Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Salı günü Cumhuriyetin kuruluşunun 90. yıldönümünün kutlanacağını hatırlatarak, "Bizi Cumhuriyet karşıtı gibi lanse etmeye çalışıyor. Biz kimseyle hesaplaşmıyoruz, kimsenin de karşısında değiliz. "Yan gelip yatmakla cumhuriyetçi olunmaz, cumhura ve Cumhuriyete hizmet ederek cumhuriyetçi olunur' diyoruz. Niye rahatsız oluyorsunuz? Bizim bu Cumhuriyet ve cumhur için yaptıklarımız ortada. Peki siz ne yaptınız?" dedi.
Başbakan Erdoğan AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, askerlik süresiyle ilgili çalışmayı tamamlandıklarını belirterek, şunları söyledi:
"Bakanlar Kurulumuzda görüşmeleri yaptık, imzalar atıldı. Düzenleme bugün Resmi Gazete'de yayımlandı. Biz bütçe yılı olması nedeniyle de olayı 1 Ocak olarak değerlendirdik. Biz bunu bütçe yılı ile orantılı olsun diye bu şekliyle düzenledik. Askerlik süresini er ve erbaşlar için 15 aydan 12 aya indirmiş oluyoruz. Bu düzenleme sadece uzun dönem askerlik yapan er ve erbaşlarımızı kapsıyor. Kısa dönem askerlik süresinde bir değişiklik yapmıyoruz. Bu değişiklikten etkilenecek tüm er ve erbaşlarımıza şimdiden hayırlı tezkereler diliyorum. Askerlik çağındaki tüm gençlerimize de bu düzenlemenin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Vakaya kalmış 600 bin civarında, o ifadeyi kullanmak istemiyorum ama uygulamaları kaçak durumunda olmuş olanlardır. Bu konuda İçişleri ve Milli Savunma Bakanlığımızın bir çalışma yaparak, bu kaçak durumda olanların yakalayıp askerliğe teslim etmesi lazım."
-"HERKES, HER VATANDAŞ EŞİT DERECEDE BU CUMHURİYETİN SAHİBİDİR"-
Erdoğan, Salı günü Cumhuriyetin kuruluşunun 90. yıldönümünün kutlanacağını hatırlatarak, "Cumhuriyetimizin kuruluşunun 90. yıldönümünün şimdiden ülkemize, milletimize, hayırlı olmasını diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları olmak üzere, Cumhuriyete giden yolda emek vermiş herkesin, özellikle de aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 90. yıldönümünü idrak ettiğimiz bu günlerde, şunu artık herkesin anlaması ve kabul etmesi gerekiyor; Cumhuriyet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, etnik kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 76 milyonun tamamının Cumhuriyetidir. Cumhuriyet hepimizin ortak değeridir" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de, özellikle de yakın tarihte Cumhuriyet üzerine yapılan "tartışma, kamplaştırma ve kutuplaştırmaların" tamamen yapay, suni ve sanal olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bir kesim, özellikle de elitler, on yıllar boyunca kendilerini Cumhuriyetin yegane sahibi görmüş, kendileri dışındakilere ikinci sınıf muamelesi yapmış, ortaya çıkan itirazları da Cumhuriyet karşıtlığıyla yaftalama cüretine girmiştir. Cumhuriyetin 90. yıl dönümünde bizler de, aziz milletimiz de artık şu soruyu çekinmeden, korkmadan, tereddüt etmeden o elitlere, o seçkinlere sorabiliyoruz: Sizi Cumhuriyetin tek ve yegane sahibi yapan nedir? Siz kimsiniz? Cumhuriyetin tapusunun sadece sizde olduğu vehmine nereden kapıldınız? Kendiniz dışındakilere adeta parmağını sallayarak kibir sergileme hakkını nereden alıyorsunuz? Cumhuriyetin tapusu 76 milyonun üzerine kayıtlıdır. Herkes, her vatandaş eşit derecede bu Cumhuriyetin sahibidir. Hiçbir siyasi parti, "Cumhuriyeti ben kurdum' bahanesine sığınarak, millete dayatmalarda bulunma hakkına sahip değildir. Bu ülkenin diğer siyasi partileri uzaydan gelmemiş, bu milletin bağrından çıkmıştır. Kimse millete aptal deme, koyun deme hakkına ve haddine sahip değildir. Bu millet uzaydan gelmemiş, burada doğmuş, bu Cumhuriyeti de bu millet, bu cumhur kurmuştur. Hiç kimse bir etnik kökeni makbul sayıp diğerlerini asimilasyona tabi tutamaz. Kimse yoksulu, engelliyi, kadını, çocuğu, farklı olanı dışlayamaz; ona ikinci sınıf muamelesi yapamaz. Batı'daki ne kadar bu Cumhuriyetin sahibiyse, Doğu'daki de o kadar sahibidir. Zengin, okumuş, şehirli ne kadar bu Cumhuriyetin sahibiyse, yoksul, köylü de o kadar bu Cumhuriyetin sahibidir. Modern kadar muhafazakar, başı açık kadar başı örtülü de bu Cumhuriyetin sahibidir. 76 milyonun her bir ferdinin bu özgüvene, bu inanca sahip olmasını, kendisini Cumhuriyetin yegane sahibi olarak görenler karşısında "Ben de bu Cumhuriyetin sahibiyim' demesini özellikle istiyor, arzuluyor ve biz bunun mücadelesini veriyoruz."
