Bursa - "Referandumdan ´Hayır´Oyu Çıkarsa Bocalama Dönemi Belki Yaşanabilir´ - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Bursa - "Referandumdan ´Hayır´Oyu Çıkarsa Bocalama Dönemi Belki Yaşanabilir´

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Bursa - "Referandumdan ´Hayır´Oyu Çıkarsa Bocalama Dönemi Belki Yaşanabilir´

Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç.dr.osman Can;

ANAYASA MAHKEMESİ RAPORTÖRÜ DOÇ.DR.OSMAN CAN;

"REFERANDUMDAN 'HAYIR'OYU ÇIKARSA BOCALAMA DÖNEMİ BELKİ YAŞANABİLİR'

Bursa'da konuşan Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can, değişikliğin Anayasa'nın demokratikleşmesi açısından bir anahtar görevi göreceğini belirterek, "13 Eylül sabahı 'hayır' çıkarsa, Türkiye bocalama dönemi belki yaşayabilir" dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi tarafından Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Anayasa'da Neler Değişiyor' başlıklı konferansa konuşmacı olarak katılan Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can değişikliğin, Anayasa'nın demokratikleşmesi açısından bir anahtar görevi göreceğini söyledi. Değişiklikle yapılması gereken çok şey olduğunun altını çizen Can, "Bu bilinçle toplumumuzun oy vermesi gerekiyor. Yasalarla derinleştirilmesi gerekiyor" diye konuştu. Bundan sonra atılması gereken çok adımlar olduğunu kaydeden Can, yepyeni bir anayasa yapım sürecine geçilmesi gerektiğini vurguladı. Can, "Herkesin üzerinde uzlaşabileceği ilkeleri barındıran bir anayasa ile Türkiye kendi içindeki barışı tesis edebileceği bir sürece doğru geçiş yapacak. Bu anayasa değişikliği bu sürecin en azından imtihanı ve anahtarıdır" dedi.

Bir gazetecinin "13 Eylül sabahı 'hayır' çıkarsa Türkiye'yi neler bekliyor?" şeklindeki sorusuna Can, "Bir bocalama dönemi belki yaşanabilir. Türkiye'nin bu dinamikleriyle bu süreci durdurabilmesi çok fazla mümkün değil. 'Hayır' çıksa da Türkiye, yeni bir anayasa ile kendi barışını sağlamak konusunda yoluna devam edecektir. Bu konuda toplumumuza güvenmemiz gerekiyor" diye yanıt verdi.

" Ferhat Sarıkaya, HSYK tarafından görevden alınmıştı. Referandum sonucundan 'evet' çıkarsa bu süreç nasıl işleyecek?" şeklindeki bir soruya ise Osman Can, "Referandumdan 'evet' çıkarsa yeni bir HSYK oluşturulduğu andan itibaren biliyorsunuz aynı zamanda ihraç kararlarına karşı yargı yolu açık hale geliyor. O andan itibaren daima açıkmış gibi zaten işlem görecek. Bu nedenle Ferhat Sarıkaya veya bir şekilde görevinden ihraç edilmiş insanlar yeni bir inceleme doğrultusunda başvuru yapmaları imkan dahiline geliyor. Bunun da Türkiye'de önümüzdeki günler içerisinde tartışılması gerekiyor" diye konuştu.

"Referandumdan 'hayır' çıkarsa Türkiye darbe anayasasına mahkum mu kalacak" yönündeki bir soruya ise Can şöyle yanıt verdi: "Türkiye'de hiçbir gücün Türk toplumunu, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarını, ilelebet bir darbe anayasasına mahkum etme imkanı yok. Hiçbir statükocu buna güç yetiremez. Türkiye yoluna devam edecek. Sadece şu var. Toplumun böyle bir sonucun ardından çıkacak tabloyu kısa bir şekilde görebiliyor olması lazım. Bunu da kısa zamanda görecektir ve çok daha güçlü bir şekilde anayasa talepleri Türkiye'nin gündemini dolduracaktır. İlelebet darbe anayasasına Türkiye'nin mahkum olması söz konusu değildir"

"TÜRK YARGISININ POLİTİKA DEĞİL, ADALET DAĞITAN BİR YARGI HALİNE GELMESİ GEREKİYOR"

Yargıtay 8. Ceza Dairesi Üyesi Hamdi Yaver Aktan'a ait olduğu iddia edilen ses kayıtları ile ilgili görüşleri sorulan Osman Can, "Bizim demokrat yargı olarak tutumumuz çok nettir. Kanunsuz dinlemeler suçtur. İçeriği bizim yararımıza, çıkarımıza, ne kadar öteki berikinin çıkarına olması fark etmiyor. Bunun suç olarak tespiti zaten yapılmıştır. Medyaya yansıdığı kadarıyla oradaki konuşmaları söz konusu kişiler kabul etmişler. Kabul ettikleri zaman zaten ortaya çok vahim bir tablo çıkıyor. Ama bu vahim tablo zaten Türkiye'de 1960 darbesinden bugüne kadar biçimlenmiş, bugüne kadar siyasetini yürütmüş olan Türk yargısının maalesef tablosudur. Bu tablo çok daha derin çok daha problemli bir tablo. Türk yargısının artık bu tablodan kurtarılması gerekiyor. Politika değil, adalet dağıtan bir yargı haline gelmesi gerekiyor. Bizim de mücadelemiz bu yönde. Bu konuşmayı yapanların konuşmaları bu niteliği itibariyle aslında Yargıtay Kanunu'ndaki hükümlere tabidir. O kapsamda değerlendirilebilir. Yargıtay'ın söz konusu olan kişilerin görevleri nedeniyle bir suç işlemesi durumunda bu kişilerin Yüce Divan'a sevk etme imkanı vardır. Bütün bunların hepsini Yargıtay çalıştırabilir ama Yargıtay tarihinde henüz böyle bir yol çalıştırılmadı. Bunun Türk halkının okuması lazım. Yargı bu yada yüksek yargı bu. Aslında doğruyu söylemek gerekirse bu nedenle biz aslında darbecilerin kurduğu, inşa ettiği ve bu amaç doğrultusunda çalışmasını arzuladığı bir yargıdan söz ediyoruz. İşte Türkiye'nin aynı zamanda buna mahkum olması çok fazla mümkün olmayacak"

Kaynak: DHA