Chp'li Oran: Artan İthalat Dış Ticaret Artışı Patlatıyor, Borç Stokunu Katlıyor ve Cari Açık... - Son Dakika
Son Dakika Logo

Chp'li Oran: Artan İthalat Dış Ticaret Artışı Patlatıyor, Borç Stokunu Katlıyor ve Cari Açık...

Chp\'li Oran: Artan İthalat Dış Ticaret Artışı Patlatıyor, Borç Stokunu Katlıyor ve Cari Açık...
14.12.2013 11:53

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, "İhracat var ama katma değersiz ve istihdamsız" derken, "Artan ithalat dış ticaret artışı patlatıyor, borç stokunu katlıyor ve cari açık şampiyonu yapıyor" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, "İhracat var ama katma değersiz ve istihdamsız" derken, "Artan ithalat dış ticaret artışı patlatıyor, borç stokunu katlıyor ve cari açık şampiyonu yapıyor" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, ihracata ilişkin yaptığı açıklamada, "İhracat artışı, ithalat büyümesini de beraberinde getiriyor ve dış ticaret dengesi aleyhte gelişiyor. Bir çeşit bumerang etkisiyle Türkiye kendi kendini vuruyor. Bunun sonucunda gelsin cari açık rekorları" diyerek şu değerlendirmelerde bulundu:

"AKP'nin on bir yıla yaklaşan iktidarı dönemindeki yanlış ekonomi politikaları sonucu sanayide artan ithal girdi bağımlılığı ve montajcılık yüzünden, Türkiye'nin üretip ihracat ettiği ürünlerden elde ettiği katma değer giderek düşüyor.

Türk sanayii, 100 dolarlık ihracat yapabilmek için 60 dolarlık girdi ithal ediyor.

Rakamsal illüzyonlarla ekonomide göz boyamaya yönelik manipülasyonları kapsamında AKP'nin ihracatta başarı masalları sürüyor.

İktidar, yıllık 150 milyar doların üzerindeki ihracatı dilinden düşürmezken, bunun temelindeki 175 milyar dolara yaklaşan ara malı (hammadde) ithalatı ve 250 milyarı aşacak toplam ithalat için hiç yokmuş gibi davranıyor.

Hükümet bu yılın başında 158 milyar dolarlık ihracat hedefi açıklamıştı. Ancak dış ticaretteki olumsuz seyir dikkate alınarak Ekim ayında açıklanan Orta Vadeli Program'da (OVP) bu hedef 153.5 milyar dolar olarak aşağı çekildi. İlk on ayda tamamen aleyhte oluşan dış ticaret tablosuna bakıldığında; revize hedefin de tutması zor gözüküyor. İlk on ayda ihracat yüzde 1.2 düşüşle 124.5 milyar dolara gerilerken, ithalat yüzde 5.8 artışla 207.1 milyar dolara ulaştı. Böylece on aylık dış ticaret açığı geçen yıla göre yüzde 18.5 büyüyerek 82.6 dolara çıktı. On aylık dönemlere göre ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 64.4'ten yüzde 60.1'e düştü. Bu seyirle, yıllık dış ticaret açığının 100 milyar doları fazlasıyla aşacağı belli oldu.

-"İTHAL GİRDİ BAĞIMLISI YAPTI"-

Ancak üretimde tamamen ithal girdiye bağımlı olunan ve katma değeri son derece düşük ihracatta yıllık hedef tutsa da bir anlam ifade etmiyor. AKP'nin ekonomi politikaları sanayiyi iç piyasaya ve ihracata yönelik üretiminde tamamen ithal girdi bağımlısı yaptı. AKP, yerli ara malı sektörünü ise adeta bitirdi. Bu süreçte; ucuza gelmesi nedeniyle giderek tamamen ithal girdiye yönelen sanayide "montajcılık' eğilimi güçlendi; adeta oradan buradan ithal edilen yarı mamul ürünlerin, küçük bir katkı ve operasyonla birleştirilerek başka bir ülkeye satışının adı "ihracat' oldu. Kağıt üzerinde şişirilerek büyük gösterilen ihracatın katma değeri giderek düştü.

-"100 DOLARLIK İHRACATIN NET KATMA DEĞERİ SADECE 40 DOLAR"-

Dâhilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında firmaların taahhüt ettiği ihracat ile bunun için yapmaları gereken ithalatın oranı, Türkiye'nin üretim ve ihracatındaki ithal girdi bağımlılığını çok çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Ekonomi Bakanlığı tarafından yılın ilk on ayında verilen DİR belgelerine bakıldığında, bu dönemde yaklaşık 45 milyar dolarlık ihracat taahhüdünde bulunan firmaların bunun karşılığında 27 milyar dolarlık ithalat izni aldığı belirlendi.

