Bakan Gürlek, Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı'na katıldı: - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Bakan Gürlek, Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı'na katıldı:

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle

- "Müttefik ülke Belçika'nın özellikle FETÖ'nün kendi ülkesindeki yapılanmasına karşı somut ve etkili tedbirler almasını bekliyoruz" "Bakanlıklar arasındaki temasların sürekliliğinin sağlanması, işbirliğinin özellikle terörle ve sınır aşan organize suçlarla mücadelede daha etkin ve sonuç üreten bir yapıya kavuşması temel beklentimizdir"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Müttefik ülke Belçika'nın özellikle FETÖ'nün kendi ülkesindeki yapılanmasına karşı somut ve etkili tedbirler almasını bekliyoruz." ifadesini kullandı.

Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Gürlek, Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı için Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Belçika'nın başkenti Brüksel'e gitti.

Toplantıda konuşan Gürlek, bu mekanizmanın iki ülke arasındaki diyalog ve işbirliğinin daha düzenli, doğrudan ve somut sonuçlar üretecek biçimde sürdürülmesine katkı sağlayacağına inandığını belirterek, "Adalet alanında Türkiye ve Belçika arasında işbirliğinin somut ve netice üreten biçimde güçlendirmesini arzu ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Gürlek, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadelenin Türkiye'nin milli güvenliğinin, demokratik düzeninin ve hukuk devletinin korunması açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

Belçika'da FETÖ'nün örgütsel faaliyetlerini sürdürmesine izin verilmemesi gerektiğine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"FETÖ'yle mücadele, Türkiye bakımından milli güvenliğimizin, demokratik düzenimizin ve hukuk devletimizin korunması açısından hayati önem taşımaktadır. 15 Temmuz 2016'da milletimizin iradesini ve anayasal düzenimizi hedef alan bu örgüt, kapalı ve hiyerarşik yapılanması, devlet kurumlarına sızma yöntemleri, yasal görünümlü yapıları örgütsel amaçları doğrultusunda kullanılabilir kapasitesiyle ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. O gece, 253 vatandaşımız şehit olmuş, binlerce vatandaşımız yaralanmıştır. Türkiye'nin yaşadığı tecrübe FETÖ'nün yalnızca ülkemiz bakımından değil, faaliyet gösterdiği diğer ülkeler bakımından da daha dikkatli ele alınması gereken bir yapılanma olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle müttefik ülke Belçika'nın özellikle FETÖ'nün kendi ülkesindeki yapılanmasına karşı somut ve etkili tedbirler almasını bekliyoruz. Belçika'da dernekler, eğitim kuruluşları ve sivil görünümlü yapılar altında faaliyet gösteren FETÖ bağlantılı oluşumların ilgili Bakanlarca yakından incelenmesi gerekmektedir. Bu yapıların yasal statülerinin, örgütsel faaliyetlerini sürdürmesine veya finansman sağlamasına imkan veren bir zemine dönüşmesine izin verilmemelidir. Adalet Bakanlığı olarak özellikle beklentimiz FETÖ terör örgütü mensuplarının ülkemize iadelerinin sağlanması ve bu kapsamdaki adli yardımlaşma taleplerimizin etkin ve zamanında ele alınmasıdır."

"Terörle mücadelede kalıcı ve etkili sonuçlara işbirliğiyle ulaşılabilir"

Belçika ile adli işbirliğinin mevcut düzeyinin artırılmasının önemli olduğunu anlatan Gürlek, Belçika Adalet Bakanı Annelies Verlinden ile yaptığı ikili görüşmede de bu konu üzerinde durduklarını ifade etti.

Gürlek, terör suçları nedeniyle aranan kişilerin iadesinin, adli yardımlaşma taleplerinin etkin biçimde yerine getirilmesinin ve soruşturma ile kovuşturmalar için gerekli bilgi ve delillerin zamanında temin edilmesinin işbirliğinin temel unsurları olduğunu vurguladı.

İade süreçlerindeki önemli gelişmeler hakkında zamanında bilgilendirilmenin ve ihtiyaç duyulan ilave bilgi, belge ve teminatların süratle Türkiye'ye bildirilmesinin önemine işaret eden Gürlek, adli işbirliğinde karşılaşılan güçlüklerin doğrudan diyalog yoluyla aşılmasının ve dosyaların düzenli olarak takip edilmesinin somut ilerleme sağlanmasına katkı sunacağını bildirdi.

Bakan Gürlek, "Bakanlıklar arasındaki temasların sürekliliğinin sağlanması, işbirliğinin özellikle terörle ve sınır aşan organize suçlarla mücadelede daha etkin ve sonuç üreten bir yapıya kavuşması temel beklentimizdir." ifadesini kullandı.

