Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi

Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi
16.11.2012 08:52  Güncelleme: 09:10

Egemen Bağış, Swiss Otel'de düzenlenen Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi'nin "Avronun Genişlemesi-Atlantisizm" başlıklı oturumunda konuşma yaptı.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen

Bağış, AB'nin insanlık tarihinin en büyük barış projesi olduğunu, ancak henüz

kıtasal bir proje olduğunu belirterek, "Türkiye gibi ülkelerin üyeliğinin, AB'yi

küresel bir projeye dönüştürebileceğine inanıyorum" dedi.

Bağış, Swiss Otel'de düzenlenen Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi

Zirvesi'nin "Avronun Genişlemesi-Atlantisizm" başlıklı oturumunda yaptığı

konuşmada, AB'nin sadece siyasi veya ekonomik bir proje olmadığını, bir barış

projesi olduğunu söyledi.

AB'nin Avrupa kıtasına istikrar ve barış getirdiğini ifade eden Bağış, "AB

üyesi ülkelerin tarihlerine bakarsanız kıtanın uzun, kanlı savaşlar, yıkıcı

insani trajediler yaşadığını görürsünüz. AB sayesinde 50 yıldan uzun bir süredir

kıtada barış ve istikrar var. AB, insanlık tarihinin en büyük barış projesidir

ama henüz kıtasal bir projedir. Büyüme potansiyeli var. Türkiye gibi ülkelerin

üyeliğinin, AB'yi küresel bir projeye dönüştürebileceğine inanıyorum" diye

konuştu.

-"Küresel barış, İsrail'in Gazze'ye başlattığı saldırıyla riske

girmiştir"-

Bağış, İsrail'in Gazze'ye saldırısına değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Küresel barış, dün gece İsrail'in Gazze'ye başlattığı sorumsuz saldırıyla

riske girmiş, büyük bir tehdide maruz kalmıştır. Washington'da başkan kabinesini

kurmaya çalışırken, Suriye'de çalkantılar varken, İran'da seçim hazırlıkları

varken, Irak'ta büyük tartışmalar sürerken, sadece İsrail'de veya ABD'de değil,

bütün dünyada başka bir belirsizlik daha yaratan bu girişim, barışa inananlara

yardım etmeyecektir. Şiddetle kınıyoruz. Bence bu panel de bütün dünyadaki,

özellikle de Orta Doğu'daki bütün şiddetin sona ermesi için güçlü bir ses

vermelidir."

NATO'nun da bir barış projesi olduğunu dile getiren Bağış, "NATO, barışı

sona erdirmek isteyenlere karşı önemli bir caydırıcı olmuştur" dedi.

Bağış, Balkan ülkeleri ve eski Sovyet cumhuriyetleri için, AB ve NATO'nun

birlikte ele alınması gereken konular olduğunu vurgulayarak, NATO'nun bu

ülkelerin sadece egemenlikleri için değil, barış için dünyanın geri kalanıyla

ilişkileri açısından da bir çıpa olacağını söyledi.

Türkiye'nin NATO'nun kararlı bir üyesi olarak genişlemeyi yüzde 100

desteklediğini ifade eden Bağış, "NATO'nun kurucu ilkelerini benimsemeye hazır

bütün ülkeler için açık kapı politikası izliyoruz. Bu ilkeler de AB'nin kurucu

ilkelerinden çok farklı değildir" diye konuştu.

-Bağış'tan Avrupa Parlamentosu üyesi Oomen-Ruijten'e cevap-

Bağış, Avrupa Parlamentosu üyesi Ria Oomen-Ruijten'in konuşmasında,

Türkiye'de reformların yavaşladığını savunması ve Türkiye'den Avrupa'nın

değerlerine uymasını istediklerini söylemesi üzerine tekrar söz alarak, "Türkiye

ile AB ilişkilerinin tarihi, AB tarafından tutulmayan sözlerin tarihidir" dedi.

