Deprem Davalarında Adalet Arayışı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Deprem Davalarında Adalet Arayışı

31.03.2026 16:18

CHP'li Gökçe Gökçen, deprem davalarında cezasızlık ve yargı eksikliklerini eleştirdi.

Haber: İleyda ÖZMEN/ Kamera: Hakan KARADUMAN

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, 6 Şubat depremi davalarına ilişkin, "Yargılamalar bilinçli taksirden veya taksirden yapılıyor. Bu da aslında neredeyse yatarı hiç olmayan suçlar anlamına geliyor. Böylece on binlerce yurttaşımızı kaybediyoruz. Ancak bu kayıpların üzerine ve bir deprem ülkesiyken bizler, bu davalar sonucunda neredeyse hiç kimsenin cezaevinde olmadığı, hiç kimsenin bu insanların ölümünden sorumlu tutulmadığı bir yere geliyoruz" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile bir araya geldiklerini ifade ederek, yaptıkları görüşmeye ilişkin ANKA Haber Ajansı'na şu açıklamalarda bulundu:

"Adalet Peşinde Aileleri'yle birlikte genel merkezimizde bir araya geldik. Hatay Milletvekilimiz Nermin Yıldırım Kara'nın da katılımıyla ve hukukçu arkadaşlarımızla birlikte deprem davaları üzerine bir toplantı gerçekleştirdik. ve deprem davaları hakkında il, ilçe örgütlerimizden, milletvekillerimizden bu duruşmaları, davaları takip eden temsilcilerimizden aldığımız notlar doğrultusunda bunların hepsini derleyerek ihlalleri tek tek kamuoyuyla paylaşacağız."

Ancak şimdilik üzerine durulan konular genellikle şunlardı: Deprem davalarında hakimlerin tayinlerinin sürekli çıkması ve duruşmaların sürekli ileri tarihlere ertelenmesi ancak belli bir karara bağlanmıyor olması, bilirkişi raporlarında yaşanan bir takım eksiklikler gündeme geldi. Bilirkişi raporları sadece tek bir meslek mensuplarının hazırlamasıyla genellikle ortaya çıkıyor. Ancak uzmanların görüşü şu ki; multidisipliner bir şekilde yani farklı mesleklerden kişilerin oluşturduğu raporların daha sağlıklı bir şekilde gerçeği işaret edeceği söyleniyor. Olası kas sorunu var. Bu temel sorunlardan bir tanesi. Çünkü mahkemelerde, yargılamalarda olası kastın hiç tartışılmadığına şahit oluyoruz maalesef.

Bu şu demek aslında, yargılamalar bilinçli taksirden veya taksirden yapılıyor. Bu da aslında neredeyse yatarı hiç olmayan suçlar anlamına geliyor. Böylece on binlerce yurttaşımızı kaybediyoruz. Ancak bu kayıpların üzerine ve bir deprem ülkesiyken bizler, bu davalar sonucunda neredeyse hiç kimsenin cezaevinde olmadığı, hiç kimsenin bu insanların ölümünden sorumlu tutulmadığı bir yere geliyoruz.

"Ailelerin yalnız olduklarında hakimler tarafından azarlandıkları, duruşma salonunun dışına atıldıkları anlatıldı"

Aileler, duruşmalarda yaşanan sorunlardan bahsetti ve özellikle bunun üzerinde durdular. Genellikle ailelerin yalnız olduklarında hakimler tarafından azarlandıkları, duruşma salonunun dışına atıldıkları anlatıldı. Örneğin bir sanığın ailelere 'başınız sağ olsun' demesi üzerine ailenin yaşadığı acının etkisiyle ve bunun verdiği öfkeyle 'ben senin baş sağlığını kabul etmiyorum' demesi üzerine duruşma salonundan şahit olundu. Sanıkların hiç görülmediği davalar çoğunlukta maalesef. Yani sanıklar ilk başta ifadelerini verdikten sonra, savunmalarını yaptıktan sonra duruşmalardan vareste tutuluyorlar. Bu ne demek? Aileler duruşmayı takip ediyorlar. Farklı illerden yakınlarının ve dayanışma gösterdikleri diğer ailelerin duruşmalarını takip etmeye geliyorlar. Yolculuk yapıyorlar kendi imkanlarıyla ve bunun üzerine gittiklerinde yargılanan herhangi birini görmüyorlar. ve bu şekilde sanıkları da sorgulayamıyorlar.

"Tutuksuz yargılamalar esas olmuş durumda deprem davalarında"

Bu şu demek aslında: Hatırlayalım bu binalar depremden önce nasıl satılmıştı? Depreme dayanıklı 8 şiddetinde de olsa, 9 şiddetinde de olsa bu siteler yıkılmayacak diye pazarlanmıştı. Şimdi tam da o kişilere dönüp 'hani sen bana böyle dememiş miydin' diye sorma imkanı bile ailelere verilmiyor bu davalarda. Tutuksuz yargılamalar esas olmuş durumda deprem davalarında. ve bu şekilde hem tutuksuz yargılama hem de duruşmaları takip etme zorunluluğunun olmaması birçok davada sanıklarla ailelerin hiç karşılaşmamış olmasına sebep oluyor.

İddianamesi olmayanlar var mesela. Hala iddianame bekleyen aileler var. Bu kadar yıl geçti depremin üzerinden. ve 11'inci yargı paketinden son anda çıkarılmıştı deprem davaları. Şimdi bundan sonrasında da şu söyleniyor: Bilinçli taksirden yapılan yargılamalar ya da başlatılmamış olan davalar yani hazırlanmamış olan iddianameler veya geçiştirilen davalar, oyalanan insanlar bize aslında şunu gösteriyor; evet 11'inci yargı paketinden kamuoyunun büyük tepkileri sonucunda çıkartılmıştı, geri çekilmişti bu kanundan deprem davaları ancak fiilen cezasızlık uygulanarak 11'inci yargı paketine sanki af kapsamına dahil edilmiş gibi bir sonuç yaratılıyor. ve aileler iyi hal indiriminden dolayı şikayetçiler. ve neredeyse hiçbir kamu görevlisinin yargılanmıyor olması aileleri rahatsız ediyor, kamuoyu vicdanını da rahatsız ediyor.

Biliyorsunuz kamu görevlerin yargılanabilmesi için, soruşturulabilmesi için bir izin gerekiyor. Ancak sadece bazı kişiler açısından bu iznin verildiğini, keyfi olarak birçok kişiyle ilgili birçok kamu görevlisiyle ilgili bu izinlerin verilmediğini görüyoruz. Bu da aslında yargılamada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması önünde çok büyük bir engel, adil yargılanma hakkının büyük bir önemli bir ihlali."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Deprem Davalarında Adalet Arayışı - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement