Üstün zekâlı çocukların eğitim-öğretim gördüğü okul olan Van Bilim ve Sanat Merkezi yeni binasına taşındı. Deprem sonrası inşa edilen modern okul, önümüzdeki süreçte başarılı öğrenciler yetiştirmeyi hedefliyor. Okul Müdürü Lütfü Aydın, bilim ve teknolojide ilerleme kaydeden İsrail gibi ülkelerin en büyük özelliğinin, üstün zekâlı insanlarına sahip çıkmak olduğunu belirtti. Aydın, İsrail'in Osmanlılardaki Enderun mekteplerindeki eğitim sistemini uyguladığını söyledi.
"VAN BİLSEM'İN KURUCU MÜDÜRÜYÜM"
Van Bilim ve Sanat Merkezi'nin 14 Kasım 2003 tarihinde bakanlık onayı ile hizmete açıldığını söyleyen BİLSEM Müdürü Lütfü Aydın, "20 Ocak 2004 tarihinde ise ben atandım. Ben BİLSEM'in bir nevi kurucusuyum diyebilirim. Daha önce 13 yıl boyunca işitme engelliler okulunda öğretmenlik yaptım. BİLSEM'e gelmeden önce üstün zekâlılarla ilgili çeşitli seminerlere gittim. Ben Kurucu müdür olarak görev alırken, benim yanımda da 10 öğretmen görev aldı. O dönemler Van Endüstri Meslek Lisesi'nin karşısında üç katlı bir binada hizmet verdik. 2006 yılına kadar orada görev aldık. 2006 yılında Vankulu İlköğretim Okulu'nun yanındaki binayı tadilattan geçirerek oraya taşındık" diye konuştu.
Depremde büyük sıkıntılar yaşadıklarını ve konteynırlarda eğitim vermek zorunda kaldıklarını anlatan BİLSEM Müdürü Lütfü Aydın, "Bildiğiniz gibi 2001'de deprem oldu ve binamız yıkılınca konteynırlarda eğitim öğretim vermeye başladık. Bildiğiniz gibi okulumuzda üstün zekâlı çocuklar var ve öğrencilerimiz bir türlü bu ortama adapte olamadılar. Bu süreçte Vali Yardımcımız Zafer Coşkun bizi ziyaret etti ve konteynırdaki çocukların durumunu görerek etkilendi. BİLSEM için yeni bir bina yapılması için bize söz verdi. İşadamı Yunus Gökçenay ile görüşmeler sonucunda oldukça güzel ve modern bir binaya kavuştuk. Okulumuzun ismi de Yusuf Gökçenay Bilim ve Sanat Merkezi oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.
"BİLSEM'İN AÇILMASINDA ÇELİK'İN BÜYÜK PAYI OLDU"
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in bilim sanat merkezi okullarının artmasında büyük payı olduğunu anlatan Lütfü Aydın, "Hüseyin Çelik, Milli Eğitim Bakanı olduğu dönemlerde bu okullara büyük önem verdi. Çünkü bakın bazı bölgeler eğitime bizlerden çok daha fazla önem veriyor. 2003 öncesi, yani Hüseyin Çelik Milli Eğitim Bakanı olmadan önce Türkiye genelinde sadece 8-9 adet bilim sanat merkezi vardı. Bunlar da Marmara, Karadeniz, Ege gibi bölgelerdeydi. Ancak Sayın Çelik, Milli Eğitim Bakanı olduktan sonra 63 adet bilim ve sanat merkezi açıldı. Çelik'ten sonraki dönemde ise sadece birkaç okul daha açıldı. Van'da bizim okulun açılmasında kendisinin büyük payı vardır" ifadelerini kullandı. Okullarında kayıtlı 192 öğrenci olduğunu belirten Aydın, "Okulumuzda şu an için kayıtlı 192 öğrenci bulunuyor. Biz daha önceki yıllarda birinci, ikinci ve üçüncü sınıflardan alıyorduk öğrencileri. Bakanlık bunu dördüncü sınıflara çıkardı. Önümüzdeki süreçte üstün zekâlı öğrenci sayımızda artış olacağını düşünüyoruz" dedi.
Daha önce kendi öğrencilerinin hazırladığı projelerin Türkiye'de önemli dereceler elde ettiğini dile getiren BİLSEM Müdürü Lütfü Aydın, "Bizim 2008-2010 arası 'Bu Benim Eserim' ile TÜBİTAK proje geliştirmesinde Türkiye birinciliği alan projelerimiz oldu. Yine birçok yarışmada para ödülü alan öğrencilerimiz oldu. Deprem eğitimimizi olumsuz etkilediği için, sonraki süreçlerde başarı gösteremedik. Ancak yeni binamız ve güzel bir eğitim ortamının oluşması ile inşallah öğrencilerimiz önümüzdeki süreçte daha fazla başarılı olur" diye konuştu.
"İSRAİL, İNSANINA SAHİP ÇIKTIĞI İÇİN İLERLİYOR"
Ülke olarak üstün zekâlı çocuklara sahip çıkmaları halinde, teknolojide ve bilim alanında büyük ilerlemeler kat edeceklerini anlatan Lütfü Aydın, "Bizler hâlâ bu ülkede üstün zekâlı çocukların varlığını konuşuyoruz. Bunların varlığını kabul etmemiz gerekiyor. Üstün zekâlı bu çocuklar zaten toplumdaki çıkışları ile bir anda dikkat çekiyor ve genelde dışlanıyorlar. Eğer bunlara sahip çıkmazsak, başkası sahip çıkar. Bugün İsrail bilim ve teknolojide dünyaya meydan okuyorsa, üstün zekâlı insanlarının sayesinde yapıyor bunu. Bakın İsrail bu sanayiyi, teknolojiyi kumda veya denizde bulmadı. İnsanında buldu. İnsanına sahip çıktığı için bu alanlarda ilerlemeler kat ediyor. Şunu da ifade edeyim; İsrail ne gariptir ki ecdadımızın kullandığı Enderun mekteplerindeki eğitim sistemini uyguladığı için büyük başarı elde ediyor. İsrail'de 20-21 yaşında profesör olanlar var. O yüzden bizler, zekâ seviyeleri farklı olan insanları aynı eğitim sistemine tabi tutamayız. Şöyle bir örnek verelim: siz 1960 model eski bir araçla, son model bir aracı uzak bir şehre gönderiyorsanız ve son model aracın eski aracı geçmeden aynı tempoda hareket etmesini istiyorsanız, bu adil olmaz. Bilim ve sanat merkezlerinin bu anlamda ülkemize büyük bir faydası vardır" dedi.
Üstün zekâlı çocukların bilgi yönünden normal çocuklardan 2-3 yıl ileride olduğunu belirten Aydın, "Türkiye eğer geleceğini garantiye almak istiyorsa, bu beyin takımına sahip çıkmalı. Mutlaka üstün zekâlıları farklı okullarda eğitmeli ve geleceğin bilim adamı yapmalıyız" şeklinde konuştu.
Bişar Ulutaş/VAN
Son Dakika › Güncel › Aydın: Üstün Zekâlı Çocuklara Sahip Çıkmalıyız - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.