Terörizmin uluslararası barış ve güvenliğin karşı karşıya bulunduğu ortak tehditlerden birisi olduğunu kaydeden Gürlek, "Sınır aşan yapıları, finansman ağları ve farklı ülkelerde faaliyet gösterebilme kapasiteleri dikkate alındığında terörle mücadelede kalıcı ve etkili sonuçlara ancak güçlü uluslararası işbirliğiyle ulaşılabileceğine inanıyorum." görüşünü paylaştı.

Türkiye'nin, terör örgütleri arasında ayrım gözetmeksizin her türlü terör örgütü konusunda hukuk temelinde mücadele ettiğini ve bu konuda da aynı kararlılığın uluslararası düzeyde de gösterilmesini savunduğunu vurgulayan Gürlek, şu ifadelere yer verdi:

"Terörle mücadelede uluslararası hukuk devletlere geniş bir işbirliği zemini ve çok sayıda hukuki araç sunmaktadır. Suçluların iadesi, karşılıklı adli yardımlaşmaya ilişkin sözleşmelerin yanı sıra terörizmin önlenmesi ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye yönelik uluslararası mekanizmaların uygulamada etkin bir biçimde kullanılması büyük önem taşımaktadır. Önümüzdeki dönemde özellikle terör suçlarına ilişkin iade ve karşılıklı adli yardımlaşma taleplerimizin gecikmeksizin taraf olduğumuz sözleşmelerin ruhuna uygun bir şekilde sonuca ulaştırılması, iki ülke arasındaki işbirliğinin inşallah en somut göstergesi olacaktır."

"İhtiyaç duyulan ilave bilgi, belge ve teminatları süratle tarafımıza bildirilmesini bekliyoruz"

Adalet Bakanı Gürlek, sığınma ve diğer uluslararası koruma mekanizmalarına ilişkin, bu mekanizmaların ciddi ve sınır aşan suçlardan aranan kişilerin iade süreçlerini fiilen etkisiz hale getiren sonuçlara yol açmaması gerektiğini bildirdi.

Böyle bir durumun uluslararası hukukun temel ilkeleriyle ve uluslararası koruma hukukunun amaç ve ruhuyla bağdaşmadığını belirten Gürlek, iade ve adli yardımlaşma süreçlerinde bakanlıklar arasındaki düzenli ve etkin iletişimin önemli olduğunu ifade etti.

Gürlek, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda eylülde yapılan Belçika merkezli faaliyet gösteren ve uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen Yaramışlar Suç Örgütü'ne yönelik operasyonun, somut işbirliği örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Yeni nesil suç örgütlerinin teknolojik imkanlardan yoğun biçimde yararlandığını ve aynı anda birden fazla ülkede faaliyet gösterebildiğini ifade eden Gürlek, bu durumun Türkiye ile Belçika arasındaki adli işbirliğinin önemini daha da artırdığına işaret etti.

Uyuşturucu ticareti, insan ticareti, göçmen kaçakçılığı ve kara para aklama gibi suçlarla mücadelede diğer ülkelerdeki delillere, kişilere ve mal varlıklarına ulaşılmasının önemli olduğunun altını çizen Gürlek, suç örgütlerinin mali kaynaklarının ortaya çıkarılması, suç gelirlerinin tespiti ve takibi ile dondurma ve el koyma taleplerinde mevcut uluslararası adli işbirliği araçlarının etkin kullanılması gerektiğini vurguladı.

Bakan Gürlek, "Bu suçlarda etkin bir mücadele bakımından özellikle iade taleplerimizin gecikmeksizin ele alınmasını, süreçteki önemli gelişmeler hakkında zamanında bilgilendirilmemizi ve ihtiyaç duyulan ilave bilgi, belge ve teminatları süratle tarafımıza bildirilmesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek, Belçikalı mevkidaşını Türkiye'ye davet etti

Adalet Bakanı Gürlek, toplantının ardından Belçika Adalet Bakanı Verlinden ile ikili görüşme gerçekleştirdi.

Mevkidaşını Türkiye'ye davet eden Gürlek, suçların ve suç örgütlerinin sınır aşan niteliği karşısında hiçbir ülkenin tek başına mücadele edemeyeceğini vurguladı.

Bakan Gürlek, mevcut hukuki araçların etkin kullanılması ve bakanlıklar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bugünkü toplantılarımızın aramızdaki güveni güçlendiren ve önümüzdeki dönemde somut sonuçlar doğuran bir işbirliği sürecine katkı sağlamasını temenni ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.