Elazığ Su Sorunu: CHP'li Erol'dan Eleştiri - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

Elazığ Su Sorunu: CHP'li Erol'dan Eleştiri

02.01.2026 17:01  Güncelleme: 19:20

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın Elazığ Hamzabey Barajı'yla ilgili soru önergesine verdiği yanıtları eleştirerek "Elazığ halkına yıllar önce verilen sözler ile bugün bakanlık tarafından yapılan açıklamalar birbiriyle örtüşmemektedir. O gün '50 yıllık su sorunu çözüldü' denilirken, bugün Elazığ hâlâ susuzluk, kesinti ve belirsizlik konuşmaktadır. Elazığ’ın su meselesi günü kurtarmaya yönelik açıklamalarla değil, gerçekçi, bilimsel ve hesap verebilir bir anlayışla ele alınmalıdır" dedi.

(ANKARA) - CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın Elazığ Hamzabey Barajı'yla ilgili soru önergesine verdiği yanıtları eleştirerek "Elazığ halkına yıllar önce verilen sözler ile bugün bakanlık tarafından yapılan açıklamalar birbiriyle örtüşmemektedir. O gün '50 yıllık su sorunu çözüldü' denilirken, bugün Elazığ hala susuzluk, kesinti ve belirsizlik konuşmaktadır. Elazığ'ın su meselesi günü kurtarmaya yönelik açıklamalarla değil, gerçekçi, bilimsel ve hesap verebilir bir anlayışla ele alınmalıdır" dedi.

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Elazığ'daki Hamza Bey Barajı ile ilgili verdiği soru önergesine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın verdiği yanıtla ilgili açıklama yaptı. Bakan Yumaklı, soru önergesine şu yanıtı verdi:

"Hamzabey Barajı Elazığ'ın su güvenliği açısından kritik bir role sahip"

"Hamzabey Barajı su kaynaklarını oluşturan Caro Çayı ve Tarhana Çayı'nın doğal akım verileri, planlama çalışmasının tamamlandığı 2008 yılına kadar 1964-2007 yılları arasındaki 44 yıllık debi ölçümlerine dayanmaktadır. Barajın tüm boyutlandırma süreci bu ölçüm sonuçları ışığında gerçekleştirilmiştir. Su ihtiyacı analizleri ise nüfus projeksiyonu tahminleri kapsamında İller Bankası tarafından belirlenen kişi başına günlük su tüketim miktarı esas alınarak hesaplanmaktadır.

Hamzabey Barajı ve içme suyu tesislerinin 2025 yılı güncel toplam maliyeti, 1.490.062.756 liradır. Kuraklık koşullarına rağmen Hamzabey Barajı'nın varlığı, Elazığ'ın su güvenliği açısından kritik bir role sahip olup olası su krizlerini önlemede de temel bir altyapı görevi görmektedir. Bu tür kritik altyapı yatırımları, kısa vadeli kuraklık dönemlerinden bağımsız olarak ülkenin stratejik su yönetimi için vazgeçilmezdir. Elazığ içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere alternatif olarak Elazığ-Maden Hatunköy Barajı planlaması yapılmış olup proje çalışmaları devam etmektedir. Bununla birlikte Elazığ Uluova YAS kuyularından da faydalanılarak Elazığ ilinin içme suyu ihtiyacı karşılanmaktadır. Ayrıca DSİ tarafından yürütülecek Fırat Havzası Master Planlama çalışmaları kapsamında su kaynakları ile alternatif içme suyu kaynakları araştırılmaktadır.

Elazığ ilinin münbit tarım arazilerinin sulanması ve kuraklık sonucu gıda arzında yaşanabilecek olumsuz etkilerin en az seviyeye düşürülebilmesi için sulama tesisleri inşa edilmiş olup inşaat, planlama ve proje süreci devam eden de birçok sulama tesisi bulunmaktadır."

"Mesele ne sadece kuraklıktır ne de yalnızca dağıtım sorunudur"

Yumaklı'nın yanıtlarını eleştiren Erol, projeyle ilgili hataların üstlenilmesi yerine sorunun ve çözümün farklı kurumlara aktarılmaya çalışıldığını belirterek, sorun çözülene kadar sürecin takipçisi olacağını kaydetti. Erol, şu ifadeleri kullandı:

"Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tarafıma verilen yazılı soru önergesi cevabı, ne yazık ki Elazığ kamuoyunun yıllardır dile getirdiği endişeleri gidermek bir yana, bu endişelerin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Hamzabey Barajı yapılırken, dönemin siyasetçileri ve yetkilileri tarafından bu barajın Elazığ'ın 40–50 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılayacağı, şehrin su sorununu kökten çözeceği yönünde sayfa sayfa açıklamalar yapılmış, bu iddia yalnızca yerel düzeyde değil, bizzat Cumhurbaşkanı'na da ifade ettirilerek kamuoyuna sunulmuştur. Elazığ halkı bu sözlere güvenmiş, bu projeye bu nedenle sahip çıkmıştır.

