CHP'li Ali Şar, yaklaşık 500 bin fon mağduru iddiasıyla AK Parti'ye seslendi - Son Dakika
Son Dakika Logo

CHP'li Ali Şar, yaklaşık 500 bin fon mağduru iddiasıyla AK Parti'ye seslendi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
CHP\'li Ali Şar, yaklaşık 500 bin fon mağduru iddiasıyla AK Parti\'ye seslendi
 Güncelleme: 

İBB Meclisi'nde konuşan CHP Grup Sözcüsü Ali Şar, yaklaşık 500 bin kişinin fon vurgunu nedeniyle mağdur olduğunu öne sürdü. Şar, sorunun AK Parti iktidarınca çözülmesini, tutuklu başkanların tutuksuz yargılanmasını ve görevden alınanların iadesini istedi.

Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'nde konuşan CHP Grup Sözcüsü Ali Şar, fon vurgunu iddiaları, ekonomik kriz, emeklilerin yaşadığı sorunlar ve tutuklu belediye başkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sarı, yaklaşık 500 bin kişinin fon vurgunu nedeniyle mağdur olduğunu öne sürerek, "Hazineye yük getirmeden, bu vurgunu milletin sırtına yüklemeden bu sorunu çözmesi gereken Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır" dedi. Şar, tutuklu belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması ve görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi çağrısında bulundu. Fatma Betül Sayan Kaya'nın 85 bin dolarlık burs olayını da ortaya çıkardıklarını ancak gereğinin yapılmadığını belirten Şar, "Kendilerini dokunulmaz zannettiler" diye konuştu.

İBB Meclisi Ekim Ayı meclis görüşmelerinin birincisi Saraçhane yerleşkesinde 1. Başkan Vekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında yapıldı. Gündem dışı konuşmalarda söz alan CHP Grup Sözcüsü Ali Şar, fon vurgunu iddiaları, ekonomik kriz, emeklilerin yaşadığı sorunlar ve tutuklu belediye başkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Bu, yanlış siyasi tercihlerin ve basiretsiz yönetim anlayışının bir sonucudur"

"Bu topraklar tarih boyunca nice acılara, yoksulluğa, haksızlığa, yolsuzluğa tanıklık etti. Ancak bugün bu coğrafyanın kaderiymiş gibi sunulan her keder aslında yanlış siyasi tercihlerin ve basiretsiz yönetim anlayışının bir sonucudur" diyen Şar şunları söyledi:

"20 yıl aşkın süredir bu ülkeyi yöneten iktidar adaleti, liyakati eşitliği tesis etmek yerine bu milleti ekonomik krizlerin ve umutsuzluğun pençesine terk etmiştir. Bu toprakların insanı emeğinin karşılığını alamamanın çaresizliğini ve her geçen gün derinleşen yoksulluğun acısını fazlasıyla yaşamaktadır. Bu topraklarda çok canlar yandı bu topraklarda çok acılar yaşandı. Maddi manevi krizler, mağduriyetler, cinayetler, felaketler, yolsuzluklar yaşandı. Yine tarihin en büyük vurgunlarından krizlerinden biri bu iktidar döneminde yaşandı. Evet, bu iktidar döneminde yaşandı diyorum değerli arkadaşlar, kimse denk geldiğini düşünmesin. Bu bir anlayışın kurulan düzenin, sistemin sonucudur.

"Çevresinde yaşananlardan haberi olmayandan dünya lideri olmaz"

'Kenarı Dicle'de bir kurt aşırsa koyunu, gelir de adli ilahi sorar Ömer'den onu', özdeyişine her seferinde atıf yapan iktidar sahipleri, İslam'ın adalet anlayışı ve yönetici sorumluluğuna değinip, Dicle kenarında kurulan, kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır dese de bunu sadece söylem olarak kullanmakta ve asla gerçekte üstlenmemektedir. Ülkede iyiye giden, güzel olan, her şeyi sahiplenenler var biliyorsunuz. Olumsuz meselelerde bu sorumluluğu almak ve gereğini yapmak yerine her seferinde bahanelere sığınanlar, sorumluluktan kaçanlar halkın bu mağduriyetleri görmezden gelenler var. Dünya lideri olduğunu iddia eden iktidar sahipleri çevresinde dönen dolaplardan haberi yoksa bu nasıl dünya liderliğidir? ya da varsa göz mü yummuştur yaşanan bunca hukuksuzluğa, haksızlığa, hırsızlığa, vurguna. Böyle dünya liderliği olur mu değerli arkadaşlarım. Çevresinde yaşanandan haberi olmayandan dünya lideri olmaz. Çevresinde yaşananlardan haberi olup da kayıtsız kalandan da dünya lideri olmaz. Bugüne kadar sayısız, mesnetsiz, sözün, yalanın ve iftiranın muhatabı olduk bu kürsüden. Ertan Yıldız gibi iftiracıların sözleriyle bizi vurmaya çalışanlar, siz onun arkadaşısınız diyenler Fatma Betül Kayan Sayan'ın arkadaşı çıktılar değerli arkadaşlar.

