Hatun, yaptığı açıklamada " Eğitimde 4+4+4 dayatması ile daha da derinleşen eğitimde piyasa odaklı dönüşüm sürecinde ilkokul ve ortaokullarda yaşanan kaosa paralel olarak ortaöğretimde yapılan değişikliklerle yüz binlerce öğrenci göz göre göre mağdur edilmektedir. Bu yıl son kez yapılan ve ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS), AKP'nin eğitimin bütün kademelerinde olduğu gibi, ortaöğretimde de yeni bir kaosun kapıları aralanmıştır. Bilindiği gibi 2013-2014 eğitim yılından itibaren düz liseler kaldırılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tıpkı eğitimde 4+4+4 dayatmasında olduğu gibi, liselerin dönüştürülmesi konusunda da, okul kayıtlarının yapılmaya başlandığı bir dönemde, yeterli altyapı çalışmaları yapmadan atmış olduğu adımlarla yüz binlerce gencimizi mağdur etmiştir.ilimizde de yüzlerce öğrenci hiçbir okula kayıt yaptıramadığı için mağduriyet yaşamaktadırlar.
ÖĞRENCİLER ZORLA MESLEK LİSELERİNE, İMAM HATİP LİSELERİNE VE ÖZEL OKULLARA YÖNLENDİRİLİYOR
MEB, tıpkı 4+4+4 dayatmasında olduğu gibi, yeni ortaöğretim sisteminde de öğrencileri zorla özel okullara, meslek liselerine ya da imam hatip liselerine yönlendirmeye çalışmaktadır. Eğitimde 4+4+4 dayatmasının kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaöğretim kurumları (liseler), tıpkı ilkokul ve ortaokullar gibi mevcut sistemin ekonomik ve siyasal ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılırken, genel liselerin ortadan kaldırılması ile lise çağındaki öğrencilerin büyük bölümünün muhtemel öğrenci kontenjanları dikkate alındığında meslek liselerine, imam hatip liselerine, özel liselere ve açık lisede okumaya zorlandığı anlaşılmaktadır.
MEB'İN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HİÇ GERÇEKÇİ DEĞİLDİR
MEB, genel liselerin kaldırılması nedeniyle mağdur olan yüz binlerce öğrencinin durumundan kaynaklı olarak yapılan yoğun eleştiriler üzerinde meslek lisesine gitmek istemeyen ve resmen "ortada" kalan öğrencilerin meslek ve Anadolu liseleri bünyesinde açılacak olan "düz lise programı" ile sorunlarının çözüleceği iddiası gerçekçi değildir. Bu okulların altyapısının bu kadar öğrenciyi "genel lise programı" içine alması teknik olarak mümkün değildir.
Bakanlığın mağdur olan öğrencilerin ayrıca Çok Programlı Liseler (ÇPL) bünyesindeki genel lise programlarına kayıt yaptırabileceğini söylemesi, bu statüdeki okulların sayısından ve kontenjanından bile haberdar olmadıklarını göstermiştir. Ve bu liseler genellikle öğrencilerin az olduğu yerlerde açıldığı için sayıları ve kontenjanları sınırlıdır. MEB'in ortaöğretime kayıt döneminde böylesine gayri ciddi bir açıklama yapması, yaşanan sorunun büyüklüğünün farkında olmadığını göstermektedir.
MEB'in hayata geçirmeye çalıştığı yeni ortaöğretim modeli, özellikle yoksul emekçi çocukları için meslek lisesi, imam hatip lisesi ve açık lise arasında tercihte bulunma zorunluluğu getirmekte, öğrenciler bir anlamda "kır katır mı, kırk satır mı? tercihine zorlanmaktadır.
Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki yaşananlar, AKP'nin piyasacı ve otoriter politikalarının bir devamı, rant ve kar arayışı karşısında yoksul ailelerin çocuklarına verilen değerin en açık ifadesidir! AKP'nin ekonomik krizi eğitimdeki dönüşümle fırsata çevirme hamlesidir!
Öğrencilerin özgür seçim hakkını elinden alan ve açık bir dayatma olarak karşımıza çıkan böylesi bir uygulama kabul etmediğimiz bilinmelidir. Eğitim Sen olarak MEB'i ciddiyete davet ediyor, herkesi çocuklarımızın eğitim hakkına ve geleceğine sahip çıkmaya davet ediyoruz" dedi.
Son Dakika › Güncel › Eğitim-Sen Batman Şubesinden 'Dayatma' Tepkisi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.