Ancak bugün Tarım ve Orman Bakanlığı'nın verdiği resmi cevap, o gün verilen bu iddialı beyanlarla açık bir çelişki içindedir. Bakanlığın kendi verilerine göre Hamzabey Barajı'nın doluluk oranı, 2021 yılında yüzde 0,5, 2025 yılında ise yalnızca yüzde 1,1'dir. Aradan geçen yıllara, yapılan enjeksiyon çalışmalarına, iyileştirme ihalelerine ve harcanan milyarlarca liraya rağmen, baraj bugün hala Elazığ'ın içme suyu ihtiyacını karşılayabilecek durumda değildir. Bu tablo karşısında kamuoyunun sorması gereken soru şudur: 40–50 yıllık su ihtiyacını karşılayacağı söylenen bir baraj, neden 4–5 yıldır neredeyse boş durumdadır? Bakanlık cevabında, yaşanan sorunlar büyük ölçüde kuraklık şartlarına bağlanmakta, teknik enjeksiyon çalışmaları uzun uzun anlatılmakta, içme suyu kesintilerinin sorumluluğu ise Elazığ Belediyesi'ne yönlendirilmektedir. Oysa mesele ne sadece kuraklıktır ne de yalnızca dağıtım sorunudur.

"Bir sorunu çözmek adına başka bir alanın riske atılması kabul edilemez"

Asıl mesele; yanlış yer seçimi, yetersiz havza planlaması ve günümüz iklim gerçeklerini dikkate almayan projelendirme anlayışıdır. Bir barajda, yapımından yıllar sonra hala iyileştirme enjeksiyonları yapılıyorsa, bu durum teknik bir detay değil, başlangıçtaki planlama hatasının itirafıdır. Buna rağmen, bu baraj 'Elazığ'ın su güvenliği açısından kritik' olarak tanımlanıyorsa, o halde sorulması gereken bir diğer soru da şudur: Yüzde 1 doluluk oranıyla hangi su güvenliği sağlanmaktadır? Bakanlık ayrıca Tarhana Çayı'ndan Hamzabey Barajı'na ilave su aktarımını çözüm olarak sunmaktadır. Ancak bu aktarımın Tarhana Havzası'ndaki tarım alanlarına, çiftçiye ve bölgenin gelecekteki su ihtiyacına etkilerine dair kamuoyuna sunulmuş şeffaf bir risk analizi bulunmamaktadır. Bir sorunu çözmek adına başka bir alanın riske atılması kabul edilemez. Öte yandan, barajın ve içme suyu tesislerinin maliyetinin bugün 1 milyar 490 milyon lirayı aşmış olması, meselenin vahametini daha da artırmaktadır. İşlevini yerine getiremeyen bir projenin mali yükünün belediyelere ve dolayısıyla Elazığ halkına yüklenmesi, ne vicdanen ne de hukuken savunulabilir.

"Bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğim"

Buradan açıkça ifade ediyorum: Elazığ halkına yıllar önce verilen sözler ile bugün bakanlık tarafından yapılan açıklamalar birbiriyle örtüşmemektedir. O gün '50 yıllık su sorunu çözüldü' denilirken, bugün Elazığ hala susuzluk, kesinti ve belirsizlik konuşmaktadır. Bu nedenle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili tüm kurumlar; Hamzabey Barajı'nın mevcut durumu, yapılan risk analizleri, alınan ve alınması planlanan önlemler, barajın Elazığ'ın içme suyu geleceğindeki gerçek rolükonusunda kamuoyunu açık, net ve şeffaf biçimde bilgilendirmek zorundadır. Elazığ'ın su meselesi günü kurtarmaya yönelik açıklamalarla değil, gerçekçi, bilimsel ve hesap verebilir bir anlayışla ele alınmalıdır. Bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğim."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Elazığ Su Sorunu: CHP'li Erol'dan Eleştiri - Son Dakika


Advertisement