-"BECERİKSİZLİKLERİNİ, TEMBELLİKLERİNİ İÇ DÜŞMANLAR ÜRETEREK GİZLEDİLER"-
"On yıllar boyunca Cumhuriyet, cumhursuz yönetilmek istenmiştir. Bir iktidar eliti, bir bürokratik elit oluşturulmuş, bunlar cumhurdan, yani milletten bağımsız şekilde Cumhuriyete yön vermek, istikamet çizmek istemiştir. Elitlerin bu siyaseti sürdürebilmek, milli iradeyi saf dışı bırakmak için Cumhuriyet karşıtlarına, yani sanal düşmanlara ihtiyaçları vardır" diyen Erdoğan, milletten gelen her demokratik talebin, milletin desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin attığı en küçük demokratik adımların bile Cumhuriyet için tehdit olarak sunulduğunu söyledi. Cumhuriyete asıl zarar veren anlayışın, bu otoriter siyaset anlayışı olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları ifade etti:
""Cumhuriyet tehdit altında. Tehlikenin farkında mısınız?' diyerek, Cumhuriyet mitingleri düzenlenerek kutuplara, katmanlara ayrılıyor, sanal bir gerilim inşa ediliyordu. Cumhuriyet, küçük, dar bir zümrenin kendi iktidarını sürdürmesini aracı haline getirilmişti. Cumhuriyet, "Cumhuriyet düşmanı' olarak lanse edilenlerden değil, bizzat kendisini yegane cumhuriyetçi olarak ilan eden elitlerden en büyük yaraları almıştır. Onlar on yıllar boyunca, yolsuzluklarını, sanal Cumhuriyet düşmanları üreterek örttüler. Beceriksizliklerini, tembelliklerini, kışkırtmalarını, provokasyonlarını iç düşmanlar üreterek gizlediler. Cumhuriyet kavramının içini boşaltmakla kalmadılar; Cumhuriyetimize, ülkemize, milletimize de çok ağır bedeller ödettiler. Yaşadığımız büyük acıların altında işte bu ayrımcılık vardır. Biz Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdık. 79 yılda yapılanlara kat kat fazlasını ekledik. Bunu söyleyince birileri bundan rahatsız oluyor. Bizi Cumhuriyet karşıtı gibi lanse etmeye çalışıyor. Yaptığımızı anlatmayacak mıyız? Biz kimseyle hesaplaşmıyoruz, kimsenin de karşısında değiliz. "Yan gelip yatmakla cumhuriyetçi olunmaz, cumhura ve Cumhuriyete hizmet ederek cumhuriyetçi olunur' diyoruz. Niye rahatsız oluyorsunuz? Bizim bu Cumhuriyet ve cumhur için yaptıklarımız ortada. Peki siz ne yaptınız?"
-"YOL YAPMAK İÇİN İNSANA KIYMAYI MEŞRU GÖRÜRLER"-
Erdoğan, 2002 yılına kadar, yani 79 yılda, Türkiye'de 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığına dikkat çekerek, şunları ekledi:
"Biz 11 yılda yaklaşık 17 bin km yeni bölünmüş yol inşa ettik. Bunlar yolsuzluk yaptılar, biz yol yaptık; farkımız bu. CHP de yol yaptı, özellikle 1940'larda CHP'nin nasıl yol yaptığını benim milletim unutamadı, unutmayacak. "Yol Vergisi' adı altında dünyada örneği olmayan vergi toplamanın ruhuna, amacına aykırı şekilde millete tam anlamıyla zulüm yaşattılar. 18-60 yaş arasındaki her erkekten yol vergisi aldılar. Vergi vermeyenleri yol yapımında çalışmaya mahkum ettiler, demir perde ülkelerinde olduğu gibi. Yol Vergisi veremeyen yoksul köylünün horozunu, evindeki yatağını, ambarındaki buğdayını adeta gasp ettiler. Arabası olan zenginden de aynı miktarda para istediler. Üstelik topladıkları parayı yol yapımında değil, gittiler başka amaçlarla harcadılar. Yol Vergisi, CHP'nin bu millete en ağır zulümlerinden biridir. Bunlar "Yol yapacağız' diye insanlara kıydılar ve yol yapmadılar. Şimdi çıkmışlar, milletvekili kisvesi altındaki militanlarıyla bizim yol inşaatlarımızda dozerlerin önüne geçiyor, ellerine taş alıp iş makinelerine, polislere saldırıyorlar. İşte onların zihniyeti bu. "Yol yapmak için ağaç taşıyamazsınız' derler; ama yol yapmak için insana kıymayı meşru görürler."
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan: Yan Gelip Yatmakla Cumhuriyetçi Olunmaz - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.