(TBMM) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Ülke genelinde ciddi su problemleri yaşanırken, iktidar Ankara'daki su sorununu öne çıkararak sorumluluktan kaçmaktadır. Kentlerdeki içme suyundan tarım ve sanayide kullanılan suya kadar tüm yönetim, siyasi iktidarın sorumluluğundadır. Ankara'da 7 yıldır belediye yönetimi CHP'de olmasına rağmen, ülkeyi 24 yıldır yöneten iktidar suyun etkin yönetiminde sorumluluk üstlenmemiştir" dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye geneli yaşanan su sıkıntısına ilişkin açıklamalarda bulundu. AK Parti hükümetinin, 81 il merkezinde 2055 yılına kadar içme, kullanma ve sanayi su teminine yönelik bir eylem planı hazırlamış olmasına rağmen, 2025 yılında yaşanan su sorunları nedeniyle belediyeleri sorumlu tutmasını eleştiren Gürer, şunları söyledi:
"Devlet Su İşleri (DSİ), 2023 yılında yaptığı açıklamada Ankara içme suyu ihtiyacının, ülkemizin en uzun içme suyu tüneli olan 31 bin 592 metre uzunluğunda ve 4,5 metre çapındaki bir tünelle güvence altına alındığını duyurmuştu. DSİ'nin stratejik planlarında, belediyelerin içme, kullanma ve sanayi su ihtiyaçlarının yeterli miktarda ve kalitede karşılanması amaç ve hedef olarak belirlenmiştir. 2024-2028 stratejik planında da aynı hedefler tekrarlanmıştır. Ancak içme suyu altyapı sorunları nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi sürekli iktidar tarafından eleştirilmektedir. Ankara Büyükşehir Belediyesi, 7 yıldır CHP tarafından yönetilmektedir ve bu süre zarfında su borularının birden verimsiz hale gelmesi veya su kayıplarının oluşması mümkün değildir. Bu nedenle altyapı eksikliği yıllara yayılan bir süreçten kaynaklanmakta ve en az 20 yıllık bir ihmal söz konusudur."
2012 yılında Türkiye genelinde "asbestli" su borularının değiştirilmesi kararını hatırlatan Gürer, boruların halen kullanıldığını belirterek, "Özellikle kırsal alanlarda sorumluluk doğrudan siyasi iktidara aittir ve bu borular halen değiştirilmemiştir. Ankara'daki içme suyu kayıplarını konuşanlar, ülke genelinde asbestli boruların değiştirilmesinden sorumlu olan iktidarı göz ardı etmektedir" dedi.
Gürer, 2000'li yıllarda yapılan uluslararası inceleme ve araştırmaların Türkiye'nin 50 yıl içinde ciddi bir su sorunu yaşayacağını ortaya koyduğunu belirterek, "İktidar, sorumluluktan kaçmak adına Ankara'daki su sorununu öne çıkararak belediyeler üzerinden bir tartışma yaratıyor. Oysa sorunun asıl muhatabı olması gerekirken, iktidar ile belediyeler arasında yapay bir ayrım oluşturarak siyasi bir algı üretmeye çalışıyor" şeklinde konuştu. Gürer, şunları kaydetti:
"Yanlış uygulamalar nedeniyle suyun tüketimine göz yumulmuş, uzun vadeli ve bilimsel planlamalar yapılmamıştır"
"Tarımda sulama suyunun tasarruflu kullanılması, yağmurlama ve damlama sistemine geçilmesi şarttır. Modern sulama teknikleriyle yüzde 35-65 arasında tasarruf sağlanabilir. Klasik sulamada 8 hektar için saniyede 30 litre su harcanırken, modern sulamada 8 hektara saniyede 10 litre su verilmektedir. Ancak AKP, son 24 yılda modern sulama tekniklerine gerekli önemi vermemiş, iç Anadolu'da kuyuların yüzde 95'i ruhsatsız olarak işletilmiştir. Ruhsatsız kuyularla yapılan tarım, hem toprak dokusunu bozmakta hem su israfına yol açmakta, hem de yeraltı sularının erken tükenmesine neden olmaktadır. Orta Anadolu'da daha önce 10-20 metreden çıkan su, artık 150-200 metreye kadar çekilmiş ve bu durum ülke genelinde 2 bin obruk oluşmasına yol açmıştır; bunlardan 600'ü Konya bölgesindedir. Ayrıca 240 gölden 180'i kurumuştur. Ülke genelinde ciddi su problemleri yaşanırken, iktidar Ankara'daki su sorununu öne çıkararak sorumluluktan kaçmaktadır. Kuraklığın yarattığı etkiler nedeniyle bitkisel üretimde kayıplar yaşanmakta ve arz açığı oluşmaktadır; bu açığın yurt dışından ithalatla giderilmesi sınırlıdır.
DSİ'nin görevlerini yerine getirebilmesi için iktidardan yeterli kaynak ayrılması gerekmektedir. Akdeniz ve Karadeniz'e akan suların Anadolu'ya yönlendirilmesi, baraj ve göletlerin tamamlanması, kapalı sistem sulamaya geçilmesi gibi projeler henüz hayata geçirilmemiştir. Kentlerdeki içme suyundan tarım ve sanayide kullanılan suya kadar tüm yönetim, siyasi iktidarın sorumluluğundadır. Ankara'da 7 yıldır belediye yönetimi CHP'de olmasına rağmen, ülkeyi 24 yıldır yöneten iktidar suyun etkin yönetiminde sorumluluk üstlenmemiştir. Boruların değiştirilmesi ve kayıp-kaçak oranının iyileştirilmesi tek başına sorunu çözmez. Önemli olan, su kaynaklarının temini, depolama ve dağıtımının sağlanmasıdır. Bugüne kadar yanlış uygulamalar nedeniyle suyun tüketimine göz yumulmuş, yağışa ve kara güvenilmiş, uzun vadeli ve bilimsel planlamalar yapılmamıştır."
Son Dakika › Güncel › CHP'li Gürer: 'Ülke Genelinde Ciddi Su Problemleri Yaşanırken, İktidar Ankara'daki Su Sorununu Öne Çıkararak Sorumluluktan Kaçmaktadır' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?