Dezavantajlı Çocukların Yaşamına Dokunuluyor - Son Dakika
Güncel

Dezavantajlı Çocukların Yaşamına Dokunuluyor

Dezavantajlı Çocukların Yaşamına Dokunuluyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesince, trafik kazasında hayatını kaybeden bir üniversite öğrencisinin ailesinin bağışladığı binada 12 yıl önce kurulan Münir Onat Çocuk ve Gençlik Merkezinde, dezavantajlı çocuklar desteklenerek topluma kazandırılıyor.

10.10.2017 11:11
Twitter'da Paylaş Facebook'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş

YETER ERDİNE - Gaziantep Büyükşehir Belediyesince, trafik kazasında hayatını kaybeden bir üniversite öğrencisinin ailesinin bağışladığı binada 12 yıl önce kurulan Münir Onat Çocuk ve Gençlik Merkezinde, dezavantajlı çocuklar desteklenerek topluma kazandırılıyor.

Maddi imkansızlıklar yaşayan ya da dağılmış ailelerin çocuklarının yanı sıra uyuşturucu ve terör nedeniyle risk altında bulunan çocuklara hizmet verilen merkezde öğrenciler yatılı da kalabiliyor.

Eğitim dahil tüm giderleri belediyece karşılanan çocuklara etüt, danışmanlık ve rehberlik desteği veriliyor.

Bugüne kadar 50'den fazla dezavantajlı çocuğun hayatına dokunulan merkez sayesinde 15 öğrenci üniversiteyi bitirdi, 14 öğrenci ise üniversitelerin mühendislik, eczacılık, mimarlık ve öğretmenlik bölümlerinde eğitimlerini sürdürüyor. Merkezde halen 23 öğrenciye geleceklerini şekillendirilmeleri için destek olunuyor.

"Birbirlerine iyi örneklerle destek oldular"

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insana, özellikle de çocuğa ve onun yaşamına dokunmanın önemli olduğunu belirtti.

İnsanların zaman zaman sorunlar yaşayabildiğini, parçalanmış aileler olabildiğini dile getiren Şahin, yetimlik ve yoksunluğun ciddi bir dezavantaj olduğunu vurguladı.

Şahin, sosyal belediyeciliği önemsediklerini ifade ederek özellikle annesiz ve babasız çocukların eğitimini, hayatını devam ettirebileceği ve sonunda ayakları üzerinde durabileceği şekilde güçlü, donanımlı ve dirençli hale dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Merkezin, özellikle uyuşturucuyla mücadele eden, tedavi gördükten sonra aynı çevreye gittiğinde yeniden uyuşturucuya başlama ihtimali yüksek çocuklara yuva olduğunu anlatan Şahin, şöyle devam etti:

"Onlar bizim çocuklarımız oldu. Burası tam bir aile ortamı oldu. Birbirlerine iyi örneklerle destek oldular. Burada üniversiteyi bitiren çocuklarımız, yeniden onlara rol model oluyor. Özellikle buraya yeni giren çocuklarımız için bunların modeli farklı bir pozitif enerji yaratıyor."

"Sosyal alanı kuvvetlendiriyoruz"

Çocuklar arasında okulunu bitirenler, iş sahibi olanlar ve yabancı dil öğrenenler bulunduğunu vurgulayan Şahin, onların bu aile ortamı, sıcaklığı ve sevgisi içinde, birbirleriyle olan muhabbetinin başarıya dönüşmesinin ve bu örneklerin çoğalmasının kaliteyi artırdığını belirtti. Şahin, şunları söyledi:

"Deniz yıldızı gibi bir çocuğa dokunmak, o çocuk için çok şey değiştiriyor, toplum için çok şey değiştiriyor. Eğer bu çocuklara biz bu şekilde dokunmamış olsak risk oranları yüksek olduğu için yarın belki bir uyuşturucu çetesinin eline düşecek veya terör örgütü PKK'nın içine düşecekti ama burada bir sıcaklık, bir aile, huzur, barış, bir kalbi yakınlaşmanın getirdiği başarı hikayelerini dinliyorsunuz."

