Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu, "Ucuz iş gücü için gelişmemiş ülkelerin istismar edilmemesi, düşük maliyetli üretim için kullanılmaması gerekiyor. Fakir ve az gelişmiş ülkelere bilimsel destek daha doğru bir yaklaşımdır" dedi.
Kavranoğlu, British Council, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ortaklığında düzenlenen İngiltere- Türkiye Bilgi Ortaklığı Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye ile İngiltere'nin iki köklü ülke olduğunu ve tarihi olayların gelişiminde önemli roller oynadıklarını söyledi.
Son 10 yıl içinde Türkiye'nin ekonomik büyüme ve demokratik reformlar açısından önemli gelişmeler kaydettiğini belirten Kavranoğlu, Türkiye'nin 2002 yılında 35 milyar dolar olan ihracatının bugün 152 milyar dolara çıktığını, aynı dönemde dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında 27. sıradan 17. sıraya yükseldiğini ve enflasyonun yüzde 35'lerden yaklaşık yüzde 7 civarına gerilediğini ifade etti.
Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması için, daha yapılacak çok şey bulunduğunu vurgulayan Kavranoğlu, "300 bin tam zamanlı araştırmacı olmasını istiyoruz. Şu anki sayı 72 bin. Gayri safi yurt içi hasıla'nın yüzde 3'ünün Ar-Ge'ye ayrılmasını istiyoruz. Bu da yılda 60 milyar doların Ar-Ge'ye ayrılması demek. Bugün Ar-Ge'nin gayri safi yurtiçi hasıla içindeki payı yüzde 1'den daha az" diye konuştu.
Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracata ulaşmasının bugün sattıklarının 3 katını satsa da mümkün olmadığına işaret eden Kavranoğlu, yüksek teknoloji içeren ürünlerin, ihracatın bir parçası haline gelmesi gerektiğini dile getirdi.
"2023 hedeflerine ancak bilimsel gelişme söz konusu olursa ulaşabiliriz"
Kavranoğlu, şöyle devam etti:
"Türkiye makine endüstrisinin ihracatının kilogram fiyatı 10 dolar. Aynı rakam, Alman ekonomisi için 100 dolar. Rekabeti sürdürebilmek için bizim daha akıllı makineler, daha akıllı üniversiteler, daha akıllı şirketler, daha akıllı ekonomiler oluşturmamız gerekiyor. 2023 hedeflerine ancak bilimsel gelişme söz konusu olursa ulaşabiliriz. Ekonomimizi bilgi ekonomisine dönüştürürsek yakalayabiliriz. Bilgi ekonomisi, iyi işleyen ve yüksek kaliteli üniversite sistemleriyle sağlanabilir. Bunun yanında yüksek teknoloji içeren ekosistemlerin varolması gerekiyor. Dünya çapında üniversitelere ve bilim adamlarına ihtiyacımız var."
Türkiye'deki üniversitelerin mevcut sistemle bu sonuçları elde etmesinin çok mümkün olmadığını anlatan Kavranoğlu, üniversite sisteminde bir reform gerçekleştirmek gerektiğini söyledi.
Bilimsel işbirliği ve ortaklığın ekonomik kalkınma ve dünya barışı için önemli olduğuna dikkati çeken Kavranoğlu, "Dünya refahı için bilimsel ve teknolojik işbirliği programlarını geliştirmek ve devam ettirmek önemli. Ucuz iş gücü için gelişmemiş ülkelerin istismar edilmemesi, düşük maliyetli üretim için kullanılmaması gerekiyor. Fakir ve az gelişmiş ülkelere bilimsel destek daha doğru bir yaklaşımdır" ifadelerini kullandı.
British Council'den genç akademisyenlere destek
British Council Türkiye Direktörü Margaret Jack ise İngiltere-Türkiye Bilgi Ortaklığı Konferansı'nın iki ülke arasındaki ilişkinin önemli bir zirvesi olduğunu ifade etti.
Son yıllarda yüksek öğretim araştırma ve inovasyon konusunda Türkiye ile İngiltere arasındaki işbirliğinin her geçen gün arttığına işaret eden Jack, British Council'in bu konuda önemli bir rolü bulunduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki kurumsal düzeyde 20'den fazla ortaklık kurduklarını, İngiltere ile Türkiye üniversiteleri ve sektör temsilcilerinin British Council'in yüksek öğretim ve araştırma ortaklığı programları sayesinde biraraya geldiklerini anlatan Jack, "Bu destek teknoloji transferine yardımcı oluyor, sektör için önemli müfredat oluşturulmasını sağlıyor, her iki ülkede becerilerde görülen eksiklikleri gideriyor ve gerek Türk gerek İngiliz üniversitelerinin daha uluslararası hale gelmesine imkan tanıyor. Bu ortaklıklar şu anda 1,7 milyon avroluk ek Ar-Ge fonunun oluşmasını sağlamıştır. Bunun yanı sıra 22 milyon avro da ek bütçe olarak talep edilmiş ve Ar-Ge'ye ayrılmıştır. Yani biz Ar-Ge konusunda Türk ve İngiliz ortaklıklarına fon da sağlıyoruz" dedi.
İngiltere ve Türkiye arasında araştırma işbirliğini daha ileriye götürecek yeni bir program başlattıklarını dile getiren Jack, "British Council'in araştırmacı odaklı araştırma fonu, kariyerinin başında 50 Türk, 50 İngiliz genç akademisyene imkan sunacak. Birlikte atölyeler yapabilecek, başlarında daha deneyimli akademisyenler olabilecek, aynı zamanda seyahat bursları alabilecekler. Yeni bir fırsatla kariyerinin başındaki akademisyenleri araştırma sektörü, araştırma merkezleri ve ticari piyasa ile yakınlaştırmış olacağız. Daha da önemlisi Türk ortaklarımızla eğer buna eş finansman sağlayabilirsek, bu sayı 100'e çıkabilecek" diye konuştu.
-Turner: "Türkiye ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz"
İngiltere'nin İstanbul Başkonsolosu ve Türkiye, Orta Asya ve Güney Kafkasya Ticaret ve Yatırımdan Sorumlu Genel Direktörü Leigh Turner ise İngiltere ile Türkiye arasındaki işbirliğinin gelişmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti.
İngiltere'nin Türkiye'yi önemli bir stratejik ortak olarak gördüğünü aktaran Turner, "Türkiye ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. O nedenle de zaten her iki ülkenin başbakanı sayın Erdoğan ve sayın Cameron bir stratejik işbirliği anlaşması imzaladı. Yüksek öğrenim ve üniversiteler bu işbirliğinin önemli bir parçası" dedi.
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca da konferansta bir konuşma yaptı.
Bu arada, bugün ve yarın çeşitli oturumlarla sürecek konferansta, teknoloji transferi, KOBİ'ler için yenilik, telif hakları, patentler ve büyüme için gerekli becerilerin sağlanması, üniversiteler ve sanayi arasındaki etkileşim ile yüksek öğretimde araştırma faaliyetlerinin ticarileştirilmesi, standartlarının ve sonuçlarının belirlenmesi konusunda sanayinin üstlendiği rolün ne olması gerektiği gibi konular ele alınacak. - İstanbul
Son Dakika › Güncel › İngiltere Türkiye Bilgi Ortaklığı Konferansı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.