Haber: ÇAĞATAN AKYOL
(İSTANBUL) - İBB Davası'nın 35'inci gününde savunma yapmaya devam eden İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, "Tüm siyasi partilerle çalıştım. 28 yıl boyunca hesabını veremediğim hiçbir durumla karşılaşmadım. Hesabını vermeyecek hiçbir iş yapmadım, kanunların sınırladığı alanların dışına çıkmadım, kanunların kamu menfaatinin olmadığı hiçbir eylemde bulunmadım" dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 77'si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 35'inci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda görülmeye devam ediyor.
İmamoğlu ve siyasal iletişim danışmanı Necati Özkan, "casusluk" iddiasıyla da tutuklu yargılandıkları davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki 4 No'lu Duruşma Salonu'nda yapılan ilk duruşmasına katıldıkları için bugünkü İBB Davası'na katılmadı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, savunmasına devam etti. Hakkındaki suçlamalara tepki gösteren Alpay, şunları dile getirdi:
"Şimdi bütün bu yapılanlara, tüm bunlara rağmen iddianamede belirtilen nitelikli dolandırıcılık, çevrenin kasten kirletilmesi, suç gelirlerini aklama, Orman ve Maden Kanunlarına muhalefet suçlarıyla suçlamak çok ağır. Bunların hiçbirini kabul etmiyorum. Komisyonda görevimi yaptım. Bu suçları işlemedim. Ayrıca dosyada İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay da bazı ifadelerde bulunmuş. Ben şimdi o ifadelere bakınca diyorum ki bizle ilgili bir şey ekleyebilir mi; o değil, öyle değil. Çünkü onları gördüm ben yani. Benden bir hafta 10 gün sonra başka bir konuda gözaltı süreci yaşadı. Başka bir dava, Aziz İhsan Aktaş davası. Sonra orada bazı etkin pişmanlık ifadeleri falan var. O da bir etkin pişmanlık ifadesinde bulunmuş. Böyle 9 numarada camın arkasından görüyorsunuz zaten. Yüzünü görünce anlıyorsunuz, 'Ha, bu da gitti' diyorsunuz. Psikoloji çok iyi olmuyor, görüyorsunuz. Çünkü itiraf, o kadar basit değil. O itiraf çok zor. Velhasıl etkin pişmanlıkla çıktığı günden bir gün sonra bütün personelini gözaltına aldılar. Tam bir gün sonra. Hepsi. Çünkü onlar öbür dosyadan tahliye oldular. Dosyaları beraberdi. Çıkmış bir daha aldılar, 3-4 ay sonra galiba Burak Bey'i bir daha aldılar. Bu ifadeleri de ikinci tutuklanınca vermiş."
Kişi kartı, 3'üncü bölüm. Kişi Kartı profil 16 numara; İddianamede 3296'ncı sayfa, 'Suç örgütü mensuplarının tahlilleri' kişi kartı başlığıyla benimle ilgili yapılan tanımlamalara ve iddiaya... Burayı okurken bile her seferinde çok şey oluyor... Yani 'Olacak iş mi' diye yazdıkları şeyleri yazmışlar. 'Fen İşleri, Etüt Projeler, Park Bahçeler, Yol Bakım ve Satın Alma gibi önemli birimlerden sorumlu olduğu, şüphelinin bu birimlerde gerçekleştirilen ihaleleri, evrakları önceden farklı şekilde, hangi firmalara ihale olunacağı, rüşvet sistemini organize ettiği, firma sahipleri Fatih Keleş'i önceden bildiği, bir kısma firma sahibinde ise doğrudan menfaat, suç örgütü gerçekleştireceği eylemlerdeki talimatları Fatih Keleş üzerinden aldığı, bu bakımdan örgüt lideri yöneticisiyle hareket ettiği'... Ben genel sekreter yardımcısıyım. Bir kere yaklaşık 2 binden fazla ihaleden ihalecileri, yüklenici firmaların birçoğunu sahada tanıdım. Ben Fatih Keleş'i 15 yıldır tanırım ama babamı tanımamışım. Ailece de tanışırız, babamı tanımamışım. Öyle olmuş."
Alpay, "Ben bundan sonraki bölümde de gerçek Arif Gürkan Alpay'ı biraz anlatayım. Tüm bu birbirine benzemez süreçler... Biraz kendimden bahsedeyim" dedikten sonra savunmasını şöyle tamamladı:
"Kimse yok ailemde ticaret yapan, ticaret yapamam, hayatımda da hiç yapmadım. Kamu görevlisiyiz. Okuduk, devlet memuru olduk ama övünerek şu anki konumuma hakikaten böyle geldim. Kimsenin tanıdığı vesaire olmadan 28 yılın üzerinde. Tüm siyasi partilerle çalıştım. 28 yıl boyunca hesabını veremediğim hiçbir durumla karşılaşmadım. Kamuda çalışmak hesap vermeyi gerektiriyor, bunu da en iyi devlet memuru bilir. Hesabını vermeyecek hiçbir iş yapmadım, kanunların sınırladığı alanların dışına çıkmadım, kanunların kamu menfaatinin olmadığı hiçbir eylemde bulunmadım. Ben milletime hem devlet memurluğundan gelen aileme karşı her zaman sorumluluğumun bilincinde hareket ettim. Bir kişinin bir grubun değil, ülkenin yararına ve çıkarına yasaya uygun işler yapmaya çalıştım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde de aynı erdemle çalıştım."
Denetlenmek, soruşturulmak, yargılanmak, bunlar devlet memurluğunun hesap vermesi ve olağan, çok normal. Bu durumlardan da kaçınılmaz. Herkes diyor ki 'Ben kaçmıyorum'. ya zaten kaçamazsın. Nereye kaçıyorsun? Hesap vereceksin. Ben kendi paramı değil, belediyenin bütün bütçesinden ayrılan para nereden geliyor; vergilerle hepimizden. O paralarla yapılan yatırımları takip ediyorum. Tabii ki hesap vereceğim ancak içinde bulunduğum tutuklama tedbiri hakikaten çok ağır. Hesap veririm, cevap veririm ama şimdi tutukluyken işlemediğim suçların bir taraftan peşine çekiliyorum, hem de sorumluluk duyduğum ailem, arkadaşlarım ve çevremdeki bütün herkes, İstanbul kim varsa herkesin 'Tutuklu, acaba suç mu işledi' demesine kahroluyorum. Ben tutuklandığım zaman benim elimden alınan Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartımı geri istiyorum."
Son Dakika › Güncel › İbb Davası... Arif Gürkan Alpay: '28 Yıl Boyunca Hesabını Veremediğim Hiçbir Durumla Karşılaşmadım' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?