Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen
Bağış, AB'nin insanlık tarihinin en büyük barış projesi olduğunu, ancak henüz
kıtasal bir proje olduğunu belirterek, "Türkiye gibi ülkelerin üyeliğinin, AB'yi
küresel bir projeye dönüştürebileceğine inanıyorum" dedi.
Bağış, Swiss Otel'de düzenlenen Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi
Zirvesi'nin "Avronun Genişlemesi-Atlantisizm" başlıklı oturumunda yaptığı
konuşmada, AB'nin sadece siyasi veya ekonomik bir proje olmadığını, bir barış
projesi olduğunu söyledi.
AB'nin Avrupa kıtasına istikrar ve barış getirdiğini ifade eden Bağış, "AB
üyesi ülkelerin tarihlerine bakarsanız kıtanın uzun, kanlı savaşlar, yıkıcı
insani trajediler yaşadığını görürsünüz. AB sayesinde 50 yıldan uzun bir süredir
kıtada barış ve istikrar var. AB, insanlık tarihinin en büyük barış projesidir
ama henüz kıtasal bir projedir. Büyüme potansiyeli var. Türkiye gibi ülkelerin
üyeliğinin, AB'yi küresel bir projeye dönüştürebileceğine inanıyorum" diye
konuştu.
-"Küresel barış, İsrail'in Gazze'ye başlattığı saldırıyla riske
girmiştir"-
Bağış, İsrail'in Gazze'ye saldırısına değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Küresel barış, dün gece İsrail'in Gazze'ye başlattığı sorumsuz saldırıyla
riske girmiş, büyük bir tehdide maruz kalmıştır. Washington'da başkan kabinesini
kurmaya çalışırken, Suriye'de çalkantılar varken, İran'da seçim hazırlıkları
varken, Irak'ta büyük tartışmalar sürerken, sadece İsrail'de veya ABD'de değil,
bütün dünyada başka bir belirsizlik daha yaratan bu girişim, barışa inananlara
yardım etmeyecektir. Şiddetle kınıyoruz. Bence bu panel de bütün dünyadaki,
özellikle de Orta Doğu'daki bütün şiddetin sona ermesi için güçlü bir ses
vermelidir."
NATO'nun da bir barış projesi olduğunu dile getiren Bağış, "NATO, barışı
sona erdirmek isteyenlere karşı önemli bir caydırıcı olmuştur" dedi.
Bağış, Balkan ülkeleri ve eski Sovyet cumhuriyetleri için, AB ve NATO'nun
birlikte ele alınması gereken konular olduğunu vurgulayarak, NATO'nun bu
ülkelerin sadece egemenlikleri için değil, barış için dünyanın geri kalanıyla
ilişkileri açısından da bir çıpa olacağını söyledi.
Türkiye'nin NATO'nun kararlı bir üyesi olarak genişlemeyi yüzde 100
desteklediğini ifade eden Bağış, "NATO'nun kurucu ilkelerini benimsemeye hazır
bütün ülkeler için açık kapı politikası izliyoruz. Bu ilkeler de AB'nin kurucu
ilkelerinden çok farklı değildir" diye konuştu.
-Bağış'tan Avrupa Parlamentosu üyesi Oomen-Ruijten'e cevap-
Bağış, Avrupa Parlamentosu üyesi Ria Oomen-Ruijten'in konuşmasında,
Türkiye'de reformların yavaşladığını savunması ve Türkiye'den Avrupa'nın
değerlerine uymasını istediklerini söylemesi üzerine tekrar söz alarak, "Türkiye
ile AB ilişkilerinin tarihi, AB tarafından tutulmayan sözlerin tarihidir" dedi.
Oomen-Ruijten'in Gürcistan Devlet Bakanı Alexi Petriashvili'ye "Gürcistan
nasıl oluyor da hem AB ile hem de Rusya ile ilişkilerini iyileştirmek istiyor?"
diye sorduğunu hatırlatan Bağış, "Sözde dönem başkanı, devletinize sormanız
lazım; nasıl oluyor da Avrupa'dan mı, Rusya'dan mı borç alacaklarına karar
vermedikleri yönünde açıklama yapabiliyorlar? AB'ye üye bir devlet, dönem
başkanlığı görevini yürütüyor ama Rus bankacılık sistemi için yıkama tesisi gibi
çalışıyor. Bir üye ülke bunu yapabiliyor ama potansiyel bir üye ülkeye gelince
onların konuşmasını bile sorgulayabiliyorsunuz" ifadelerini kullandı.
