Avrupa Parlamentosu 2012 Türkiye Raporu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Avrupa Parlamentosu 2012 Türkiye Raporu

Avrupa Parlamentosu 2012 Türkiye Raporu
18.04.2013 19:16

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 2012 Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu'nun 2011 yılı raporuna göre daha objektif olduğunu belirtti.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 2012

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu'nun 2011 yılı raporuna göre daha objektif

olduğunu belirtti.

Bağış, AB'ye üyelik sürecinde, Türkiye'de kaydedilen gelişmelerin

değerlendirildiği ve bugün AP Genel Kurulu'nda yapılan oylama ile kabul edilen,

"Avrupa Parlamentosu (AP) 2012 Türkiye Raporu"nu, yayımladığı yazılı açıklama ile

değerlendirdi.

Söz konusu raporun, bugüne kadar AP Genel Kurulu tarafından kabul edilen

6'ncı rapor olduğunu ve AP'nin Türkiye Raportörü Hollandalı Hristiyan Demokrat

Ria Oomen–Ruijten tarafından kaleme alındığını hatırlatan Bağış, raporun, AP Dış

İlişkiler Komitesi'nde (AFET) iki kez görüşülmesinin ve AP üyeleri tarafından

verilen 415 değişiklik önergesinin ele alınmasından ardından Genel Kurul'a

sunulduğuna işaret etti. Bağış, "Raporun lafzı ve ruhunun genel anlamda

hükümetimizin reform kararlılığını teyit ve takdir ettiği anlaşılmaktadır"

ifadesini kullandı.

Genel Kurul'daki oylama öncesinde AP'deki siyasi grupların toplam 40

değişiklik önergesi verdiğini ve bu önergelerin 17 Nisan 2013'te görüşüldüğünü

belirten Bağış, Oomen-Ruijten'in çabalarıyla AP siyasi gruplarının ve AP

milletvekillerinin çoğunluğunun sağduyulu yaklaşımı neticesinde, Türkiye'de

gerçekleştirilen siyasi reformlara ve önemli dönüşüme raporda yer verildiğinin

görüldüğünü kaydetti.

Bağış, bu çerçevede, bakanlık olarak Türkiye'nin kendi İlerleme Raporu'nu

hazırlaması yönünde alınan kararın ve hazırlanan raporun isabetli olduğunun da

değerlendirildiğine işaret ederken, "Bu vesile ile başta AB'nin Genişlemeden

Sorumlu Komiseri Stefan Füle ve Raportör Ruijten olmak üzere, AP Türkiye

Raporu'nun müzakereleri sırasında Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin yapıcı,

sağduyulu konuşmalar yapan dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Ekim ayında görevi

sona erecek olan Avrupa Ombudsmanlığına Avrupa Halkları Partisi (EPP) tarafından

aday gösterilmesinden dolayı Raportör Ruijten'i de tebrik ediyoruz" ifadelerini

kullandı.

Yakın zamanda yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu, Türkiye İnsan

Hakları Kurumu Kanunu, 4. Yargı Reformu Paketi ve Yabancılar ve Uluslararası

Koruma Kanunu ile kadın hakları alanında Türkiye'nin katettiği mesafeden raporda

memnuniyetle bahsedildiğine değinen Bağış, "AP'de bulunan aşırı sağ ve sol siyasi

gruplar ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) temsilcisi AP üyelerinin verdikleri

değişiklik önergeleriyle raporun dengesini bozma girişimlerinin, raportörün ve AP

siyasi grup temsilcilerinin uzlaşısıyla büyük ölçüde giderildiğini ve 2012 yılı

raporunun 2011 yılı raporuna göre daha objektif olduğunu söylemek mümkündür"

değerlendirmesinde bulundu.

Bağış, böylelikle, Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan 2012 Türkiye

İlerleme Raporu'nda, Türkiye'deki gelişmeleri büyük ölçüde gözardı eden

yaklaşımın, AB halkını temsil eden AP üyesi parlamenterlerin hazırladığı bu

raporla kısmen de olsa telafi edildiğini belirtti. Bağış, geçen yılki raporda AP

üyesi parlamenterlerin Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerinde 23'üncü ve

24'üncü fasılların açılması yönünde yer alan çağrıların bu yıl da tekrarlandığını

ayrıca, "Enerji" başlıklı 15'inci, "Sosyal Politika ve İstihdam" başlıklı 19'uncu

ve "Bölgesel Kalkınma" başlıklı 22'inci faslın müzakerelere açılması yönünde

çağrıda bulunulduğunu kaydetti.

