AB Krizine Karşı Sosyal Belediyecilik Sempozyumu - Son Dakika
Son Dakika Logo

AB Krizine Karşı Sosyal Belediyecilik Sempozyumu

29.03.2013 13:32  Güncelleme: 13:45

Başbakan Yardımcısı Arınç "Kriz ortamında merkezin yerele yetişemeyeceğinden sosyal belediyecilik bir çözüm olarak ortaya çıkıyor" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Kriz

ortamında merkezin yerele yetişemeyeceğinden hareketle sosyal belediyecilik bir

çözüm olarak ortaya çıkıyor. Ekonomik bunalım anında iyi hazırlanmış bir sosyal

belediyecilik planlaması insanlara rahat bir nefes aldırabilir" dedi.

Arınç, Güney-Doğu Avrupa Yerel Yönetim Birlikleri Ağı (NALAS) tarafından

düzenlenen "AB Krizine Karşı Sosyal Belediyecilik" konulu sempozyumun açılışına

katıldı.

NALAS Dönem Başkanı seçilen Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin'in

örnek çalışmalarıyla başarılı bir belediye başkanı olduğunu belirten Arınç,

bugüne kadar yaptığı çalışmaların da önemli olduğunu söyledi.

Sosyal belediyecilik alanında çok başarılı belediyeler olduğunu belirten

Arınç, "Bunların hepsi birer güzel örnektir. Çünkü belediyeler vatandaşların en

yakından muhatap oldukları ve doğrudan hizmet aldıkları birimlerdir. Vatandaşla

birebir temas eden bu birimlerin toplumun nabzını tutması, dünyada neler olup

bittiğini izlemesi ve çözümler üretmesi de gereklidir" dedi.

Toplantının ana temasının 2008 yılının son aylarında başlayan ekonomik kriz

olduğunu ifade eden Arınç, ABD'de başlayan krizden kısa sürede tüm dünyanın

etkilendiğini anlattı.

AB'de bu krizin etkilerinin sürdüğünü dile getiren Arınç, AB ülkelerinin

küçülen ekonomilerinin daralmaya devam ettiğini söyledi. Kıbrıs Rum Kesimi'nde

yaşananların AB içinde ekonomik krizin sürdüğünü ve devam edeceğini kaydetti.

-"İlişkileri derinden etkileyecektir"-

Krizin siyasi sonuçları da olduğunu aktaran Arınç, pek çok Avrupa ülkesinde

hükümet değişiklikleri yaşandığını anlattı. Arınç, "Güney Kıbrıs Rum Kesimi AB

üyesi olmasına rağmen Rusya ile yakınlaşma yolunu bile aramaktadır. Bu görüntü

AB'nin ve Avrupa coğrafyasındaki devletlerin ilişkilerini ve bundan sonraki

politikalarını derinden etkileyecektir" diye konuştu.

Kurtarma planlarından ülke yönetimleri kadar yurttaşların da etkilendiğini

ifade eden Arınç, bu insanların zaman zaman eylemlerde tepkilerini gösterseler de

kaybeden taraf olduklarını söyledi.

Kriz ortamlarında çözüm için ilk akla gelenin sosyal politika bütçelerinin

azaltılması olduğunu belirten Arınç, bazı ülkelerin sosyal harcamalarda

kesintilere gitmesinin fakirleşmeye neden olduğunu söyledi.

Türkiye'nin de büyük ekonomik krizler atlattığını anımsatan Arınç, 2001

yılındaki krizde vatandaşın bir gecede fakirleştiğini aktardı. Krizin ardından AK

Parti Hükümeti'nin göreve geldiğini ve o günden bugüne ekonominin başarılı bir

yönetimle bugüne geldiğini söyledi.

Türkiye'de 2002 yılında 4 doların altında geliri olan kişi sayısının nüfusun

yüzde 30'unu oluşturduğunu belirten Arınç, bu rakamın nüfus artışına karşın yüzde

2,7'ye düştüğünü kaydetti.

Türkiye'nin 2002 yılında yaşadığı sorunu bugün Avrupa ülkelerinin yaşadığını

ifade eden Arınç, geliri belli seviyede olan kişilerin bir anda işsiz, mutsuz ve

başarısız olduğunu, bu durumlarda sosyal çöküntü ve psikolojik depresyonun önünün

alınması gerektiğini bildirdi.

-"Hükümetler yerelin nabzını tutamayabilir"-

Kriz ortamında, toplumsal ihtiyaçlar ve beklentilerin daha da

derinleştiğini, bu anlarda hükümetlerin merkezi ve makro politikalar

ürettiklerinden yerelin nabzını tutamayabileceğini dile getiren Arınç, şöyle

devam etti:

"Kriz ortamında merkezin yerele yetişemeyeceğinden hareketle sosyal

belediyecilik bir çözüm olarak ortaya çıkıyor. Ekonomik bunalım anında iyi

hazırlanmış bir sosyal belediyecilik planlaması insanlara rahat bir nefes

aldırabilir.

