AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 2012
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu'nun 2011 yılı raporuna göre daha objektif
olduğunu belirtti.
Bağış, AB'ye üyelik sürecinde, Türkiye'de kaydedilen gelişmelerin
değerlendirildiği ve bugün AP Genel Kurulu'nda yapılan oylama ile kabul edilen,
"Avrupa Parlamentosu (AP) 2012 Türkiye Raporu"nu, yayımladığı yazılı açıklama ile
değerlendirdi.
Söz konusu raporun, bugüne kadar AP Genel Kurulu tarafından kabul edilen
6'ncı rapor olduğunu ve AP'nin Türkiye Raportörü Hollandalı Hristiyan Demokrat
Ria Oomen–Ruijten tarafından kaleme alındığını hatırlatan Bağış, raporun, AP Dış
İlişkiler Komitesi'nde (AFET) iki kez görüşülmesinin ve AP üyeleri tarafından
verilen 415 değişiklik önergesinin ele alınmasından ardından Genel Kurul'a
sunulduğuna işaret etti. Bağış, "Raporun lafzı ve ruhunun genel anlamda
hükümetimizin reform kararlılığını teyit ve takdir ettiği anlaşılmaktadır"
ifadesini kullandı.
Genel Kurul'daki oylama öncesinde AP'deki siyasi grupların toplam 40
değişiklik önergesi verdiğini ve bu önergelerin 17 Nisan 2013'te görüşüldüğünü
belirten Bağış, Oomen-Ruijten'in çabalarıyla AP siyasi gruplarının ve AP
milletvekillerinin çoğunluğunun sağduyulu yaklaşımı neticesinde, Türkiye'de
gerçekleştirilen siyasi reformlara ve önemli dönüşüme raporda yer verildiğinin
görüldüğünü kaydetti.
Bağış, bu çerçevede, bakanlık olarak Türkiye'nin kendi İlerleme Raporu'nu
hazırlaması yönünde alınan kararın ve hazırlanan raporun isabetli olduğunun da
değerlendirildiğine işaret ederken, "Bu vesile ile başta AB'nin Genişlemeden
Sorumlu Komiseri Stefan Füle ve Raportör Ruijten olmak üzere, AP Türkiye
Raporu'nun müzakereleri sırasında Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin yapıcı,
sağduyulu konuşmalar yapan dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Ekim ayında görevi
sona erecek olan Avrupa Ombudsmanlığına Avrupa Halkları Partisi (EPP) tarafından
aday gösterilmesinden dolayı Raportör Ruijten'i de tebrik ediyoruz" ifadelerini
kullandı.
Yakın zamanda yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu, Türkiye İnsan
Hakları Kurumu Kanunu, 4. Yargı Reformu Paketi ve Yabancılar ve Uluslararası
Koruma Kanunu ile kadın hakları alanında Türkiye'nin katettiği mesafeden raporda
memnuniyetle bahsedildiğine değinen Bağış, "AP'de bulunan aşırı sağ ve sol siyasi
gruplar ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) temsilcisi AP üyelerinin verdikleri
değişiklik önergeleriyle raporun dengesini bozma girişimlerinin, raportörün ve AP
siyasi grup temsilcilerinin uzlaşısıyla büyük ölçüde giderildiğini ve 2012 yılı
raporunun 2011 yılı raporuna göre daha objektif olduğunu söylemek mümkündür"
değerlendirmesinde bulundu.
Bağış, böylelikle, Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan 2012 Türkiye
İlerleme Raporu'nda, Türkiye'deki gelişmeleri büyük ölçüde gözardı eden
yaklaşımın, AB halkını temsil eden AP üyesi parlamenterlerin hazırladığı bu
raporla kısmen de olsa telafi edildiğini belirtti. Bağış, geçen yılki raporda AP
üyesi parlamenterlerin Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerinde 23'üncü ve
24'üncü fasılların açılması yönünde yer alan çağrıların bu yıl da tekrarlandığını
ayrıca, "Enerji" başlıklı 15'inci, "Sosyal Politika ve İstihdam" başlıklı 19'uncu
ve "Bölgesel Kalkınma" başlıklı 22'inci faslın müzakerelere açılması yönünde
çağrıda bulunulduğunu kaydetti.
