Güney Afrikalı aktivist İmam Harun'un 54 yıl önce gözaltında ölümü aydınlatılmayı bekliyor - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

Güney Afrikalı aktivist İmam Harun'un 54 yıl önce gözaltında ölümü aydınlatılmayı bekliyor

Güney Afrikalı aktivist İmam Harun\'un 54 yıl önce gözaltında ölümü aydınlatılmayı bekliyor
18.04.2023 14:39  Güncelleme: 15:41

Güney Afrika Cumhuriyeti'nde 54 yıl önce dönemin beyaz ırkçı apartheid rejimi tarafından gözaltına alınmasının ardından hayatını kaybeden Müslüman aktivist İmam Abdullah Harun'un ölüm nedenine ilişkin açılan soruşturmanın ikinci duruşması, 24 Nisan'da görülecek.

Güney Afrika Cumhuriyeti'nde 54 yıl önce dönemin beyaz ırkçı apartheid rejimi tarafından gözaltına alınmasının ardından hayatını kaybeden Müslüman aktivist İmam Abdullah Harun'un ölüm nedenine ilişkin açılan soruşturmanın ikinci duruşması, 24 Nisan'da görülecek.

Güney Afrika'yı 1948-1994 yıllarında yöneten beyaz ırkçı apartheid rejimin polisi tarafından 1969 yılında gözaltına alınan ve "merdivenden düşerek" öldüğü iddia edilen ancak eldeki deliller ışığında işkenceyle öldürüldüğü düşünülen Harun'un ölümüne ilişkin sır perdesi, yaklaşık 54 yıldır aralanmayı bekliyor.

Adalet ve İnfaz Hizmetleri Bakanı Ronald Lamola'nın talimatıyla geçen yılın kasım ayında başlatılan davanın gelecek hafta başında görülecek ikinci duruşmasında, Harun'un ölüm nedeninin aydınlatılması bekleniyor.

Hakkında Türkçe yazılmış kitaplar bulunan ve Türkiye'de geniş bir kesim tarafından İmam Harun olarak tanınan Güney Afrikalı aktivistin ölümüne ilişkin soruşturmaya, Türkiye'den bir grup avukatın da katılması planlanıyor.

Abdullah Harun'un oğlu, akademisyen ve politikacı Muhammed Harun, babasının hayatını, vefatını ve soruşturma sürecini AA muhabirine anlattı.

Apartheid rejimi delilleri örtbas etti

Harun, babasının 1950'li ve 1960'lı yıllarda apartheid karşıtı hareket içerisinde çok gizli bir şekilde aktif olduğunu ve temel görevlerinden birinin, apartheid tarafından hapsedilen, sürgüne gönderilen yahut öldürülen kişilerin ailelerine maddi yardım sağlamak olduğunu söyledi.

Babasının o yıllarda son derece kozmopolit bir yapıya sahip olan Cape Town'da Pan-Afrikanist hareket içerindeki faaliyetlerinin apartheid rejimi tarafından izlendiğini belirten Harun, "Bunun sonucunda 28 Mayıs 1969'da gözaltına alındı. 123 gün gözaltında kaldıktan sonra 27 Eylül 1969'da öldürüldü." ifadelerini kullandı.

Harun, apartheid rejiminin, babasının merdivenden düşerek hayatını kaybettiği iddiasıyla delilleri örtbas ettiğini kaydederek "Hatta doktorlar da işe dahil oldu. Adli tıp uzmanları dahi işin içindeydi ve doğru dürüst değerlendirilmeyen delillerin üzerini kağıt üzerinde örttüler." dedi.

Apartheid sonrasında da soruşturma konusunda yetersiz kalındı

Apartheid rejiminin 1994 yılında yıkılmasının ardından, o dönem yaşanan bazı önemli vakaları araştırmak için kurulan Hakikat ve Uzlaşma Komisyonunun (TRC) babasının ölümünü soruşturma konusunda yetersiz kaldığını belirten Harun, bu durumda geçiş hükümeti ile apartheid yetkilileri arasında güvenlik görevlilerinin koruma altına alınıp yargılanmamasına ilişkin gizli anlaşmanın etkili olduğunu öne sürdü.