"Yaklaşık 500 bin insanın mağdur olduğu anlaşılıyor"

Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluklarından biri fon vurgunuyla karşı karşıyayız. Çok sayıda, yaklaşık 500 bin insanın mağdur olduğu anlaşılıyor. İnsanlar güvendi, birikimini yatırdı, yatırım yaptı, kenardaki parası değerlensin istedi. Sonra bir de baktı ki her şey yalanmış. Bize sürekli 'Kumpas davası ile ilgili bizim bir dahlimiz yok. Şikayet eden CHP'li, şikayet eden edilen CHP'li' diyenlerin bir de baktık ki fonu kuran AK Partili, izni veren AK Partili, denetimi yapan AK Partili, fonda parayı bulanın yine AK Partili olduğu iddiası ortaya çıktı. Evet, bunlar birer iddia. Ancak toplumun ne kadar şüphesi var bilmiyorum. Toplumun asıl şüphesi yargının gerçek sorumluları bulup bulmayacağı."

Fon kriziyle adı gündeme gelen eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'ya İBB'den burs verilmesi olayını da anımsatan Şar şöyle devam etti:

"Biraz geçmişe gidelim, değerli arkadaşlar. Çok da geçmişe değil. 16-17 sene önce 2009 yılında Fatma Betül Sayan Kaya'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi bursuyla Amerika'ya eğitim için gönderildiğini ortaya çıkartmıştık. Biliyorsunuz bu arkadaşlar burs veremiyoruz. Anayasa Mahkemesi'ne gidildi. Burs vermemiz yasak diyorlardı. Gerçekten halka bir burs vermemişler. Öğrencilere bir burs vermemişler ama kendi yakınlarına, yandaşlarına burs vermişler. Bunu 2021 yılında ortaya çıkardık. Dedik ki savcılığa bu teftiş kurulu raporunu verdik. Bu hanımefendi 2009 yılında 85 bin dolar, küsuratı var 85 bin dolar ve 20 bin liradan fazla bir para verilerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bursuyla Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderilmiş. Teftiş kurulu raporları bunu ortaya koydu.

"Bu açığa çıkacak olan konularda hesabı soracak olan bizleriz"

Gittik şikayetçi olduk suç duyurusunda bulunduk değerli arkadaşlar. Bu arkadaşlar da gitti. Bu bunun üstüne yattılar. Ne sesleri çıktı ne yargının sesi çıktı. Bakın bugün sesleri çıksaydı, itiraz etselerdi ya bu olmaz deselerdi belki bugün o hanımefendi bugün adının geçtiği bu olaylara biraz mesafe koyardı. Derdi ki ya ben bunu yapmayayım ama o gün gereğini yapmadılar. Kimsenin sesi çıkmadı, normalleştirildi. Bu gibi insanlar da her şeyi kendilerine mübah gördüler. Kendilerini dokunulmaz zannettiler. O yüzden bu işin sorumlusu bellidir. Bu bir zihniyet meselesidir. 500 bine yakın yakın fon mağduru var. Çözüm bekliyorlar, parasını istiyorlar. Bunlara cevap vermek, sorunu çözmek elbette iktidarın işi. Hazineye yük getirmeden, bu vurgunu milletin sırtına yüklemeden bu sorunu çözmesi gereken Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır. O yüzden bize kimse mağdur edebiyatı yapmasın. Adalet ve Kalkınma Partisi mağdur değildir. Bürokraside ve siyasette kimler bu işin arkasındadır? Cevap verilmek zorunda. Bu işe amiyane tabirle kimler çanak tutmuştur? İktidarın yönetim anlayışı yüzbinlerce insanı milyonlarca aileyi mağdur etmiştir. Mağdur Türkiye Borsası, Türkiye yatırımcısı, Türk milletidir. Fatma Betül Sayan Kaya skandalını YENİ Parti sözcüsü İstanbul Milletvekili Sayın Zeynel Emre açığa çıkardı değerli arkadaşlar. Yani o yüzden kimse bu vurgunu bu ismi geçen Adalet ve Kalkınma Partileri kendisi ortaya çıkartmış, açığa çıkartmış, hesap soruyor gibi sakın bir davranışa girmesin. O yüzden bu açığa çıkan konularda hesabı soracak olan bizleriz.

"Para kuleleri dediler. Hesap vereceksiniz"

Bu arkadaşlar para kuleleri dediler. Bu para İstanbul İl Başkanlığı binasının alınmasındaki yapılan ödemenin görüntüleri olduğu ortaya çıktı. Partinin parası, toplanan partililerden bağışlar ve partiye alınan bir il binası. Bu il binasına ödenen para 40 milyon civarında bir para. Arkadaşlar konuları açtıkça kıyaslamaları yapacağız. O para kuleleri, hangi para kuleleri nerelere ulaşıyor? Onları ifade edeceğiz. Para çantaları, valizler dediler. Sonra bir baktık görevden istifa ettirdikleri bir belediye başkanımız vardı merhum Kadir Topbaş döneminde alınmış sinyal kesici, güvenlik için alınmış sinyal kesici jammer'lar oldu ortaya çıktı. İddianameye de yer bile almadı. Bu kürsüden bunu bile dile getirdiler arkadaşlar. Hesap vereceksiniz. Bu bunlar para valizleri, çantalar dediler. Sonra da bu iddianameye bile girmedi. Böyle onlarca yüzlerce var. Böyle sadece iftiracı beyanları var. Bunlara sarıldılar. Bu ifadelerle bize saldırdılar. O yüzden bu konularla ilgili kendileri şimdi bir öz eleştiri yapmalarını bekliyoruz.

