AHBAP soruşturmasında tutuklanan avukat Ece Güner, İBB Başkan Danışmanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Güner, Haluk Levent/AHBAP dosyasıyla hiçbir ilgisi olmadığını, masum olduğunu ve siyaseti bıraktığını duyurdu.
(ANKARA) - AHBAP Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan Avukat Ece Güner, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Danışmanlığı'ndan ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ndeki görevinden istifa ettiğini duyurdu.
AHBAP Derneği soruşturması kapsmanında tutuklanan avukat Ece Güner, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
"Üç yaşımdan itibaren, 'gurbette', Fransa'da büyüdüm. Irkçılığı çok kez tattım ve hep ülkemi savundum. Çocukluğumda tek bir hayalim vardı: Bir gün ülkeme dönmek ve ülkeme faydalı işler yapmak. Önce annem ve babam döndü. Rahmetli Turgut Özal, babamı baş danışman olarak çağırdı, sonra da Babam ANAP Milletvekili oldu. Yanına beni uluslararası hukuka yönlendiren de Rahmetli Özal oldu: 'Ülkemizde sermaye birikimi çok sığ, kalkınmamız için mutlaka dışarıdan sermaye yatırımına ve beraberinde gelen Know- How ve teknolojiye ihtiyacımız var' derdi. Onu dinledim.
"AMACIM HER ZAMAN ÜLKEME KATKI SUNMAK OLDU"
Paris Sorbonne Üniversitesini birincilikle bitirdim; sonra da Fransa'daki iş tekliflerini dikkate almadan, ülkeme dönüp katkı sunmak istedim. Tam 30 yıl önce, 1996 yılında, Güner Hukuk Bürosunu tek başıma sıfırdan kurdum. 7/24 çalışarak, çok büyük emekler vererek, Türkiye'nin en büyük uluslararası hukuk bürolarından biri haline getirdim. Uzun yıllar yanımda 70-80 kişi çalışıyordu. Türkiye'de en fazla uluslararası yatırım getirmiş üçünü avukatım. Thomson-Reuters o dönem bu konuda resmi sıralamalar yapıyordu: 2003 - 2013 yılları arasında, sadece 10 yılda, ülkemize 6,4 milyar dolar yatırıma vesile olmuşum! Bu on binlerce insanımıza iş-aş demek, teknoloji, know-how, rekabetin artması ve özünde ülkemiz için kalkınma demek. Hep özel sektörle çalıştım; hep dünya devleriyle çalıştım. Üç yabancı dili çok iyi bilmemin elbette katkısı oldu. Çok zor ve rekabetçi bir piyasada tutunmayı başardım. Asla kamuya iş yapmadım. Asla kamudan iş almadım. Kendi emeğimle, günde 12-14 saat çalışarak hayatımı kazandım. Bunların yanısıra, birçok akademik çalışma da yaptım. On binlerce sayfa okuyup, çok kapsamlı araştırmalar ve çalışmalar sonucu dört hukuk kitabı yazdım. Hep 'çare' odaklı çalıştım, hep somut çözüm önerileri sundum. Amacım her zaman 'ülkeme katkı sunmak' oldu.
"MASUM OLMANIN ÖTESİNDE MAĞDURUM"
Sonrasında siyaset deneyimim oldu İYİ Parti Genel Başkan Yardımcılığı yaptım. 2023 seçimlerinde Milletvekili adayı oldum ancak maalesef seçilemeyecek bir sıradaydım ve gerçekten de seçilemedim. Hayalim, idealim, aktif siyasete girip, Milletvekili olup ülkeme daha etkin fayda sağlamaktı. Hayalim; kitaplarımda yazdığım reform önerilerini hayata geçirmek, 30 yıllık uluslararası kariyerimden öğrendiklerimle ülkeme katkı sunmak ve ülkemi uluslararası arenada da en etkin şekilde temsil etmekti. Ama olmadı. Sonrasında Ağustos 2024'te, Sayın Ekrem İmamoğlu bana Başkan Danışmanlığı görevini teklif etti ben de kabul ettim. Birkaç ay sonra da zaten bildiğiniz İBB soruşturma süreçleri başladı... Yaklaşık bir yıldır da ayrıca Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Koordinatörlüğü görevini üstleniyorum. Yaşadığım son süreçle ilgili ise, pek çok kez ayrıntılı yazdım o yüzden tekrarlamayacağım; Haluk Levent/AHBAP dosyası ile hiç alakam yok: yüzde 100 değil, yüz 1000 masumum! Masum olmanın ötesinde mağdurum! O dönem, toplumda 'kahraman' olarak görülen Haluk Levent tarafından iyi niyetim istismar edildi. Hem de çok kırılgan bir dönemimde.
"KESİNLİKLE SUÇ İŞLEMEDİM"
Toplumların artık (özellikle de sosyal medyanın etkisiyle) insanları çok kolay (ve bazen temelsiz şekilde) 'Kahraman' ilan ettiğini daha iyi anladım. Ben de kandım. Ben de kandırıldım... Haluk Levent'e borç verdiğim para, oturacağım evi almak için ayırdığım paraydı. Buna rağmen bu parayı benden ısrarla istedi. Borcu vermeme ikna etmek için de - sonradan yalan olduğu ortaya çıkan - bir sürü hikaye anlattı.
Kanaatimce hepimiz olanlardan ders çıkarmalıyız. Meselelere 'taraftar' gibi değil, özüne inip bakmalıyız; ahlak ve erdem önemli. Bunları kimseye 'ders verme' anlamında söylemiyorum: Başta kendime ders olarak çıkardıklarımı paylaşıyorum sadece. Yaşadıklarımdan, öğrendiklerimden dersler çıkardım, evet; ama kesinlikle suç işlemedim! Her zaman dürüst ve ilkeli bir hayat yaşadım. Ailemden gördüğüm de buydu. Kendi emeğim sonucu, Devletimize 10 milyon dolara yakın vergi ödedim. Yetmedi; zekatımı da ayrıca ödedim. Her zaman titizlikle doğru olanı yapmaya gayret ettim. Ülkem için; daha mutlu, daha müreffeh bir Türkiye için çok emek verdim. Çok da bedel ödedim; bu yolda sağlığımdan oldum, Türkiye'nin en büyük (en karlı) uluslararası hukuk bürolarından birini kapatma noktasına getirdim ve cezaevine bile girdim!
"İSTİFA EDİYORUM"
Benim en kıymetlilerim olan ailem perişan durumda. Hem sağlık sorunlarım hem yaşadığım bu son süreç beni çok yordu. Birçok konuyu da bana sorgulattı... ve şu aşamada siyaseti bırakma kararı aldım: İBB Başkan Danışmanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisindeki görevlerimden de affımı talep ediyorum; istifa ediyorum. Başım dik, alnım açık; hayatımda suç işlemedim, hayatımda dürüstlükten zerre uzaklaşmadım ve asla da uzaklaşmayacağım. Bugüne kadar bana güvenen, yol arkadaşlığı eden ve/veya bu son süreçte destek veren, tanıdığım, tanımadığım, herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Bu kadar çok insanın bana 'kefil' olması beni ayakta tuttu. Allah hepinizden razı olsun. Adalet için dua ediyorum. Tüm dostlara sevgi ve saygıyla."
Son Dakika › Güncel › Ece Güner istifa etti: 'Yüzde 1000 masumum' - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?