(ANKARA) - Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, İYİ Partili Lütfü Türkkan'ın, "partinin parasal kaynağına" ilişkin iddialarına, "Dolaylı, direkt ya da endirekt, devletle teması olan biri değilim. Belediye, ihale ile ilgili söyledikleri, onun siyasi tecrübesine, arkadaşlığımıza, maruz kaldığımız iftiralara cevap verirken taşıdığımız duyguya yakışmaz, çok ayıptır" dedi.
Anahtar Parti (A Parti) Genel Başkanı Yavuz Ağırlioğlu, Sözcü TV YouTube kanalında soruları yanıtladı.
Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, bir soru üzerine, ülkücü bir gelenekten geldiğini, zor dönemler yaşadıklarını belirterek, "Türk milliyetçiliğinin artık parmak sallamaktan, bağırmaktan, güvenlik endişelerine iyi gelmekten daha büyük sorumlulukları olduğunu idrak ettim. Çevreye duyarlı olan milliyetçilik istiyorum. Irmaklarının kirlenmesinden kanına enfeksiyon bulaşmış gibi sorumluluk duyan bir milliyetçilik diyorum. Parasının değersizliğinden mahcup olan bir milliyetçilik. Ormanlar yanınca kendisi yanmış gibi hisseden milliyetçilik. Çocukları beyin göçü ile verince, vazifesini yapmıyor diye kahrolan bir milliyetçilik" ifadelerini kullandı.
Yavuz Ağıralioğlu, bir başka soruya karşılık da "Keşke yapmasaydım dediğim şey şu; Mekteb-i Mülkiye mezunuyum. Okul mesaim çok olmadı benim. Uluslararası ilişkiler mezunuyum. Kariyer yapmak isterdim. Ama cemiyetçilik hayatımız erken başladı. O zaman okula düzenli gidemedik. Benim hayatımdaki en büyük keşkem; düzenli öğrencilik yapamamak ve okulda akademik olarak ilerleyememekti. Yani okulu mütekamil bir öğrenci olarak bitirmekti. Bunu yapamadım. İçimde ukde kaldı. Ama diplomam gerçek, ıslak imzalısı da var" dedi.
Ağıralioğlu, bir soru üzerine, İYİ Partili Lütfü Türkkan'ın, Anahtar Parti ile ilgili "partinin parasal kaynağının nereden geldiği" şeklindeki açıklamalarına da yanıt verdi.
Partisinin parasını vererek yaptırdığı bir tane anket bulunmadığını, kuruldukları günden bugüne kadar yapılmış hiçbir anketle para ilişkileri olmadığını aktaran Ağıralioğlu, şunları kaydetti:
"Siyaseti biraz terbiyeli yapmak lazımdır. 81 vilayette örgütlendik. Bu bir buçuk yılda olan bir şey değil. Ben 35 yıldır cemiyetçilik yapıyorum. Bugün çıktığım kürsülere 35 yıldır çıkıyorum. Bilecik'te 32 yıl önce ne söylediysem bugün de aynısını söylüyorum. Dolayısıyla siyaseti belediye imkanlarıyla yapınca; oradan öyle görünüyor olabilir. 400 bin liralık evlerde oturunca Anahtar Parti'nin haysiyetli mücadelesini de parayla yapıyorlar falan zannına düşebilirler. Ben arkadaşlarımın gece gündüz kazandıklarından vererek, çalıştıklarından artırarak, biz de milletimize borçluyuz duygusuyla yaptıkları fedakarlıkların böyle azgın bir şahsi kariyer hesaplarına meze edilmesine razı olmam. Ben böyle şeyleri sevmem. Siyasi üslup, terbiye, birazcık bu burada nerede duracağını bilmelidir."
Biz uzun süre beraber çalıştık Lütfü Türkkan Bey ile. Lütfü Bey de ithamlara maruz kalarak kurulmuş bir partinin kurmayıdır. Yani 'nereden geliyor bu paranın kaynağı' gibi bir suçlamaya İYİ Parti'de biz beraber maruz kaldık. Buna beraber cevap verdik. Dolayısıyla iftiralara maruz kalmanın ne demek olduğunu bilen birinin bu kadar kolay iftiraya heves etmemesi lazımdır. Lütfü Bey siyasi münakaşa yapabilir. Soru sorabilir. Diyebilir ki, nasıl örgütlendiniz kardeşim? Orada zaten kötü bir şey dememiş. Başında demiş ki, bunu ispatlasınlar özür dilerim demiş; inşallah onun özür dileyeceği günler gelecektir. Yani bir değerlendirmede bulunmuş. Sonrasında herhalde millet böyle beni savunma duygusuyla bir şeyler yazınca ona kızıp ondan sonra da o bir şeyler yazmış. Ben 'kişi kendinden bilir işi' demeyi hiç sevmem dedirtiyorlar bana. Bir kuruş... Bir kuruş yani. Dolaylı, direkt ya da endirekt, devletle teması olan biri değilim. Ayıp bir şey de değildir yani yaparsınız, helalinden yapabilirsiniz. Ama benim yoktur. Sonra belediye, ihale ile ilgili söyledikleri ne onun siyasi tecrübesine ne de yol arkadaşlığı yaptık; arkadaşlığımıza ne maruz kaldığımız iftiralara cevap verirken taşıdığımız duyguya yakışmaz. Çok ayıptır bu. Der ki nereden geliyor, buradan geliyor, siyaset yapacak. Bunları yapabilir, cevabını veririz. İkna olur olmaz, kendi bilir. Ama iftira yakışmaz. Niye yakışmaz? En iyi o bilir. Ayıptır.
Yavuz Ağıralioğlu, AK Parti'ye gidecek diyenlerin hepsi AK Parti'ye gittiler bu arada. Bir kısmı CHP'ye gitti. Bana böyle diyorlardı, 5 yıl ensemde boza pişirdiler. Cumhurbaşkanı adayları AK Parti lehine çekildi. Kendileri AK Parti'den bakanlık istedi. Pazarlık ettiler, alamamışlar. Bu süreçte konu nasıl bana geliyor? Ben hiçbir tarafında olmadığım bir denklemde, hesabı benden sorulan kişi haline geliyorum. Bu kabul edilebilir bir durum değil."
Son Dakika › Güncel › Ağıralioğlu'dan, İyi Partili Türkkan'ın İddialarına Yanıt: 'Arkadaşlığımıza Yakışmaz, Çok Ayıptır' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?