Harun, TRC'nin babasının ölümünün aydınlatılmasındaki tutumunun kendileri için hayal kırıklığı yarattığını vurgulayarak "Hatta yakın zamana kadar demokratik hükümetin de tüm sürece müdahale ettiği söylendi. Çünkü TRC'nin bitmemiş işleri diye bir durum vardı. Bunlar hiçbir zaman gerçek bir tasarrufla ele alınmadı. İşte bu yüzden ertelendi, ertelendi ve bugüne kadar gelindi." diye konuştu.

Yıllar sonra, apartheid rejimi tarafından katledilen bir başka ünlü aktivist Ahmed Timol'ün davasının yeniden açılmasının kendilerine ümit verdiğini ve cesaretlendirdiğini söyleyen Harun, bunun sonucunda aile olarak babalarının ölümünün yeniden soruşturulması için mahkemeye başvurma kararı aldıklarını belirtti.

Yeniden soruşturma süreci

Harun, sonuç olarak babasının ölümüne ilişkin soruşturmanın geçen yılın kasım ayında yeniden açıldığını, dava hakiminin bu konuda çok duyarlı olduğunu, ayrıca bilirkişilerin olaya müdahil olmasının da kendileri açısından son derece olumlu bir gelişme olduğunu anlattı.

Adli tıp uzmanlarının tüm olayı yeniden ele aldıklarını ve babasının merdivenden düşerek değil, vahşi işkencelerle öldürüldüğünü ortaya koyduklarını dile getiren Harun, babasının vücudunda bulunan 27 darp izinin hepsinin taze yaralar olmasının buna en önemli kanıt olduğu kaydetti.

Harun, bu oldukça somut deliller ışığında 24 Nisan'da yeniden görülecek duruşmada, hakimin apartheid rejiminin 1970'teki soruşturmada sunduğu kanıtların bozulmasına karar verip yıllar boyunca sürdürülen yalanları sona erdirmesini dört gözle beklediklerini söyledi.

İmam Harun davasının sadece aile açısından değil aynı zamanda Güney Afrikalı Müslüman toplum açısından da çok önemli olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

"O topluma hizmet etmiş bir figürdü ve bu şekilde öldürülmesi kesinlikle kabul edilemezdi ama o dönem apartheid dönemi idi ve bizler de beyaz olmayan toplumun bir parçasıydık. Sonuç olarak beyazların sahip olduğu ayrıcalıklara sahip olamazdık. Şimdi ise durum farklı ve umutluyuz."

Harun, babasının ölümünün soruşturulmasından alınacak dersler olduğunu ifade ederek "Güney Afrika'da birçok anne ve baba öldürüldü. Bu soruşturmanın onların ailelerine de fırsat vereceğini düşünüyoruz. Bu olaylar araştırıldığında yeni kişiler ve kanıtlar ortaya çıkacak ve adalet yerini bulacaktır." diye konuştu.

"Türkiye'de bir nesil İmam Harun'un hayatından ilham aldı"

Babasının hayatı ve ölümü hakkında Türkçe basılan kitapların geniş çevrelerce okunmuş olmasına dikkati çeken Harun, "Şunu söylemek isterim ki Türkiye'de bir nesil İmam Harun'un hayatından ilham aldı." dedi.

Harun, Türkiye'den bir grup avukatın da davayı takip etmek üzere Güney Afrika'ya geleceklerini belirterek "Bu yüzden bu tür bir jest için oldukça minnettarız." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Güney Afrikalı aktivist İmam Harun'un 54 yıl önce gözaltında ölümü aydınlatılmayı bekliyor - Son Dakika


Advertisement