Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, " İsrail'de, tarihi bir Osmanlı camisinin içinde içki üreten firmaların festival düzenlemeye çalışması, öteki inançlara ve inanç değerlerine, başka değerlere ait sembollere saygısızlığın birtakım provokasyonlara yol açtığını özellikle çağdaş dünyanın insanlarının bilmesi gerekir. Bilhassa bu konuda İsrail hükümetini aklı selime davet ederim" dedi.
" Türkiye'de Çin Kültür Yılı" kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı ve Çin Din İşleri İdaresi işbirliğiyle Fatih'teki Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Çin'de İslam Kültür ve Sanat Eserleri" etkinliği, Urumçi Barış Camisi imamı Abdülvelit Maksudi'nin Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Etkinliğin açılışında konuşan Görmez, geçen yıl Çin'e bir ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, bu ziyarette Çin Din İşleri İdaresi ve Çin İslam Cemiyeti Başkanlığı ile din eğitimi, din hizmetleri, dini yayımcılık alanlarında bir anlaşma imzaladıklarını, bununla birlikte Çin ile olan ilişkilerin yeni bir ufuk kazandığını söyledi.
Görmez, iki ülke arasındaki ilişkilerin, tarihi süreçte pek çok olumlu gelişmelerin yaşanmasına sahne olduğunu anlatarak, "Özellikle hoşgörü ve birlikte yaşama adına yeni tecrübeler ortaya konulmuştur. Bir yandan Çin'de var olan kadim İslam medeniyetini halkımızın dikkatine sunmak, diğer yandan da Çin'de yaşayan sayıları milyonları bulan Müslümanlar'ın dini eğitimi ve din işleri için ortak çalışmalar yapılmasına, Cumhuriyet Tarihi'nde ilk defa belki de bizde zemin hazırlanmıştır. İki ülke kültürü açısından bakıldığında, ilişkilerimizin gelişmesi adına son derece olumlu bir umut vermiştir" şeklinde konuştu.
Çin'de bulunan tüm dinlerin temsilcileriyle yapılan ortak bir buluşmada, İslam'ın ve Müslümanlar'ın Çin'deki ayrıcalığına işaret edildiğini aktaran Görmez, "Hıristiyanlığı sonradan yapılan baskılar sonucunda kabul ettiklerini ama İslamiyet'in kendi topraklarına barışla gelen bir din olduğundan bahsetmişlerdir. İslam'a nakşedilmiş olan 'İlim Çin'de dahi olsa alın' sözü, İslam'ın ilme verdiği değer kadar, Çin'in coğrafi uzaklığına rağmen gönül dünyamızdaki yakınlığı açısından da dikkate değerdir" dedi.
Görmez, anlaşmayla, din işleri alanında ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi açısından dostluk ve saygı temelinde her iki ülkenin hukuki mevzuatı çerçevesinde hareket etmek üzere mutabakata varıldığını anlatarak, şöyle devam etti:
"Bu doğrultuda ilgili dini makamlar arasında karşılıklı ziyaretler yapılacak. Vaiz ve diğer din görevlilerinin eğitimleri, Kur'an-ı Kerim ve her iki tarafça belirlenecek İslami kaynak eserler ve klasiklerin tercüme ve dağıtım işlerini, dini eğitim alanında öğrenci değişimi, hac ve umre düzenlemesi ve idaresi konusunda tecrübe paylaşımında bulunulacak. Her iki ülkede camiler, eğitim merkezlerinin bakımı ve korunması konularında tecrübe paylaşımı gerçekleştirilecek. Dini konferanslar gibi etkinliklere din görevlilerinin katılımlarının resmi kanallarca teşvik edilmesi sağlanacak. Bütün bunlarla birlikte, ilkini şuanda yaptığımız, ikincisini ise 2013'te Çin'de gerçekleştirmeyi planladığımız 'Türkiye-Çin İslam Kültür ve Sanat Fuarı'nın düzenlenmesi protokolün temel unsurlarını oluşturmaktadır."
-"İsrail'i akli selime davet ediyorum"-
Prof. Dr. Görmez, dünyanın çeşitli yerlerinde dine karşı saldırıların ve hoşgörüsüzlüğün yaşandığına değinerek, İsrail'in Beersheva kentindeki eski Osmanlı eseri Beersheva Camisi'nin avlusunda 5 Eylül'de düzenlenmesi planlanan şarap festivali konusunda şöyle konuştu:
"İsrail'de, tarihi bir Osmanlı camisinin içinde içki üreten firmaların bir festival düzenlemeye çalışması, öteki inançlara ve inanç değerlerine, başka değerlere ait sembollere saygısızlığın birtakım provokasyonlara yol açtığını özellikle çağdaş dünyanın insanlarının bilmesi gerekir. Bilhassa bu konuda İsrail hükümetini aklı selime davet ederim."
Görmez, İsrailliler'in başka bir dinin mabedine yapılan bir saygısızlığa tevessül etmemesi gerektiğini söyleyerek, " Tevrat'ın ve kutsal metinlerindeki ilkelere riayet ettikleri taktirde başka bir dinin mabedine saygısızlık etmemeleri gerektiğini göreceklerdir" dedi.
Son zamanlarda genelde genelde Avrupa'da, özelde de Almanya'da benzer yaklaşımların görüldüğünü ifade eden Görmez, 'Kendi ülkesinde yaşayan Müslümanlara karşı siyasi, sosyal, kültürel entegrasyon gibi tüm prensipleri bir kenara bırakarak, güvenlik odaklı yaklaşımın kabul edilemez olduğunu, bunun doğru olmadığını, insanlık ailesinde barışa ve huzura hizmet etmediğinin özellikle altını çiziyorum. Ötekileştirerek, sadece güvenlik odaklı bakarak bütün meselelerin üstesinden gelinemeyeceğinin anlaşılmasını istiyorum. Bütün dünya ülkeleri, farklı dinleri, kültürleri, dilleri huzur ve güven içerisinde birlikte yaşamak ve yaşatmak konusunda çok daha dikkatli olmak durumundadır" şeklinde konuştu.
Muhabir: Mehmet Ali Derdiyok/ Nurhan Çorlu
Yayıncı: Sabri Çelebioğlu - İSTANBUL
Son Dakika › Güncel › 'Çin'de İslam Kültür ve Sanat Eserleri' Etkinliği - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.