5. Büyükelçiler Konferansı - Son Dakika
Son Dakika Logo

5. Büyükelçiler Konferansı

5. Büyükelçiler Konferansı
02.01.2013 14:02

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Bir yüzyıl sonra eğer Türkiye Cumhuriyeti devleti küresel bir güç olacaksa, olduğunu bütün dünyaya gösterecekse, temel taşlarını bugün dokumak zorundayız" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Bir yüzyıl

sonra eğer Türkiye Cumhuriyeti devleti küresel bir güç olacaksa, olduğunu bütün

dünyaya gösterecekse, temel taşlarını bugün dokumak zorundayız" dedi.

Davutoğlu, Marriott Otel'de düzenlenen 5. Büyükelçiler Konferansı'nın

açılışında yaptığı konuşmada, hükümetin dış politikasına yönelik eleştirilere

değinerek, bu eleştirileri yöneltenlerin var olan durumun kendileri için en iyi

durum olduğunu zannedip bulunduğu yeri muhafaza etmeye çalışanlar olduğunu ifade

etti. Bakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Biz böyle demiyoruz, hiçbir büyükelçimizin de böyle demesini istemiyorum.

Her bir büyükelçimiz bulunduğu merkezde, tarihin aktığı merkezin, Ankara'nın

temsilcisi olacak ve o merkezde başı dik bir şekilde diyecek ki, 'Eğer bu tarih

bir yere doğru akıyorsa, ben onun peşinde koşmayacağım.' Tarihin peşinde

koşulmaz, tarihin içinde koşulur ve önüne geçilir. Bir yüzyıl sonra eğer Türkiye

Cumhuriyeti devleti küresel bir güç olacaksa, olduğunu bütün dünyaya

gösterecekse, temel taşlarını bugün dokumak zorundayız."

"Bekleyelim ve elimizdekini muhafaza edelim, şartlar şekillendikten sonra o

muhafaza ettiklerimiz ne işe yarayacaksa, onu o zaman değerlendiririz" demenin

iradesizlik olduğunu belirten Davutoğlu, "Biz her şeyi yaparız, her türlü riski

alırız ama iradesizliği asla kabul etmeyiz. İradenizi koyacaksınız, bazen hata da

yapacaksınız, yapabiliriz. Değerlendirme hatası da yapabiliriz, bunun için bu

ortak akıl forumlarını oluşturuyoruz" diye konuştu.

-"Herkes heybesi dolu gelecek büyükelçiler konferansına"-

Bütün büyükelçilerin eteğindeki taşı ortaya koyacağını ifade eden Davutoğlu,

hata olursa bunun sorumluluğunu bakan olarak almaya hazır olduğunu ifade etti.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Ama pasif bir büyükelçi görmek istemiyorum, pasif bir dış politika görmek

istemiyoruz. Çünkü bu dış politikanın arkasında çok güçlü bir siyasi irade var.

On yıllık bir birikim var. Sayın Yakış'la başlayan ve daha önceki selefim Sayın

Cumhurbaşkanımız ve Başbakan Yardımcımız ile devam eden ve benim de naçizane

şekilde katkıda bulunduğum bir köklü gelenek ve Sayın Başbakanımızın liderliğinde

bir siyasi irade var. On yıllık bir birikimden bahsediyoruz.

Herkes heybesi dolu gelecek büyükelçiler konferansına, yeni perspektifler

getirecek. Gerekirse en sert eleştiriler getirecek, ama buraya gelirken dolu

gelecek, buradan giderken dolu gidecek. Bizim yeni perspektifimiz ve büyükelçiler

toplantılarından beklediğimiz vizyon bu."

Hızlı akan tarih içinde dışişleri camiası olarak çok önemli toplantılara

evsahipliği yaptıklarını ifade eden Davutoğlu, geleneksel dış politika

parametreleri itibariyle önem taşıyan birçok inisiyatifin içinde yer aldıklarını,

etkilerini gösterdiklerini ve bundan sonra da göstereceklerini söyledi.

-"Bir efsanedir Türkiye'nin Somali politikası"-

Türkiye'nin küresel güçlerle ilişkilerinin derinleşerek güçlendiğini anlatan

Davutoğlu, bu küresel güçlerin birini diğerine alternatif olarak görmediklerini

ifade etti. Davutoğlu, "Çünkü bu küresel güçler de biliyor ki, tarih artık

Ankara'dan akıyor. Ankara'yı göz ardı eden tarihi anlayamaz. Ankara'yla

ilişkilerini riske sokacak olan, bütün bölgesel politikalarda da risk üstlenmiş

olur" diye konuştu.

Türkiye'nin bundan sonra da hem uluslararası platformlarda ağırlığının

artacağını hem de bütün bu güçlerle ilişkilerinin daha da kökleşerek,

zenginleşerek, çeşitlenerek devam edeceğini belirten Davutoğlu, ancak bunların

geleneksel ilişkiler olduğunu, bakanlık olarak değerlendirmelerinde Türkiye'yi

farklılaştıran hamlelere odaklanmaya çalıştıklarını söyledi. Davutoğlu, şöyle

devam etti:

"Türkiye ile ABD, Rusya, Çin ilişkilerinin güçlü olarak devam etme iradesi

olacak. Biz bunları güçlendiririz. Öyle hamleler yapacaksınız ki, Türkiye'nin

varlığı hissedilecek. Herkes diyecek ki, 'Evet Türk diplomasisi farklı bir seyir

takip ediyor.' Alışkanlıkları kıracağız, ezberleri bozacağız. Hiç görünmediğimiz

yerlerde görüneceğiz.