Sosyal belediyecilik toplumun ihtiyaçlarını öngören ve kamu kaynaklarının bu

ihtiyaçlara uygulandığı bir modeldir. Merkezi hükümetlerin göremedikleri,

hesaplayamadıkları durumları yerel yönetimler daha yakından teşhis ederek

çözebilir. ihtiyaç sahiplerini tespit ederek kriz ortamının gereklerine göre daha

doğru politikaları uygulayabilir. Bu bağlamda ülkemizde sosyal belediyecilik

alanında başarılı olmuş çok sayıda belediye vardır. Yaşlılarımız için huzurevleri

hatta Yıldırım'da olduğu gibi huzur sarayları, evde bakım hizmetleri, yoksul

vatandaşlarımız için temel gıda yardımları, kimsesizler için barınma imkanları,

hasta ve yakınları için konaklama imkanları, kadınlarımız için sığınma evleri,

çocuklarımız için eğitim destekleri, engelliler sosyal alanlar, hatta insanların

dostu olan hayvanlar için barınaklar temin edilmesi belediyelerimizce

vatandaşlarımızın imkanlarına sunuluyor."

Sosyal belediyecilik anlayışının Türkiye'de bu kadar yaygınlaşmasının

sebebinin tarihten gelen vakıf, komşuluk ve yardımlaşma mirası olduğunu dile

getiren Arınç, bu mirasa sahip çıkan belediyelerin özellikle son 10 yılda sosyal

belediyecilik alanında tatlı bir rekabet yaşadığını söyledi.

Bursa'nın bu konuda örnek bir il olduğunu belirten Arınç, kentteki sosyal

belediyecilik uygulamalarından örnekler verdi.

Arınç, Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin'in bu konuda ilk sıralarda

olduğunu belirterek, "Yıldırım modeli Türkiye'de üniversitelerde araştırma

konusu olmuştur" dedi.

Yaşlı, engelli, yoksul, fakir, kimsesiz, bakıma muhtaç kimseler, sosyal

harcamadan öncelikli yararlanması gereken kesimler olsa da sosyal belediyeciliğin

daha kapsamlı bir vizyon ve misyon üzerine kurgulanması gerektiğini vurgulayan

Arınç, uygulamanın ihtiyaç sahipleri önceliğinde, yerel dinamiklerin de aktif rol

aldığı, tüm kesimlere yönelik kültürel, sanatsal, eğitsel ve sportif faaliyetleri

kapsamasının önemine işaret etti.

Bu kapsamlı bakış açısının faydalarının, kriz ortamlarında daha iyi

görüleceğini ifade eden Arınç, şu değerlendirmede bulundu:

"Bugün ihtiyaç sahibi olmayan kesimler, krizler, buhranlar, kazalar ve

zamanla bir anda ihtiyaç sahibi durumuna düşebilirler. Yine bu zamanlarda, suç

oranlarında ciddi artışlar görülebilir. 2001 yılında Türkiye ile aynı dönemlerde

krizde olan Arjantin'de ciddi yağmalamalar, hırsızlıklar olmuştu. Ülkemizde ise

en zor krizlerde dahi bir yağmalama, yaygınlaşmış hırsızlıklar olmadı. Toplumun

zor zamanlarda daha büyük panik ve bunalıma sürüklenmemesi için tedbirlerimiz

önceden almalıyız, sosyal koruma ve paylaşımı toplumun tüm katmanlarına

yaymalıyız."

Avrupa coğrafyasında bulunan ülkelerin içinde bulundukları kriz ortamında,

NALAS'a üye belediyelerin sosyal belediyecilik faaliyetlerini tartışmalarını, bir

çözüm iradesi ortaya koymalarını önemli bulduğunu kaydeden Arınç, sempozyumda

konuşulacak önerilerin, NALAS üyesi belediyelere ciddi katkılar sunacağına olan

inancını dile getirdi.

-Diğer konuşmalar-

AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel

de Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin'in NALAS başkanı seçildiğini

anımsatarak, son zamanlarda uluslararası kurumların başında Türk yetkililerin

görev almasının gurur verici olduğunu söyledi.

Belediyeler arasındaki işbirliğinin, uluslararası işbirliğine katkı

sağlayacağına inandığını belirten Türel, bugün yapılacak çalışmaların bu anlamda

önem taşıdığını kaydetti.

AK Parti Hükümeti'nin uluslararası işbirliğine verdiği öneme işaret eden

Türel, uluslararası ve sosyal barış için yerel yönetimlerin sürekli desteklenmesi

gerektiğini belirtti.

Sosyal belediyecilik alanında son 10 yılda önemli gelişmeler sağlandığını,

bütçeden belediyelere ayrılan payın 5 kat artırıldığını anlatan Türel, Başbakan

Recep Tayyip Erdoğan'ın bu gelişmede önemli rol oynadığını dile getirdi.

NALAS Başkanı ve Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin ise

toplantıyla ülkeler arasındaki diyaloğa şehirlerin de katkı sağlamasının

amaçlandığını söyledi.

Krizlerin aşılmasında yerel yönetimlerin önemine işaret eden Keskin,

sempozyumda bu konudaki iyi örneklerin paylaşılacağını kaydetti.

Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Hayrettin Güngör de sağlıklı

kentler tesis edilebilmesi için alt ve üst yapı hizmetlerinin kusursuz

sunulmasının yeterli olmadığını, sosyal projelerin de bu hizmetlerle birlikte

yürütülmesi gerektiğini belirtti. Güngör, "Sağlıklı ve huzurlu kentler için

sosyal yatırımlar desteklenmeli" dedi.

Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, belediye denildiğinde ilk akla gelenin

alt ve üst yapı hizmetleri olduğunu ancak son yıllarda sosyal belediyeciliğin

esas yarış alanı haline geldiğini ifade etti.

Sempozyumu bu nedenle önemsediklerini ifade eden Ak, toplantıda belediyenin

bu alandaki çalışmalarını paylaşacaklarını söyledi. - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AB Krizine Karşı Sosyal Belediyecilik Sempozyumu - Son Dakika


Advertisement