Buna göre Türk firmaları her 100 dolarlık ihracat için 60 dolarlık girdi ithali gerçekleştiriyor. İthal girdi düşülünce 100 dolarlık ihracatın ülke ekonomisine sağladığı katma değer 40 dolarda kalıyor.

-"ELEKTRİKLİ MAKİNELER SEKTÖRÜ FİRMALARININ DA YÜZDE 71.2'Sİ ORANINDA GİRDİ İTHALİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİ DİKKATİ ÇEKİYOR"-

Örneklem olarak Ekim ayında düzenlenen dâhilde işleme izin belgelerine bakıldığında, sektörlere göre en fazla ithal girdi bağımlılığı, elektronik, demir çelik ve elektrikli makineler sektörlerinde görülüyor. Dahilde işleme rejimi kapsamında elektronik sektörü firmalarının taahhüt ettiği ihracat tutarının yüzde 79.9'u, demir çelik firmalarının yüzde 78'i, elektrikli makineler sektörü firmalarının da yüzde 71.2'si oranında girdi ithali gerçekleştireceği dikkati çekiyor.

DİR kapsamındaki ihracat taahhüdü ve bunun için yapılacak ithalat tutarına göre hesaplanan ithalata bağımlılık oranında bu sektörleri yüzde 65.3'le demir dışı metaller, yüzde 63.6 ile orman ürünleri, yüzde 61.3'le mesleki ve optik cihazlar, yüzde 55.3'le lastik, yüzde 54.1'le deri ve kösele, yüzde 53.1'le gıda ve içki, yüzde 52.5'le taşıt araçları izliyor. Ayrıca kimya, dokuma ve giyim, madeni eşya, makine imalatı, seramik sektörlerinde yüzde 40-50 arasında ithal girdi bağımlılığı bulunuyor. Bağımlılık oranı yüzde 5.8'le cam, yüzde 26.8'le inşaat ve yüzde 31.7 ile pişmiş kil ve çimentodan gereçler sektöründe en düşük düzeylerde bulunuyor.

-"AKP SANAYİYİ İTHAL GİRDİ BAĞIMLISI-MONTAJCI YAPTI"-

İhracatta bu çarpık yapıyı Türkiye'nin başına AKP sardı. 1996'da gümrük birliğine girişten sonra bozulmaya yüz tutan ara malı ithalatı ile toplam ihracat arasındaki denge esas olarak AKP döneminde bozuldu. 2001 yılında toplam ihracatın yüzde 96.7'si düzeyinde bulunan ara malı (hammadde) ithalatı, 2006 yılında yüzde 116.4'e kadar çıktı. İzleyen iki yılda biraz düşmekle birlikte yine yüksek düzeylerde gerçekleşen bu oran, küresel kriz nedeniyle ithalatta sert biçimde frene basılan 2009 yılında yüzde 97.4'e indi. Böylece Türkiye, 8 yıl aradan sonra ilk kez toplam ihracatıyla girdi ithalatını karşılayabilir hale geldi. Ancak bu durum uzun sürmedi; ara malı ithalatı izleyen yıl toplam ihracatın yüzde 115.4'üne, 2011 yılında da yüzde 128.3'le tarihi tepe noktasına ulaştı. 2011 yılında yaşanan bu ithalat patlaması, dış ticaret açığını ve paralelinde cari işlemler açığını hızla büyüterek 80 milyar dolara yaklaştırdı. Cari açık 2011'de GSYH'nin yüzde 10'u ile tarihi rekorunu kırdı; küresel ekonomi çevrelerinde Türkiye'ye yönelik kaygılar ve ülke riski hızla yükseldi. Bunun üzerine AKP'nin ekonomide soğutma önlemlerini uygulamaya koyduğu 2012 yılında ara malı ithalatının toplam ihracata oranı ancak yüzde 114.7'ye düşürülebildi. Başka deyişle toplam ihracat, ara malı ithalatına ödenen faturanın ancak yüzde 87'sini karşılayabildi. Bu yılın ilk on ayı itibariyle de ara malı ithalatı toplam ihracatın yüzde 122'si ile yine çok yüksek bir düzeye ulaştı.

Toplam ithalatın yaklaşık dörtte üçünü ara malları oluşturuyor. Esas olarak bu gruptaki artış paralelinde Türkiye'nin ithalatı AKP döneminde çok hızlı bir büyüme gösterdi. 2001 yılında yüzde 76 olan toplam ihracatın toplam ithalatı karşılama oranı, 2011'de yüzde 56'ya kadar düştü. 2012'de yüzde 64.5'e çıkan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yıl ilk on ay itibariyle yüzde 60.1'e geriledi."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Chp'li Oran: Artan İthalat Dış Ticaret Artışı Patlatıyor, Borç Stokunu Katlıyor ve Cari Açık... - Son Dakika


Advertisement