörü Faruk Taşdelen ve Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ile bazı katılımcıların görüşlerini ifade etmelerinin ardından sona erdi.
- İstanbul
Son Dakika › Güncel › '3. Yılında Suriye Krizi' Raporu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.