FETÖ'nün bir boşluğu eğitim ve özellikle kutsal değerler adına kendine göre doldurduğunu ve bir neslin kaybolmasına neden olduğunu anlatan Şahin, şöyle konuştu:

"Böyle bir devlet tecrübesi yaşandı. O zaman 'Böyle bir ihtiyaç, böyle kötü niyetli insanların elinde nasıl bize bir darbe altyapısı oluşturabiliyor' gerçeğine karşı, korucu, önleyici tedbir olarak da bizim devlet olarak, Diyanet olarak, belediyeler olarak bu ihtiyacı giderecek mekanizmaları güçlendirmemiz gerekiyor. Bu gördüğümüz ihtiyaçlar karşılandığı zaman da devletin kendi içinde normalleştiği, herkesin kendi işini yaptığı ve darbelere karşı daha dirençli olduğu bir ortam sağlanıyor çünkü darbeler yalnızca güvenlik noktasında kontrol edilecek bir alan değil. Bunların özellikle sosyal alanına, neden bu ortamın oluştuğuna baktığınız zaman, en önemli kısmı bunu oluşturan nedenlerin önlenmesi. Biz bu dokunuşlarla bunların bütün altyapısını çökertiyoruz ve 80 milyonun kardeşliği üzerinde tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan üzerinde de sosyal alanı kuvvetlendiriyoruz."

"Yuvalarını kuruyoruz, kız da istiyoruz"

Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Abdullah Aksoy da 2005'te kurulan merkeze adı verilen Münir Onat'ın, İstanbul'da üniversite öğrenimini sürdürürken trafik kazasında yaşamını yitiren Gaziantepli bir genç olduğunu aktararak ailenin çocuklarının ölümünden sonra evlerini çocuk ve gençlere hizmet eden bir birim olarak hizmet verilmesi koşuluyla belediyeye bağışladığını söyledi.

Aksoy, 13-18 yaşlarındaki gençlerin lise öğreniminin sonuna kadar, hatta üniversite sınavlarına hazırlık dahil bütün eğitim hayatları boyunca yanında olduklarını, kentteki üniversiteleri kazananların da yine merkezde barındığını, il dışında üniversite öğrenimini sürdürenleri de yalnız ve desteksiz bırakmadıklarını vurguladı.

Çocuklara sıcak bir yuva ve aile ortamı sağladıklarına işaret eden Aksoy, merkezde kalıp da okullarından mezun olan ve hayata atılan öğrencilerden Gaziantep'te ikamet edenlerin aynı zamanda boş zamanlarında yeni gelenlerin derslerine destek verdiğini anlattı. Aksoy, merkezde kalacak öğrencilerinse psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve sosyologdan oluşan mobil ekibin mahalle ziyaretleriyle belirlendiğini bildirdi.

Aksoy, geçen yıl 6, bu yıl ise 8 öğrencinin üniversiteye yerleştiğine dikkati çekerek "Şu an mühendislik, eczacılık, mimarlık okuyan, öğretmen olacak öğrencilerimiz var." dedi.

Ciddi anlamda bir başarı yakaladıklarını ifade eden Abdullah Aksoy, "Burada kalan gençlerimizin evliliklerinde dahi yanlarındayız, destek veriyoruz. Yuvalarını kuruyoruz, kız istemeye de gidiyoruz." dedi.

İkinci üniversiteye hazırlanıyor

Merkezde barınan öğrencilerden 23 yaşındaki Mehmet Yılmazsoy da ilk ve ortaokulu Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde tamamladıktan sonra ailesiyle Gaziantep'e geldiğini söyledi.

Lise birinci sınıfta derslerinin neredeyse tamamının zayıf olduğunu dile getiren Yılmazsoy, 2007'de ailesinin maddi imkanı yeterli olmadığı için Münir Onat Çocuk ve Gençlik Merkezine alındığını belirtti. Yılmazsoy, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Burada çalışanlar ve müdürümüzün desteğiyle derslerimi düzelttim. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Elbistan Meslek Yüksekokulu İnşaat Teknolojisi Bölümü'nü kazandım ve mezun oldum. Buradakiler ailemden daha yakın. İlk geldiğimde düzgün Türkçe konuşmazken, şimdi inşaat mühendisliği okumak için yeniden üniversite sınavına hazırlanıyorum. Onu da başaracağıma eminim."

Yılmazsoy, hayata atıldığında merkeze devam eden çocuklara faydalı olmak istediğini kaydetti.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Dezavantajlı Çocukların Yaşamına Dokunuluyor - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?


Advertisement