Şanlıurfa'da Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı İbrahim Coşkun, sendika binasında yarıyıl tatiline ilişkin basın açıklaması yaptı.
Coşkun, tatilin yanı sıra yeni anayasa, şura kararları ve darbe hukukuna da değindi. Yeni anayasada öğretmenlerinin ücretlerinin arttırılması gerektiğinin altını çizen İbrahim Coşkun, "2015-2016 eğitim-öğretim yılı birinci kanaat dönemi, angaryaya son verilerek nöbete ücret ödenmesi, sınav ücretlerindeki adaletsizliğinin ortadan kaldırılması, 159 TL ek ödemeyle 4/C'li personele ilave artış sağlanması, YURTKUR'da fazla çalışma ücretinin yüzde 100 arttırılması, akademisyenlere yüksek öğretim tazminatının kazandırılması, takviye kurslarında görevlendirilen memur ve hizmetlilere fazla çalışma ücreti ödenmesi, 2005 yılından sonra göreve başlayan kamu görevlilerine 'ilave bir derece' verilmeli. Cuma namazı konusunda yaşanan mağduriyetin giderilmesi gibi sorunların çözüme kavuşturulması dolayısıyla eğitim çalışanları açısından ümit verici gelişmelerin yaşandığı bir dönem olmuştur. 2016-2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin sonuçlarıyla yüzleri gülen eğitim çalışanlarının ve eğitimin çözüm bekleyen diğer sorunlarının da bir an evvel gündeme alınması beklentilerine karşılık verilmelidir" diye konuştu.
'DARBE HUKUKUNA İLİŞKİN BÜTÜN İZLER SİLİNMELİDİR'
Eğitimin bütün ülkeyi ve milleti ilgilendirdiğini belirten Coşkun, "Fiziki imkânlar ve araçlar bakımından bariz iyileşmeler yaşanan eğitim sistemimiz, ruh ve felsefe olarak da milli dokumuza uygun bir mahiyete sahip olmalıdır. Vesayetçi, totaliter anlayışları muhafaza eden, değerlerimizle çatışan paradigmaların belirgin olduğu müfredat programları ile ideal birey ve nesil yetiştirmek zordur. Bu nedenle, sadece temel eğitimde değil, yükseköğretim de dâhil, eğitim ve öğretimin her kademesinde, demokrasilerde ve çoğulcu bir yapıda olmaması gereken ve gerçekte herhangi bir etki de oluşturmayan ideolojik endoktrinasyonun sona erdirilmesini amaçlayan çoğulcu düşünmeyi ve farklılıklara saygıyı, empatiyi hedefleyen bir müfredat değişikliği zorunludur. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbelerinin izlerini ve darbecilerin zihniyetini taşıyan hukuk sistemimiz ve mevzuatımız yeniden ele alınarak, darbe hukukuna ilişkin bütün izler silinmelidir. Antidemokratik süreçlerde ortaya çıkan mevzuatın ayıklanması işine bir an önce başlanmalıdır. Anayasadan başlanarak, bütün mevzuat insan onuru merkezli, demokratik ilkeleri önceleyen bir anlayışla yeniden düzenlenmeli. Türkiye, darbe anayasasıyla yönetilme ve darbeci zihniyetin sinsi hükümlerinin yer aldığı mevzuatla yol alma ayıbından ivedilikle kurtarılmalıdır" dedi.
'KILIK-KIYAFET DAYATMASI SONA ERMELİDİR'
İbrahim Coşkun kılık-kıyafet konusunda ise, "Kamu personelini ilgilendiren çerçeve yönetmelikte acilen değişiklikler yapılarak, sivil itaatsizlik gerekçelerimizden olan erkek kamu çalışanları da kılık ve kıyafet dayatmalarından vazgeçilmelidir" diye belirtti.
'ÖĞRETMEN ATAMALARI İHTİYACA YER BIRAKMASIN'
Öğretmen açığına da değinen Coşkun, "Şubat ayında 30 bin öğretmen ataması yapılması beklenmektedir. Eğitim sistemindeki reformları kalıcı kılacak olan, okullarda boş ders kalmaması ve sınıflarda sadece kadrolu öğretmenlerin olmasıdır. Bu nedenle, öğretmen ataması, imkânlar zorlanarak ihtiyaç kalmayacak şekilde yapılmalıdır. Şanlıurfa'mızda özellikle başta sınıf öğretmeni olmak üzere tüm branşlarda açığımızı giderecek oranda öğretmen ataması yapılmalıdır." şeklinde konuştu.
'KARMA DAYATMASINDAN VAZGEÇİLMELİDİR'
Veli ve öğrenciye seçme hakkı verilmesi gerektiğini kaydeden Coşkun, "Avrupa'da sorgulanan ve bilimsel araştırma sonuçlarıyla da yüzyılın pedagojik yanlışı olarak nitelendirilen karma eğitim mecburiyetine son verilmelidir. 1739 sayılı Temel Eğitim Kanunu'nda yer alan, 'okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır' ibaresi değiştirilmeli, karma eğitim dayatması yerine, demokratik, veliye ve öğrenciye seçme hakkı tanıyan bir düzenleme yapılmalıdır." dedi.
'TATİL İYİ DEĞERLENDİRİLMELİDİR'
Öğrencilere kitap okuma tavsiyesinde bulunan Coşkun, son olarak şunları kaydetti: " Tatil, bilme, öğrenme sürecinin kesintiye uğraması değildir. Hem dinlenmeli hem de eksik oldukları alanlarla ilgili çalışmalar yapılmalı, en önemlisi de fırsat buldukça bol bol kitap okumalıdır. Karnelerin öğrencilerin şahsında aynı zamanda veliye de verildiği gerçeği unutulmamalı ve karne dolayısıyla öğrencilere hiçbir şekilde baskı yapılmamalıdır. Veliler ara dönem karnesini, kesin başarı veya başarısızlık belgesi gibi değerlendirmemelidir. Öğrencilere sevgi, şefkat ve elbette ciddi uyarılarla dengeli bir yaklaşımda bulunmalı hatta bunu bir ilişki biçimine dönüştürülmelidir. Gerçek eğitim süreci hayatın ta kendisi olduğuna göre önemli olan hayatı başarmaktır. Milli Eğitim, çocuklarımızı hayata hazırladığı ölçüde başarılıdır."
(Kaynak: Gazeteipekyol)
Son Dakika › Güncel › Coşkun: Yeterli Öğretmen Ataması Yapılsın - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.