-Çözüm sürecine destek-

Bağış, bazı AB üyesi ülkelerin Türkiye'nin müzakere sürecini siyasi

mülahazalarla engellemeye devam ettikleri bir dönemde AP'nin Türkiye'de

gerçekleştirilen reformlara ve yakın dönemde başlayan çözüm sürecine destek

mesajı verip, sürecin başarıyla neticelenmesi çağrısında bulunması ve PKK'nın

terörist eylemlerini güçlü biçimde kınamasının memnuniyet verici olduğunu

vurguladı. Bağış, "Bununla birlikte, AB'nin terörist örgütler listesinde olan

PKK'nın faaliyetlerinin 'çatışma' olarak nitelendirilmesi, AB'nin konuyla ilgili

algı ve değerlendirmesinin yanlışlığını göstermektedir" ifadelerini kullandı.

Raporda, Türkiye'nin stratejik konumu ve önemli bölgesel bir güç olduğuna da

vurgu yapıldığına dikkati çeken Bağış, bu kapsamda Türkiye'ye sığınan

Suriyelilere sağlanan insani yardıma işaret edilerek, Suriye'deki duruma ilişkin

AB ve Türkiye arasında ortak stratejik bir vizyon oluşturulması çağrısında

bulunulduğunu belirtti.

-Haksız eleştiriler-

Raporda, Türkiye'deki bazı gelişmeleri göz ardı eden, haksız eleştirilere de

yer verildiğine değinen Bağış, şöyle devam etti:

"AB'nin 2005 yılından beri KKTC ile ilgili yükümlülüklerini yerine

getirmemesine rağmen, raporda GKRY Dönem Başkanlığı sürecindeki haklı tutumumuzun

eleştiri konusu yapılması ve Kıbrıslı Türklerin egemenlik haklarının gözardı

edilmesi, raporun yansızlığını bozan unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca,

KKTC'ye uygulanan siyasi ve ekonomik izolasyonun kaldırılması ve bu kapsamda,

başta AB Genel İşler Konseyi'nin Doğrudan Ticaret Tüzüğü'ne ilişkin 26 Nisan 2004

tarihli kararının uygulanması olmak üzere, bu konuda verilen değişiklik

önergeleri, GKRY'yi temsil eden AP üyelerinin çabaları sonucunda raporun yazım

aşamasında reddedilmiştir."

Bağış ayrıca, "Uludere olayının yansıtılma şeklinin, Türkiye için kabul

edilemez" nitelikte olduğunu vurgularken, raporda Geri Kabul Anlaşması'nın

imzalanmasına önem atfedildiğini ancak bu konuda Türkiye'nin hassasiyetlerini

içeren bir Yol Haritası'nın hazırlanması konusundaki Türkiye'nin yaklaşımının da

unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Müzakere eden aday ülke statüsüyle Türkiye'nin, Avrupa halklarının

temsilcisi ve AB kamuoyunun sesi olan AP'den adil ve objektif olmasını

beklediğini ve bu beklentisi karşılandığı ölçüde, bu rapora değer verilip,

dikkate alınacağını anımsatan Bağış, şunları belirtti.

"Hükümet olarak reform kararlılığından taviz vermemiz asla söz konusu

değildir. Son dönemde, bu kararlılığımızın AB nezdinde de karşılık bulmaya

başlaması, sürecin yeni bir ivme kazanmasına yönelik karşılıklı mesajların

verilmesi yeterli olmamakla birlikte önemlidir. Bilhassa Türkiye'nin Avrupa

Birliği'ne yapacağı katkıların anlaşılmaya ve daha açık bir şekilde ifade

edilmeye başlanması dikkat çekicidir. Türkiye karşıtı, ayrılıkçı çevrelerin

istismar çabaları dahi bu gerçeklerin üzerini artık örtememektedir. Biz Avrupalı

dostlarımıza şunu bir kez daha hatırlatmak isteriz ki, 'Gece hırsızın, ışık

hakikatin dostudur.' Türkiye'nin AB sürecini, gecenin karanlığından çıkarıp

hakikatin ışığı altında devam ettirmek, herkes için en iyi seçenektir." - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Avrupa Parlamentosu 2012 Türkiye Raporu - Son Dakika


Advertisement