"Barışı ve Demokrasiy?i Yerelden Kurmak" Konferansı - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Barışı ve Demokrasiy?i Yerelden Kurmak" Konferansı

"Barışı ve Demokrasiy?i Yerelden Kurmak" Konferansı
15.12.2013 16:32

BDP Başkan Yardımcısı Kışanak: "Hem Türkiye'deki devlet yapılanması hem hukuk sistemi hem de idari yapılanma, halkın, farklılıkların, az olanın ve aykırı olanın yönetime katılmasını gasp etmek üzere kurgulanmıştır"

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Türkiye'deki devlet yapılanması, hukuk sistemi ve idari yapılanmanın, halkın, farklılıkların, az olanın ve aykırı olanın yönetime katılmasını gasp etmek üzere kurgulandığını söyledi.

Demokrasi ve Barış Konferansı Koordinasyonu'nun, Boğaziçi Üniversitesi Uçaksavar Kampüsü'nde düzenlediği "Barışı ve demokrasiy?i yerelden kurmak" konulu konferansa, Kışanak'ın yanı sıra, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Başkan Yardımcısı Sebahat Tuncel, HDP İstanbul milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ile Levent Tüzel, yazar Murathan Mungan ve çok sayıda davetli katıldı.

Konferansta konuşan BDP Başkan Yardımcısı Kışanak, konferansta gerçekten vatandaşların hayatını ilgilendiren önemli bir konunun tartışıldığını belirterek, Türkiye'de yaşanan sorunların temelinde, aslında vatandaşların yönetime katılamaması olduğunu dile getirdi.

Türkiye'de demokrasinin ve yerel yönetime katılımın, aslında 5 yılda bir gidip sandıkta oy kullanmaktan ibaret olduğunu ileri süren Kışanak, bunu bilmek için siyasete katılmaya gerek olmadığını, çünkü gündelik hayatta herkesin bunu gördüğünü anlattı.

Vatandaşların yönetime katılma haklarını kullanamadıklarını savunan Kışanak, şöyle konuştu:

"Hem Türkiye'deki devlet yapılanması hem hukuk sistemi hem de idari yapılanma, halkın, farklılıkların, az olanın ve aykırı olanın yönetime katılmasını gasp etmek üzere kurgulanmıştır. Türkiye'de, çok olanın, egemen olanın yönetim yetkisini gasp etmesine izin ve olanak veren bir yapılanma söz konusu. Merkezi devlet yapılanması, merkezi yönetim, yerel yönetim ve hukuk sistemimiz siyasal parti yasamız böyle. Bu nedenle yapısal sorunlarımızın kaynağı budur. Kürt sorunu da buradan çıktı. Kürtler yerel yönetime katılabilseydi, asimilasyon politikalarının önüne geçebilirlerdi, inkar ve imha politikalarını önleyebilirlerdi. Böylece bu devasa Kürt sorunuyla da karşı karşıya kalmazdık."

"Türkiye'de özerlik kelimesinden korkuluyor"

Türkiye'de insanların bazı sözcüklerin kullanılmasından korktuğunu dile getiren Kışanak, "yerel yönetim" ve "özerklik" kelimeleri yanyana getirildiğinde, hemen "Tamam Kürtler bölünecek" sözünün ortaya çıktığını söyledi.

Yerelin sorunlarının çözümü için, yerel yönetimlerin insanların ihtiyaçlarına cevap verecek düzeyde olması gerektiğini vurgulayan Kışanak, "Çünkü şu anda yerel yönetimlerimize özerklik verilse, bazı sorunlarımızı çözebilir. Ancak sorunlarımızı bütünüyle ortadan kaldırabilecek bir yapıya sahip değil" dedi.

Yerinden yönetim modelini uygulamak için, mümkün olduğunca küçük yönetim birimlerinin oluşturulması gerektiğini ifade eden Kışanak, yönetime ve demokrasiye katılımın arttırılması için bu kanalların açılmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Son yıllarda Türkiye'nin bazı ilçelerinin çok yüksek nüfusa ulaştığına dikkati çeken Kışanak, bunların yönetilmesi için yerindelik ve demokratik unsurların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Oylar bölünmesin diyenler, seçim barajını savunuyor"

HDP İstanbul milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder de muhtarlıklarda bulunan ihtiyar heyetlerinin yıllarca sadece yaşlıların katılabildiği meclisler olduğunun düşünüldüğünü vurgulayarak, halen birçok insanın böyle düşündüğünden emin olduğunu söyledi.

Yaklaşan yerel seçimler öncesinde "oylar bölünmesin" diye bir şeyin konuşulduğunu söyleyen Önder, "Kim böyle konuşuyorsa yüzde on seçim barajını savunuyor demektir. Biz kendi ihtiyarımızla yaşayabileceğimizi ve yaşatabileceğimizi göstermek zorundayız. Demokratik özerklik ve yerinde yönetim denildiğinde, 'KCK ile aynı istikamette hareket ediyorsun' deniyordu" diye konuştu.

Kentsel dönüşüm yasasına da karşı çıktıklarını anlatan Önder, ancak ana muhalefetten bu konuda destek alamadıklarını kaydetti.

Türkiye için yararlı bir yasa olmadığını savunan Önder, "Ana muhalefet de bu yasaya bazı durumlarda karşı çıktığı halde anlaştılar. Sebebini söyleyeyim. Belediyede ihalelere fesat karıştırma suçunun karşılığını 12 yıldan 2 yıla indirdiler. Bunu ısrarla söylüyorum, bir tane CHP'li çıkıp da 'niye yalan söylüyorsun' diyemiyor. Çünkü gözümüzün önünde oldu. 'Bunun hesabını nasıl vereceksiniz ? Bu nasıl vicdandır' dedim. CHP'liler kenara çekildiğinde, durumu sorduğumuzda, 'Onlar zaten kendilerini kurtarıyor, bari bizim hırsızımızı kurtaralım' dediler" ifadelerini kullandı. - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel 'Barışı ve Demokrasiy?i Yerelden Kurmak' Konferansı - Son Dakika


Advertisement