Bir sabah insanlar Afrika'da kalktığında Başbakanımızın uçağını 20 yıl sonra

Mogadişu'ya inen ilk başbakan uçağı olarak görecekler ve bir efsane oluşacak. Bir

efsanedir Türkiye'nin Somali politikası. Yapacağınız milyarlarca dolar yatırımla

ulaşamayacağınız bir kamu diplomasisi başarısıdır aynı zamanda. Çünkü bütün

Afrika o resimle bütünleşti."

-"Yeni bir boyut getiriyoruz diplomasimize"-

İki hafta önce gerçekleştirdiği Finlandiya ziyaretinden bir örnek aktaran

Davutoğlu, ziyaret sırasında Finlandiyalı sivil toplum kuruluşları ile bu ülkede

yaşayan Somalililerin tertip ettiği bir sabah kahvaltısına planlanmamış bir

şekilde katıldığını anlattı.

Orada bütün Somalili yetkililerin ayağa kalkarak Türkiye'nin Somali

politikasını övdüklerini belirten Davutoğlu, Finlandiyalı sivil toplum

kuruluşlarının da Somali'ye nasıl ulaşacakları konusunda Türkiye'den yardım talep

ettiklerini kaydetti.

Artık Türkiye'nin ihtiyacı olduğunda her an desteğe hazır güçlü bir Somali

diasporası, Filistin diasporası bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, "Artık

birileri bize karşı kampanya yaptığında sokağa sadece Türkler ve Azeriler

çıkmıyor" dedi.

Bütün büyükelçilere talimat gönderdiklerini belirten Davutoğlu, "Bundan

sonra Somali ile ilgili her konu ilk önce Türkiye'den sorulacak" dediklerini

kaydetti.

Gazze'de bir Gazzelinin kendisine, "Allah sizden razı olsun Arakan'a

gittiğiniz için" diyerek sarıldığını anlatan Davutoğlu, "Kendisi bomba altındaki

bir Gazzeli eğer Arkan'daki insanların acısını yüreğinde hissediyorsa, biz

burada, Ankara'da, İstanbul'da rahat şartlarda oturanlar, tarihi bilince sahip

olup, Arakan'daki, Myanmar'daki binlerce şehidimizin hatırasına saygısızlık yapıp

atıl oturamayız.

'Myanmar'da ne işimiz var?' diyenlere söylüyorum. Myanmar bizim işimiz,

Somali'nin bizim işimiz olduğu gibi. Eğer bir insanlık vicdanı oluşmuşsa ve bu

insanlık vicdanı sizi Gazze'de o bombalar altındaki Filistinliye Myanmar'ı

sordurtuyorsa, küresel politikalar takip etme iddiasındaki Türkiye bu olaya

sessiz kalamazdı."

Fas'a yaptığı ziyaretten de bir örnek veren Davutoğlu, Marakeş'te grup grup

insanların kendisine, "Suriyeli mültecilere kucak açtığınız için teşekkür

ediyoruz" dediklerini söyledi.

Kastettikleri "insani diplomasi"nin bu olduğunu ifade eden Davutoğlu, insana

değmeyen, insani özü taşımayan, insanın vicdanına hitap etmeyen hiçbir

diplomasinin artık kalıcı olamayacağını belirtti. Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Dünyanın en güçlü ordularına sahip olmak ne kadar önemliyse, insanlık

vicdanına ait olmak ve o vicdana hitap edebilmek de bir o kadar önemli. Artık

Türk bayrağı, sadece bir gücün değil de bir vicdanın sembolü olarak

dalgalanıyorsa bütün buralarda, Gazze sokaklarında, Myanmar'da, Somali'de, işte o

zaman sizin küresel bir diplomasi kabiliyetiniz var. İşte bizim 'insani

diplomasi'den kastettiğimiz bu.

Yeni bir boyut getiriyoruz diplomasimize. Bölgemizdeki krizlere çözüm bulma

çabalarını sürdürürken bir taraftan da bütün insanlığı kuşatacak, insanlığın

zihnini ve vicdanını meşgul eden ne varsa onların hepsine sahip olacak bir iddia.

Yeni Türk diplomasisinin en önemli hedeflerinden biri bu olmalıdır diye

düşünüyoruz."

Türkiye Cumhuriyeti devletini müşfik ve muktedir bir devlet olarak inşa

etmek zorunda olduklarını ifade eden Davutoğlu, bunlardan birinin eksik olmasının

zulüm veya acziyet getireceğini kaydetti.

(Sürecek)

Muhabir: Murat Ünlü

Yayıncı: Göksel Sözer - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel 5. Büyükelçiler Konferansı - Son Dakika


Advertisement