AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletin huzurunda rekabet edemeyen, yarışacak gücü, iradesi, birikimi ve yeteneği olmayanların, belden aşağı vurmak suretiyle kendilerini devirmek ve çökertmek istediğini belirterek, "İnsanın belini kırmayan her darbe onu güçlendirir. Biz bütün bu süreçlerden yara almadan, yıkılmadan tam tersine daha da güçlenerek, saflarımızı daha da sıklaştırarak, muhabbetimizi, kardeşliğimizi artırarak bugünlere geldik" dedi.
Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dün AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nı gerçekleştirdiklerini anımsatarak, basına açık bölümde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduklarını, basına kapalı bölümde de gündemdeki konulara ilişkin samimi istişareler yaptıklarını belirtti.
"Her ne kadar birileri televizyon programlarında, şurada, burada, bizim kapalı oturum başladığında buradan ayrıldığımızı söylese de çünkü bunlar biliyorsunuz, affedersiniz, 'duymaz uydurur' kabilinden hep böyle hayatları gelmiş böyle geçer" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Halbuki başından sonuna kadar beraber burada bu değerlendirmeyi yaptık ve bu tür bir toplantıyı yapmamızın bile yanlış olduğunu söyleyecek kadar bize siyasi partilerin yaşamına yönelik ders vermeye kalkan bazı siyaset garibi tipler de ve köşe yazarı tipler de var. Biz artık bunlara alıştık, yolumuza böyle devam edeceğiz. Nerede, ekibimizle oturur, beraberce kapalı oturum yaparız ki bu yasalar içerisinde bile ayrıca var. O ayrı bir konu. Hele hele siyasetçiler olarak, gruplar olarak biz bunun kararını kendimiz veririz. Bunları da köşe yazarları belirleyecek değil.
Bizim her işimizde temel ilkemiz, görüşlerimizi, düşüncelerimizi, tekliflerimizi kendi aramızda istişare ederek, nihai kararımızı vermektir. Hangi makamda olursa olsun, hangi gücü, hangi iradeyi, hangi iktidarı elinde bulundurursa bulundursun, bizim hareketimiz, bizim davamız her meseleyi istişare etmeyi, her meselede de korkmadan, çekinmeden, tereddüt etmeden hakkı ve gerçeği söylemeyi gerektirir. Bu istişareleri de Kızılay Meydanı'nda yapacak halimiz yok."
Liderlik ve yöneticilik makamında olan bir kişinin, kendisine hakkı söyleyene gücendiğinde kaybedeceğini dile getiren Erdoğan, "Bunu da biliriz. Biz gücenenlerden de olmayız, meseleler karşısında fikrini saklayanlardan da olmayız. Her şeyimizi aynen şu anda söylediğim gibi açıkça söyleriz. Bu hareketin temelinde istişare vardır. Bu hareketin temelinde müşavere vardır, danışma vardır, müzakere vardır. Bizi bugünlere taşıyan, bizi her yıl, her ay, her hafta, her gün millet nezdinde daha da güçlendiren, başta milletimiz de olmak üzere herkesle özellikle kendi aramızda yaptığımız, yapacağımız istişarelerdir" diye konuştu.
-"AK Partimizin kapısının önünde belki de pusuya yatmış nice şer odakları vardır"-
Kendi içinde özgürce tartışan ama dışarıya çıktığında istişare sonucuna göre davranmayı, parti disiplinine uygun şekilde hareket etmeyi ilke edinen bir parti olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bakın, şu binanın, AK Partimizin kapısının önünde belki de pusuya yatmış nice şer odakları vardır. Bunlar her zaman vardı, her zaman olacaktır. Bu fırsatçılar, bu bina içinde, bu teşkilat içinde, bu hareket içinde nifak doğması için her an ellerini ovuşturuyorlar. Her farklı sesi fitne gibi, her eleştiriyi, öz eleştiriyi nifak gibi, her farklı rengi, farklı tonu fesat gibi gösteren, bundan medet uman çaresizler var. Partimizi kurduğumuz günden beri biz bu şer odaklarının türlü oyunlarının hedefi olduk. Bizimle milletin huzurunda rekabet edemeyenler, bizimle yarışacak gücü, iradesi, birikimi, yeteneği olmayanlar her zaman yaptıklarını yaptılar, belden aşağı vurmak suretiyle bizi devirmek, bizi çökertmek istediler. İnsanın belini kırmayan her darbe onu güçlendirir. Biz bütün bu süreçlerden yara almadan, yıkılmadan tam tersine daha da güçlenerek, saflarımızı daha da sıklaştırarak, muhabbetimizi, kardeşliğimizi artırarak bugünlere geldik."
