Türkçe Olimpiyatlarını "sevgi ve barış köprüsü" olarak niteliyor Moh'd Al Khaleel Bogabang. 19 yaşındaki Filipinli Khaleel, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) İngilizce öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi. Ağabeyi Ryane gibi Türk okullarında okumuş. Filipin Türk Hoşgörü Okulu'nu ikincilikle bitiren Khaleel çok akıcı bir Türkçe konuşuyor. "Uluslararası Dil ve Kültür Festivali" kapsamında İzmir'de düzenlenen Kültür Şöleni'nde standının başında Filipinler'i tanıtmak amacıyla gelen konuklarla ilgileniyor. Khaleel, ileride öğretmen olup Türkiye'yi anlatmak istediğini söylüyor.
Türkiye'yi ve Türkçe'yi çok sevdiğini söyleyen Khaleel'in ailesi yurtdışında okumasını istememiş ama daha sonra destekleyerek oğullarını Türkiye'ye göndermişler. Moh'd Al Khaleel Bogabang en çok avukat olmak istemiş önceleri. Çünkü avukatlık Filipinler'de önemli bir meslek. Ama öğretmenlerinin kendisine verdiği emeklerin karşılığı olarak Filipinler'de öğretmenlik yapmak amacıyla İngilizce öğretmenliği bölümünü tercih etmiş. "Bu insanlar bana bunca emek verdi ben de bunun karşılığı olarak avukatlık değil öğretmenlik yapacağım" diyor. Türk Okulları'na gitmeden önce yaramaz ve şımarık bir çocuk olduğunu söyleyen Khaleel, "Annem hep 'sen ailemizin en yaramaz çocuğuydun. Hep arkadaşlarınla kavga ediyordun. Ama şimdi çok başka bir çocuk oldun' diyor" diyerek yaşadığı değişimini anlatıyor.
Ayranı bozuk süt zannedince
Türkiye'ye ilk geldiğinde ayranın ne olduğunu bilmediğini söyleyen Khaleel, "Ayranın tadını ilk denediğimde çok farklı geldi. Hatta niye bozuk süt veriyorlar bize dedim. Şimdi 3. yılım Türkiye'de ve Filipinler'e döndüğümde ayransız, yoğurtsuz nasıl yapacağım bilmiyorum." diyor. Yine bir gün arkadaşlarıyla birlikte kahvaltıya davet edildiğini, sofrada pilav ve et görmeyince şaşırdığını belirterek şöyle konuşuyor: "Kahvaltıya gittiğimizde salonda yerde kahvaltılıklar vardı. Her çeşit peynir, tereyağı, reçel ve zeytin. Filipinli arkadaşlarım ve benim gözüme çok az gelmişti. Çünkü biz Filipinler'de kahvaltıda bile pilav ve et yeriz. Sonra zeytini daha önce hiç yememiştim hayatımda. Bu ne diye sorduğumda abi üzüm diyerek bana şaka yaptı. Üzüm de bizim orada çok pahalı ve herkesin yiyebileceği bir meyve değil. Zeytin de üzüme çok benzeyince ağzımıza attık. Ama tadı değişik gelince çayla birlikte zor yuttuk. Şimdiyse zeytini çok seviyorum özellikle yeşil zeytini."
Son Dakika › Güncel › 'Ben de Öğretmen Olup Türkiye'yi Anlatacağım' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.