"Kentsel Dönüşüm Başlıyor" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Kentsel Dönüşüm Başlıyor"

05.10.2012 17:18

"Bir ana muhalefet partisi düşünün ki, kendi ülkesiyle bir başka ülke, üstelik de diğer taraftan gelen bir saldırı sebebiyle karşı karşıya geliyor ve bu parti adeta diğer ülkenin sözcüsü, temsilcisi gibi davranıyor."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Esed rejiminin Akçakale'ye gerçekleştirdiği saldırı sonrasında ortaya konan tavırların, Türkiye'nin ana muhalefet sorununu bir kez daha açıkça gösterdiğini belirterek,

"Bir ana muhalefet partisi düşünün ki, kendi ülkesiyle bir başka ülke, üstelik de diğer taraftan gelen bir saldırı sebebiyle karşı karşıya geliyor ve bu parti adeta diğer ülkenin sözcüsü, temsilcisi gibi davranıyor. Dün Meclis'te olan budur" dedi.

Erdoğan, Esenler Havaalanı Mahallesi'nde düzenlenen "Kentsel Dönüşüm Başlıyor" programında yaptığı konuşmada, ana muhalefet partisi CHP'yi eleştirerek, şunları söyledi:

"İkide bir çıkıyor ana muhalefetin başı, yanı vesairesi, 'Siz bunlara Boğaz seyahati yaptırdınız, Bodrum'da beraber tatil yaptınız'. Eline diline dursun emi... Kaç kere açıkladım. Yapmadığım bir şeyi bana 'Yaptı' deme. Ben bir devletin başkanına gerekirse barış içindeysek gerekirse kendi Boğaz'ımda, şu gördüğünüz İstanbul Boğazı'nda o tür seyahati de yaptırırım. Ama böyle bir şey yaptırmadım, o yok. Bodrum'da kendisiyle birlikte tatil yapmadım, tam aksine kendisini oraya davet ettim, orada 2-3 gün tatil yaptılar, ama malum bizim medyanın onların aile fotoğraflarını çekmeleri üzerine tatillerini yarıda kesip döndüler. Olayın aslı bu. Ama bunların yalan ciğerlerine işlemiş. CHP zihniyeti budur. Mesele cibilliyet meselesi. Dürüst davranmak diye bir şey yok. PKK terör örgütünü Filistinli mücahitlerle, direnişçilerle aynı kefeye koyan CHP zihniyetini benim milletim bugüne kadar sandığa hep gömmüştür, bundan sonra da gömecektir. Çünkü bölücü terör örgütü ile bunlar zaten yan yana dolaşıyorlar, bunu son seçimlerde çok iyi gördük."

-"Üzüntüm ülkem adına"-

Başbakan Erdoğan, Esed rejiminin Akçakale'ye gerçekleştirdiği saldırı sonrasında ortaya konan tavırların, Türkiye'nin ana muhalefet sorununu bir kez daha açıkça gösterdiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bir ana muhalefet partisi düşünün ki, kendi ülkesiyle bir başka ülke, üstelik de diğer taraftan gelen bir saldırı sebebiyle karşı karşıya geliyor ve bu parti adeta diğer ülkenin sözcüsü, temsilcisi gibi davranıyor. Dün Meclis'te olan budur. Sen yine bildiğini oku da 'Ama bu bir milli meseledir' de, gel aynen MHP gibi davran ve orada el ele verelim, milletçe tavır ortaya koyalım, ama biz bu CHP zihniyetini Hatay'da gördük. Hatay'da belli bir mezhebi anlayışla beraber el ele vermek suretiyle oturup, toplantılar yaptılar. Esed de aynen şunu kullandı;

'Türk halkı bizim yanımızda'. Buna bu fırsatı veren kim, bunu söyleten kim- Ana muhalefet. Bu tablo karşısında üzülmemek mümkün değil. Üzüntüm ülkem adına, milletim adına. Üzüntüm bu CHP'ye oy verenler adına, üzüntüm BDP'ye oy veren özellikle Kürt kardeşlerim adına. Türkiye, böyle bir ana muhalefeti, böyle bir muhalefeti hak etmiyor."

-"CHP-BDP kardeşliğinin nüksettiğini görüyoruz"-

Türkiye'nin, milli birlik-beraberlik sergilenmesi gereken böyle bir günde ortak tavır takınmayan bir siyaset anlayışını hak etmediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Konu Suriye olunca, CHP-BDP kardeşliğinin yeniden nüksettiğini görüyoruz. Birinde bölücü terör örgütü muhabbeti, diğerinde Esed yönetimi muhabbeti. Burada bu partiler açısından söylüyorum, bunlar ülkelerinin milli çıkarlarını, ulusal onurunu, ulusal güvenliğini değil de saldırgan ülkenin hassasiyetlerini gözeterek, onun avukatlığına soyunarak tarihe geçtiler. Meclis'ten, ülkenin en hayati çıkarı söz konusu olduğu için oy birliğiyle çıkması gereken tezkere, maalesef CHP ve BDP'nin tavrı sebebiyle oy çokluğu ile kabul edildi. MHP'ye sorumlu davrandığı ve tezkereye destek açıklaması yaptığı için teşekkür ediyorum.

Ama bu milli mesele konusundaki CHP'nin duruşu, tam anlamıyla bir siyasi garabet örneğidir. Bunlar sadece siyasi duruş itibarıyla şaşkınlık, pişkinlik içinde değiller. Bunlar aynı zamanda hukuktan, kanundan, usulden de bihaberler. Tezkere metninde geçen ve aynen Anayasa'nın ilgili hükmündeki ifadeyi yansıtan

'yabancı ülke' kavramını böylesine dallandırıp budaklandırmak, siyaset yapmak değil, cehaletini ortaya sermektir. Yok eğer bu tavır cehalet ürünü değil, bilinçli bir tercihse, o zaman yaptıkları 'Şecaat arz ederken sirkatin söylemek'tir."

Başbakan Erdoğan, milletin desteğiyle, milletin muvafakatıyla, Suriye konusunda da diğer hususlarda da yollarına devam edeceklerini vurgulayarak, Türkiye'nin güçlenmesi, kalkınması, büyümesi için dış politikada, ekonomide, altyapıda ve diğer konularda millete sunup onayını aldıkları programları uygulamayı sürdüreceklerini bildirdi.

Erdoğan, "Buradan bir kez daha Esed rejimine ve onu destekleyenlere sesleniyorum; Türkiye'nin sabrını sınamaya kalkmayın, Türkiye'nin sınırlarını ölçmeye kalkmayın. Türkiye, bu badireden de sapasağlam çıkar, yoluna devam eder. Ama siz bunun altında kalır, büyük bedel ödersiniz" dedi.

(Sürecek)

Başmuhabir: Sibel Ertürk Kurtoğlu

Yayıncı: Erdal Turanlı - İSTANBUL

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel 'Kentsel Dönüşüm Başlıyor' - Son Dakika


Advertisement