Hakikat ışığının, fikirlerin çarpışmasından doğduğuna işaret eden Erdoğan, demokratik bir kültür içinde, bir parti kültürü, bir dava kültürü içinde herkesin yapıcı eleştiricisini, fikrini ve önerisini koymakta serbest olduğunu dile getirdi.
Bugüne kadar AK Parti'nin bunu başarıyla sürdürdüğünü kaydeden Erdoğan,
"Bizim arkadaşlarımız tribünlere oynamak için, şöhret için, sansasyon için değil, ülke için, memleket için, millet için söz söylemiştir. Bizim her bir arkadaşımız, dışarıda elini ovuşturan fırsatçılara malzeme vermek, o fırsatçılara umut vermek için değil sorun çözmek için fikir ortaya koymuştur" dedi.
"Bundan sonra da hiçbir siyasi partide olmayan bu istişare kültürünü, geleneğini güçlü şekilde sürdüreceklerini" vurgulayan Erdoğan, "Biz danışarak yol alacağız, danışarak dağları aşacağız. Birlik ve beraberlik içinde engelleri geride bırakıp sorunlara çözüm üreteceğiz. Biz ne millet düşmanlarını, ne de ülke düşmanlarını sevindirenlerden olmayacağız. Türkiye'nin büyümesinden rahatsız olan çevrelere biz fırsat da malzeme de vermeyeceğiz" diye konuştu.
-"Hangi yol gösterici, yapıcı bir eleştiriyi ortaya koydular"-
Türkiye'de çok ciddi bir muhalefet boşluğu olduğunu defalarca dile getirdiğini anımsatan Erdoğan, demokrasilerde iktidarın özellikle gücünü, güçlü muhalefetten aldığına dikkati çekti.
İktidar ne kadar önemli ise muhalefetin de demokrasilerde o kadar önemli olduğunu belirten Erdoğan, demokrasilerde en az yönetmenin, hükümet etmenin kalitesi kadar eleştirinin, muhalefet etmenin kalitesinin de önemine işaret etti.
TBMM'de dün CHP, MHP ve BDP grup toplantılarında partilerin genel başkanlarının yaptığı konuşmaları anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Peki ne dediler- Hangi yol gösterici, yapıcı bir eleştiriyi ortaya koydular- Ne vardı içeriğinde- Hangi somut, müşahhas öneriyi getirdiler- Ülkenin, milletin derdine çare olacak hangi projeyi sundular- Deyin ki bana şunu sundular işte, yani şundan istifade edilebilir. Hayır yok. Sadece saldırgan bir uslup içerisinde iktidara vurup vuruşturdular. Başka, çünkü sermaye yok, başka bir altyapı yok. Olmadığı için ne yapacak- Televizyon karşısında bir şeyler yapması lazım.
Ben özellikle bunlara gönül veren kardeşlerime, vatandaşlarıma sesleniyorum. Başınızı iki elinizin arasına alın. Bu millet için, bu ülke için bu anamuhalefet veya diğerleri acaba çıkış için ne gösteriyorlar- Bir yol haritaları var mı bunların-"
-"İki hafta içinde 4 rekor kırdık"-
Dün yine aynı salonda yaptığı konuşmada, geçen haftalarda kırdıkları 4 rekoru anlattığını hatırlatan Erdoğan, Türkiye'nin IMF'ye olan borcunun, uzun yıllardan sonra ilk kez 1 milyar doların altına düşerek, 900 milyon dolara gerilediğini söyledi.
Erdoğan, 12 aylık ihracatın, tarihinde ilk kez 150 milyar doların üzerine çıktığını belirterek, borsanın iktidara geldiklerinden bu yana 7 kat artarak, tarihinde ilk kez 75 bin 700 puana ulaştığını aktardı.
Tarihinde ilk kez Merkez Bankası rezervlerinin 117 milyar dolara ulaştığını belirten Erdoğan, "Ne ile aldık bunu- 27,5 milyar dolarla aldık. Kim vardı iktidarda- MHP vardı. Hala konuşuyor. Yanında kim vardı- CHP'nin yavrusu sayılan DSP vardı. Öbürü Anavatan Partisi. Şu anda zaten yok. Onlardan böyle aldık. IMF'ye olan borç neydi- Yine onlardan aldık 23,5 milyar dolardı. Kim bunu bize devretti- MHP devretti, DSP devretti, ANAP devretti. Onlar bu hale getirdiler ülkemizi, biz ise 4 rekoru 2 hafta içinde kırdık ve artık bunları adeta evelallah bu anlayışları, bu yanlışları tarihe gömüyoruz" dedi.
(Sürecek)
Muhabir: Hasan Öymez-Kadir Karakuş-Hüseyin Gazi Kaykı
Yayıncı: Eda Ay - ANKARA
Son Dakika › Güncel › AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.