Yılda yaklaşık 3 milyon kişinin gezdiği İstanbul'un en güzel tarihi yapılarından biri olan Ayasofya Müzesinin yan cephesinde çıkan bir incir ağacının durumu İstanbul İl Genel Meclisinin gündemine ikinci kez oturdu.
İstanbul İl Genel Meclisi, Kültür Turizm ve Sanat Komisyonuna Ayasofya Müzesi'nin minaresinde çıkan bir incir ağacı hakkında araştırma yapmasını istendi ve komisyondan rapor yazılmasını istedi.Meclis geçtiğimiz dönemde aynı konu hakkında araştırma yapılmasını istemişti.
TARİHİ YAPIYA ÇIKILIP İNCİR AĞACI FOTOĞRAFLA TESBİT EDİLDİ
Ayasofya müzesinden uzman arkeolog Sefer Arapoğlu tarafından yerinde inceleme yapıldı. Fotoğrafları çekilen ve incelenen incir ağacı hakkında verilen raporda bitkilerin senede iki kez yok edilmesi için kimyasallarla ilaçlandığı incir ağacının köklerinin derinlerde olduğu ve hacim olarak büyümediği kaydedildi. İncirden kurtulmak için taş işçiliği ve duvar restorasyonu gerektiğide komisyona bildirildi.
KOMİSYON ÜYESİ ALPASLAN "BİNANIN BİR YÜZÜ BİTKİ KAPLI"
İl Genel Meclisinin CHP'li üyesi heykeltraş İhsan Alpaslan ise konunu geçen dönemde meclise geldiğini, Ayasofya üzerinde sadece incir ağacı değil bitkilenmede olduğunu belirterek " Bu bitkilenme binada rutubet yapıyor. İncir 3 yıl önce yapraklıydı ama şimdi kökü taş yapının içinde.Kök yayılıyor ve binanın içine giriyor.İncirin bulunduğu cephede bitki örtüsü oluşmuş durumda. İlaçlama yapılıyor ama orada bulunan su oluklarının onarılması gerekli.Bende meclisin Kültür Turizm ve Sanat komisyonundayım. Restorasyon pahalı ama gerekli." dedi.Alpasla Ayasofyanın durunu sürekli izlediğini ve binanın fotoğraflarını çektiğini de kaydetti.
TARİHİ YAPI SÜREKLİ GÖZALTINDA
Ayasofya Müzesinde konuyu yakından takip eden bir uzman ise tarihi yapılarda bitkiler ve otlar ilgili sürekli çalışmalar yapıldığını belirterek " Genellikle kuş atıkları yapının çaklaklarında bu gibi oluşumlara(otlara-bitkilere) neden olur. Bunlar uzmanlarca belli periyotlarda yok ediliyor.Ayasofya ve diğer yapılarımız restorasyon ekibi tarafından korunuyor" dedi.
kutu---FATİH SULTAN MEHMET'İN MOZAİKLERİNİ KORUDUĞU EŞSİZ ESER
Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından M.S. 532 - 537 yılları arasında İstanbul'un tarihi yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olup, 1453 yılında İstanbul'un Türkler tarafından alınmasından sonra, Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür. 1935 yılından beri ise müze olarak hizmet vermektedir. 1453'de kilise camiye dönüştürüldükten sonra Osmanlı sultanı Fatih Sultan Mehmet'in gösterdiği hoşgörü ile mozaiklerinden insan figürleri içerenler tahrip edilmemiş,yalnızca ince bir sıvayla kaplanmış ve yüzyıllarca sıva altında kalan mozaikler bu sayede doğal ve yapay tahribattan kurtulabilmiştir. Cami müzeye dönüştürülürken sıvaların bir kısmı çıkarılmış ve mozaikler yine gün ışığına çıkarılmıştır. Döneminin en geniş kubbesi olan Ayasofya'nın merkezi kubbesi, Bizans döneminde birçok kez çökmüş, Mimar Sinan'ın binaya istinat duvarlarını eklemesinden itibaren hiç çökmemiştir.
HE - İstanbul/ Fatih
Son Dakika › Güncel › Ayasofya'nın Üzerindeki İncir Ağacı Direnişini Sürdürüyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.