"Ekonomik kriz her geçen gün derinleşiyor"

Geçmişte Başbakanlık önünde 'Ben bir esnafım' diyerek krize tepki veren bir vatandaş Başbakan Ecevit'in geçişi sırasında hepiniz hatırlarsınız bir kasa fırlatmıştı. Bugün o günlerden hiç farklı değil değerli arkadaşlar. Ekonomik kriz her geçen gün derinleşiyor vatandaşlarımız etkileniyorlar. O gün yazar kasa fırlatıyorlardı vatandaşlar krize tepki vermek için. Maalesef ne acıdır ki bugün insanlar gelecek kaygısı yaşıyor ve emeklinin çaresizliğini görüyoruz. 25 Eylül'de bir intihar vakası yaşandı. Emekli polis memuru Ali Şekeroğlu Anayasa Mahkemesi önünde seyyanen zam talebi ile ilgili yapılan eylem sırasında intihar ederek yaşamına son verdi. Elinde bir döviz vardı emekli polis memurumuzun. 'Para için değil, onurumuz için' yazıyordu. Bunun sorumlusu da elbette emeklinin talebini görmezden gelen, gereğini yapmayan, yapamayanlardır. Başta da söyledim arkadaşlar, kusura bakmayın. 'İyiye giden işlerin sahibi benim, biziz' diyorsanız kötüye giden işlerde de sorumluluktan kaçmayacaksınız bunu bize ifade edeceksiniz. Birçok mesele var gündemle ilgili. Türkiye'de kişisel veri güvenliği sağlanamıyor. Türkiye bilgilerimiz satılmış durumda. İcra dosyanız var adı altında. Hepimiz aramalara maruz kalıyoruz ya da çoğumuz ve dolandırılan insanlar var dolandırıcılığa maruz kalıyorlar. Türkiye'de her alanda adeta çeteler üremiş değerli arkadaşlar. Suç örgütleri oluşmuş. Mesela vatandaşlık edinen çeteler var. Eğer konuyu açarsa arkadaşlar onların da detayına gireceğiz. Adı geçen arkadaşlar var. İddia edilen çok uzakta olmayan arkadaşlar var. Türkiye'de adeta her alanda suç örgütü türemiş. Suç örgütleri cirit atıyor. İktidar kayıtsız iktidar çaresiz.

"Görevden uzaklaştırılan tüm arkadaşlarımız görevlerine dönmeli"

Halkın iradesine darbe vurarak başkanımız Prof. Doktor Ahmet Özer'i tutuklayıp Esenyurt'ta yerine atanan Kayyum'un rezilliklerini yapılan operasyonda nelere imza attıklarını gördük. Hep birlikte Türkiye kamuoyu takip ediyor. İlk tutuklanan ve bir yıl sonra serbest bırakılan Esenyurt'un seçilmiş belediye başkanı Prof. Doktor Ahmet Özer olmak üzere serbest bırakılan belediye başkanlarımız hem Avcılar'ın hem Beyoğlu'nun iradesi görevine iade edilmelidir. Aynı zamanda geçtiğimiz hafta yargılamaları tamamlanan İBB meclis üyelerimiz var ikisi beraat ettiler. İki arkadaşımız birkaç yıl ceza aldı. Beş arkadaşımız herhangi bir ceza almadı. Derhal görevlerine iade edilmeliler meclis üyelerimiz. Görevlerini yerine getirmeliler. Keşke o operasyon yapılırken de yanlış demiştik. Şafak baskını operasyonlarında evlerinden alındılar. Evlatlarının, eşlerinin, ana babalarının gözleri önünden. Keşke bu olmasaydı, böyle gerçekleşmeseydi dedik ama ne yazık ki oldu. Bir yıl ve üzeri cezaevinde kaldılar. Sonrasında beraat. Halkın kararı İçişleri Bakanlığı'nın bu görevden uzaklaştırma kararlarından üstün değildir. Halkın kararına saygı gereği, milli iradenin tecelli etmesi gereği görevden uzaklaştırılan tüm arkadaşlarımız görevlerine dönmeli. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu tutuksuz yargılanmalıdır. Tutuklu Belediye Başkanlarımız tutuksuz yargılanmalıdır. Kimse kimse bir soruşturmaya tabi olmasın, soruşturulmasın demiyoruz ancak tutuksuz yargılanma esas alınmalıdır. Yoksulluğun, hırsızlığın, inancı, mezhebi partisi olmaz. Kimseyi baştan suçlu ilan etmiyor, suçlamıyoruz. İddiaları ve açığa çıkan gerçekleri bu kürsüden haykırıyoruz ve haykırmaya devam edeceğiz"

Kaynak: ANKA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.