Bağış, Türkiye'den AB için kabul etmesi istenen değerlerin NATO'nun da
değerleri olduğuna dikkati çekerek, "NATO'daki en büyük ikinci, Avrupa'daki en
büyük askeri güçten yararlanmak istediğinizde değerlerde sorun yok ama AB
üyeliğine geldiğinde, soru işareti beliriyor" dedi.
Türkiye-AB ilişkilerinin, Türkiye'nin reformları yavaşlattığı için
"donduğu" iddiasına da yanıt veren Bağış, şunları söyledi:
"Son 6 ayda ilişkiler donmadı, çünkü komisyonla birlikte 'pozitif gündem'
diye yeni bir kavram ürettik, Kıbrıs Rum kesiminin dönem başkanlığının etrafından
dolanmak için. 8 fasılla ilgili 8 çalışma grubu kurduk. Komisyon 4 faslın
kapanması için gereken kriterlerin Türkiye tarafından karşılandığını bildirdi ve
bu fasılların resmi olarak kapanması için öneride bulunacağını açıkladı."
-"AB, dışarıda büyük bir güvenilirlik sorunu olduğunu fark etmelidir"-
Kıbrıs sorunun Türkiye'nin AB üyeliğinin önüne engel olarak çıkarılmasına da
değinen Bağış, "Sağduyusu olan herkes için kabul edilmez olan, Kıbrıs Rum
kesiminin üyeliği için ön koşul teşkil etmeyen bir şeyin nasıl Türkiye için ön
koşul olduğudur" dedi.
"Kıbrıs sorunu madem sizin için o kadar önemliydi, neden sınır sorunları
olan bir ülkeyi kendi müktesebatınıza rağmen üye kabul ettiniz?"diye sorun
Bağış, KKTC'nin kurulmuş olmasının bütün Kıbrıs için iyi bir gelişme olduğunu, o
günden bu yana kanın durduğunu anlattı.
Bağış, 2004'de konseyin Türk kesimiyle ilişkileri başlatma, izolasyonu sona
erdirme kararı aldığını hatırlatarak, "Kendi kararınızı hayata geçirin. Yeni bir
şey istemiyoruz sizden. Bu kararı hayata geçirmediniz çünkü bundan 4 gün sonra
Rum kesimi üye oldu ve bunu bloke etti. AB, dışarıda büyük bir güvenilirlik
sorunu olduğunu fark etmelidir" değerlendirmesinde bulundu.
-"Türkiye Avrupa'daki en reformist ülke"-
Bağış, Türkiye'nin reformları AB için değil, kendisi için yaptığına işaret
ederek, "Sizin reformların durduğunu söylediğiniz dönemde, 3. yargı paketini
meclisten geçirdik. Bununla birlikte 35 bin kişi hapishanelerden uzun süre
tutuklu kaldıkları için tahliye edildi" dedi.
Dünyada mükemmel bir ülkenin olmadığının altını çizen Bağış, şunları
kaydetti:
"Türkiye'de reformlar sona ermedi, hızla devam ediyor. Türkiye bugün
Avrupa'daki en reformist ülkedir. AB'deki reform ihtiyacına bakarsak, siz bizden
çok daha yavaşsınız. Siz de kendiniz için reformlarınızı yapmalısınız. Avrupa
kendini reforme etmeli. Her karar için oy birliği anlayışıyla ekonominizi iflasa
sürüklüyorsunuz. Biz de gelecekteki bir üye ülke olarak bunu umursuyoruz. Aynaya
bakmanıza yardım etmek istiyoruz, çünkü iflas etmiş bir birliğe değil, güçlü bir
birliğe üye olmak istiyoruz."
Bağış'ın bu sözleri, salondaki bazı katılımcılar tarafından alkışlandı.
Oturuma, Moldova eski Başbakanı Ion Sturza ve Gürcistan'ın Avrupa ve
Avro-Atlantik Bütünleşmesinden sorumlu Devlet Bakanı Alexi Petriashvili de
katıldı.
Muhabir: Tayfun Salcı/ Nurhan Çorlu
Yayıncı: Sabri Çelebioğlu - ISTANBUL
Son Dakika › Güncel › Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.