Oomen-Ruijten'in Gürcistan Devlet Bakanı Alexi Petriashvili'ye "Gürcistan

nasıl oluyor da hem AB ile hem de Rusya ile ilişkilerini iyileştirmek istiyor?"

diye sorduğunu hatırlatan Bağış, "Sözde dönem başkanı, devletinize sormanız

lazım; nasıl oluyor da Avrupa'dan mı, Rusya'dan mı borç alacaklarına karar

vermedikleri yönünde açıklama yapabiliyorlar? AB'ye üye bir devlet, dönem

başkanlığı görevini yürütüyor ama Rus bankacılık sistemi için yıkama tesisi gibi

çalışıyor. Bir üye ülke bunu yapabiliyor ama potansiyel bir üye ülkeye gelince

onların konuşmasını bile sorgulayabiliyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Bağış, Türkiye'den AB için kabul etmesi istenen değerlerin NATO'nun da

değerleri olduğuna dikkati çekerek, "NATO'daki en büyük ikinci, Avrupa'daki en

büyük askeri güçten yararlanmak istediğinizde değerlerde sorun yok ama AB

üyeliğine geldiğinde, soru işareti beliriyor" dedi.

Türkiye-AB ilişkilerinin, Türkiye'nin reformları yavaşlattığı için

"donduğu" iddiasına da yanıt veren Bağış, şunları söyledi:

"Son 6 ayda ilişkiler donmadı, çünkü komisyonla birlikte 'pozitif gündem'

diye yeni bir kavram ürettik, Kıbrıs Rum kesiminin dönem başkanlığının etrafından

dolanmak için. 8 fasılla ilgili 8 çalışma grubu kurduk. Komisyon 4 faslın

kapanması için gereken kriterlerin Türkiye tarafından karşılandığını bildirdi ve

bu fasılların resmi olarak kapanması için öneride bulunacağını açıkladı."

-"AB, dışarıda büyük bir güvenilirlik sorunu olduğunu fark etmelidir"-

Kıbrıs sorunun Türkiye'nin AB üyeliğinin önüne engel olarak çıkarılmasına da

değinen Bağış, "Sağduyusu olan herkes için kabul edilmez olan, Kıbrıs Rum

kesiminin üyeliği için ön koşul teşkil etmeyen bir şeyin nasıl Türkiye için ön

koşul olduğudur" dedi.

"Kıbrıs sorunu madem sizin için o kadar önemliydi, neden sınır sorunları

olan bir ülkeyi kendi müktesebatınıza rağmen üye kabul ettiniz?"diye sorun

Bağış, KKTC'nin kurulmuş olmasının bütün Kıbrıs için iyi bir gelişme olduğunu, o

günden bu yana kanın durduğunu anlattı.

Bağış, 2004'de konseyin Türk kesimiyle ilişkileri başlatma, izolasyonu sona

erdirme kararı aldığını hatırlatarak, "Kendi kararınızı hayata geçirin. Yeni bir

şey istemiyoruz sizden. Bu kararı hayata geçirmediniz çünkü bundan 4 gün sonra

Rum kesimi üye oldu ve bunu bloke etti. AB, dışarıda büyük bir güvenilirlik

sorunu olduğunu fark etmelidir" değerlendirmesinde bulundu.

-"Türkiye Avrupa'daki en reformist ülke"-

Bağış, Türkiye'nin reformları AB için değil, kendisi için yaptığına işaret

ederek, "Sizin reformların durduğunu söylediğiniz dönemde, 3. yargı paketini

meclisten geçirdik. Bununla birlikte 35 bin kişi hapishanelerden uzun süre

tutuklu kaldıkları için tahliye edildi" dedi.

Dünyada mükemmel bir ülkenin olmadığının altını çizen Bağış, şunları

kaydetti:

"Türkiye'de reformlar sona ermedi, hızla devam ediyor. Türkiye bugün

Avrupa'daki en reformist ülkedir. AB'deki reform ihtiyacına bakarsak, siz bizden

çok daha yavaşsınız. Siz de kendiniz için reformlarınızı yapmalısınız. Avrupa

kendini reforme etmeli. Her karar için oy birliği anlayışıyla ekonominizi iflasa

sürüklüyorsunuz. Biz de gelecekteki bir üye ülke olarak bunu umursuyoruz. Aynaya

bakmanıza yardım etmek istiyoruz, çünkü iflas etmiş bir birliğe değil, güçlü bir

birliğe üye olmak istiyoruz."

Bağış'ın bu sözleri, salondaki bazı katılımcılar tarafından alkışlandı.

Oturuma, Moldova eski Başbakanı Ion Sturza ve Gürcistan'ın Avrupa ve

Avro-Atlantik Bütünleşmesinden sorumlu Devlet Bakanı Alexi Petriashvili de

katıldı.

Muhabir: Tayfun Salcı/ Nurhan Çorlu

Yayıncı: Sabri Çelebioğlu - ISTANBUL

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi - Son Dakika


Advertisement