BBC Türkçe, Çernobil nükleer faciasının 40. yılında Türkiye'nin olası bir nükleer sızıntıya karşı hazırlıklarını inceledi. Çernobil'deki patlama, Hiroşima'ya atılan atom bombasının 50 katı radyasyon yaydı ve 200 bin kişinin ölümüne yol açtı. Günümüzde Ukrayna ve İran'daki savaşlar nedeniyle nükleer risk yeniden gündemde.
Türkiye'de radyasyon izleme, Nükleer Düzenleme Kurumu'na bağlı RADİSA sistemiyle yapılıyor. 239 istasyonla 81 il ve hassas bölgelerde ölçüm yapılıyor. Uzmanlar, sistemin ani yükselmeleri algılayıp alarm verdiğini ve ekiplerin müdahale ettiğini belirtiyor. Kriz anında ise AFAD'ın Ulusal Radyasyon Acil Durum Planı (URAP) devreye giriyor. Plan, radyoaktif iyot tabletleri dağıtımı, filtre kullanımı ve gerektiğinde karantina veya tahliyeyi içeriyor.
Mersin'deki Akkuyu Nükleer Santrali, 3+ nesil reaktör tasarımıyla deprem, tsunami ve uçak çarpması gibi olaylara dayanıklı olduğu iddia ediliyor. Ancak uzmanlar, riskin sıfır olmadığını ve her ihtimale hazırlıklı olunması gerektiğini söylüyor. Türkiye çevresindeki sekiz nükleer tesisten Zaporijya ve Buşehr savaş bölgelerinde yer alıyor. Ermenistan'daki Metsamor santrali ise eski tasarımıyla riskli görülüyor. Uzmanlar, modern güvenlik sistemleri sayesinde büyük bir felaketin tekrarlanma ihtimalinin düşük olduğunu ancak sürekli hazırlık ve tatbikatların önemini vurguluyor.
Son Dakika › Güncel › Çernobil'den 40 yıl sonra Türkiye nükleer felakete hazır mı? - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?