-Çözüm sürecine destek-
Bağış, bazı AB üyesi ülkelerin Türkiye'nin müzakere sürecini siyasi
mülahazalarla engellemeye devam ettikleri bir dönemde AP'nin Türkiye'de
gerçekleştirilen reformlara ve yakın dönemde başlayan çözüm sürecine destek
mesajı verip, sürecin başarıyla neticelenmesi çağrısında bulunması ve PKK'nın
terörist eylemlerini güçlü biçimde kınamasının memnuniyet verici olduğunu
vurguladı. Bağış, "Bununla birlikte, AB'nin terörist örgütler listesinde olan
PKK'nın faaliyetlerinin 'çatışma' olarak nitelendirilmesi, AB'nin konuyla ilgili
algı ve değerlendirmesinin yanlışlığını göstermektedir" ifadelerini kullandı.
Raporda, Türkiye'nin stratejik konumu ve önemli bölgesel bir güç olduğuna da
vurgu yapıldığına dikkati çeken Bağış, bu kapsamda Türkiye'ye sığınan
Suriyelilere sağlanan insani yardıma işaret edilerek, Suriye'deki duruma ilişkin
AB ve Türkiye arasında ortak stratejik bir vizyon oluşturulması çağrısında
bulunulduğunu belirtti.
-Haksız eleştiriler-
Raporda, Türkiye'deki bazı gelişmeleri göz ardı eden, haksız eleştirilere de
yer verildiğine değinen Bağış, şöyle devam etti:
"AB'nin 2005 yılından beri KKTC ile ilgili yükümlülüklerini yerine
getirmemesine rağmen, raporda GKRY Dönem Başkanlığı sürecindeki haklı tutumumuzun
eleştiri konusu yapılması ve Kıbrıslı Türklerin egemenlik haklarının gözardı
edilmesi, raporun yansızlığını bozan unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca,
KKTC'ye uygulanan siyasi ve ekonomik izolasyonun kaldırılması ve bu kapsamda,
başta AB Genel İşler Konseyi'nin Doğrudan Ticaret Tüzüğü'ne ilişkin 26 Nisan 2004
tarihli kararının uygulanması olmak üzere, bu konuda verilen değişiklik
önergeleri, GKRY'yi temsil eden AP üyelerinin çabaları sonucunda raporun yazım
aşamasında reddedilmiştir."
Bağış ayrıca, "Uludere olayının yansıtılma şeklinin, Türkiye için kabul
edilemez" nitelikte olduğunu vurgularken, raporda Geri Kabul Anlaşması'nın
imzalanmasına önem atfedildiğini ancak bu konuda Türkiye'nin hassasiyetlerini
içeren bir Yol Haritası'nın hazırlanması konusundaki Türkiye'nin yaklaşımının da
unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Müzakere eden aday ülke statüsüyle Türkiye'nin, Avrupa halklarının
temsilcisi ve AB kamuoyunun sesi olan AP'den adil ve objektif olmasını
beklediğini ve bu beklentisi karşılandığı ölçüde, bu rapora değer verilip,
dikkate alınacağını anımsatan Bağış, şunları belirtti.
"Hükümet olarak reform kararlılığından taviz vermemiz asla söz konusu
değildir. Son dönemde, bu kararlılığımızın AB nezdinde de karşılık bulmaya
başlaması, sürecin yeni bir ivme kazanmasına yönelik karşılıklı mesajların
verilmesi yeterli olmamakla birlikte önemlidir. Bilhassa Türkiye'nin Avrupa
Birliği'ne yapacağı katkıların anlaşılmaya ve daha açık bir şekilde ifade
edilmeye başlanması dikkat çekicidir. Türkiye karşıtı, ayrılıkçı çevrelerin
istismar çabaları dahi bu gerçeklerin üzerini artık örtememektedir. Biz Avrupalı
dostlarımıza şunu bir kez daha hatırlatmak isteriz ki, 'Gece hırsızın, ışık
hakikatin dostudur.' Türkiye'nin AB sürecini, gecenin karanlığından çıkarıp
hakikatin ışığı altında devam ettirmek, herkes için en iyi seçenektir." - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Avrupa Parlamentosu 2012 Türkiye Raporu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.