Kuduzdan Korunmanın Önemi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kuduzdan Korunmanın Önemi

Kuduzdan Korunmanın Önemi

Prof. Dr. Harun Albayrak, kuduzun aşı ile kontrol altına alınabileceğini vurguladı.

SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi'nden Prof. Dr. Harun Albayrak, kuduzun tüm memeli hayvanlar ve insanlar için risk oluşturduğunu belirterek, "Hayvanlarımızın aşılarını yaptırdıktan, hayvanlarımızı korumaya aldıktan sonra hiçbir tereddüt etmemize gerek yok. Önemli olan burada hayvanlarımızı kuduza karşı korumamız. Bu bilinçte olduğumuz sürece kuduz korkulacak bir hastalık değil. Ama ihmale gelecek bir hastalık da hiç değil. Kuduza yakalandığınızda eğer ki klinik belirtiler başlarsa tedavi imkanı kuduzda yok" dedi.

OMÜ Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Harun Albayrak, kuduz hastalığı ve korunma yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu. Hastalığın aşıyla yüzde 100'e yakın düzeyde kontrol altına alınabildiğini ifade eden Prof. Dr. Albayrak, "Kuduza tüm memeli hayvanlar ve insanlar duyarlıdır. Tabii memeli hayvanların içerisinde özellikle karnivorlar dediğimiz köpek, kedi bunlar daha duyarlı olan hayvanlar ve hem hayvanlarda hem insanlarda kuduz kolaylıkla aşıyla kontrol altına alınan bir hastalıktır. O nedenle hayvanlarımızı, özellikle evcil hayvanlarımızı aşılamamız gerekiyor ve bu sayede yüzde 100 bir koruma sağlıyoruz" diye konuştu.

'EVCİL HAYVANLARA BAĞLI KUDUZ HALA DEVAM EDİYOR'

Prof. Dr. Albayrak, "Kuduz kesinlikle ihmal edilmemesi gereken, herhangi bir şüphe olduğunda en yakın sağlık kuruluşuna hem insan hekimliği yönünden hem de hayvan sağlığı yönünden başvurularak aşılama ve tedavisi yapılması gereken bir hastalık. Kuduzun hemen hemen yüzde 95'in üzerindeki bulaşma yönü ısırma temas yoluyla oluyor. Bu köpek ısırması olabilir, kedi ısırması, tırmalaması veya vahşi hayvanlar tarafından olabilir. Ülkemizde ve dünyada genel itibarıyla ağırlıklı olarak köpeklerin ısırmasıyla oluyor. Birçok ülkede artık köpek kuduzu bulunmuyor. Özellikle Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde, Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD), Kanada'da, buralarda köpek nedenli kuduz gözükmüyor. Sadece vahşi yaşama bağlı kuduzlar var. Ülkemizde ise maalesef son olaylarda da oldu. Evcil hayvanlara bağlı kuduz maalesef hala günümüzde de devam ediyor. Azalarak da olsa devam ediyor. Bunun önlenmesi için evcil hayvanlarımızı kesinlikle aşılatmamız ve bu konuda herhangi bir temas olduğunda en yakın sağlık kuruşuna başvurarak tedavimizi yaptırmamız gerekiyor" dedi.

'KUDUZA TÜM YAŞ GRUPLARI DUYARLI'

Kuduzun çocuklarda daha fazla vaka görülmesinin temasın gizlenmesinden kaynaklandığının altını çizen Prof. Dr. Albayrak, "Kuduzda spesifik bir yaş aralığı yok. Eğer temasınız varsa hangi yaş aralığında olursanız olun, eğer ki virüsle bulaşık bir hayvan tarafından ısırıldıysanız kuduz olursunuz. Bunun belli bir yaş aralığı yok. Tüm yaş grupları duyarlı. Çocuklardaki daha fazla kuduz vakalarına rastlamamızın nedeni tamamen çocukların temas sonrası, bu teması saklamaları ve ailelerine bahsetmemeleridir. Vakaların görülme olasılığı bundan dolayı. Çocuklarda da bu tamamen temasın saklanmasına bağlı. Yoksa yaş duyarlılığıyla ilgili bir durum değil" diye konuştu.

2025'TE 500 BİNDEN FAZLA TEMAS VAKASI BAŞVURDU

2025 yılı itibarıyla 500 binin üzerinde kişinin kuduz şüphesi taşıyan temas nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Albayrak, "Bu tabii yıllara göre artıyor. Artma nedeni evcil hayvan sayımız artıyor. Evcil hayvanlarla birlikte yaşıyoruz. Bu temas demek, hayvanların hepsinin riskli değil ama kuduz ihmale gelen bir hastalık olmadığı için bu tür öykü olduğunda insanlar sağlık kuruluşuna başvuruyorlar ve aşılamalarını yaptırıyorlar. Kuduzun yıllara göre değişmekle birlikte en çok pik yaptığı dönem 2014'te, 4 insanımızı kaybettik ama yıllara sari olarak 2025'te 1 vakamız var ve azalıyor. Hayvan sağlığında da aynı şekilde, hayvanlardaki vakalar da yıllara bağlı olarak aşılamanın bilinçli şekilde yapılmasıyla düşüyor. Biz veteriner ve koruyucu hekimlik olarak hayvan popülasyonumuzun en az yüzde 75-80'in aşılı olması gerekiyor ki virüsün dolaşımını kısıtlamamız lazım. O nedenle her zaman için aşı en önemli koruyucu silahımız diyoruz" dedi.

KLİNİK BELİRTİLERE DİKKAT

Prof. Dr. Albayrak, "Kedilerin köpekle bir farkı yok. En son vaka kedi olduğu için üzerinde biraz daha duruyoruz. Sonuçta kedi de köpek de kuduza karşı duyarlı hayvanlar ve aynı ortamda evimizde birlikte yaşıyoruz. O nedenle hayvanlarımızın aşılarını yaptırdıktan, hayvanlarımızı korumaya aldıktan sonra hiçbir tereddüt etmemize gerek yok. Önemli olan burada hayvanlarımızı kuduza karşı korumamız. Bu bilinçte olduğumuz sürece kuduz korkulacak bir hastalık değil. Ama ihmale gelecek bir hastalık da hiç değil. Kuduza yakalandığınızda eğer ki klinik belirtiler başlarsa tedavi imkanı kuduzda yok. Yüzde 100 ölümdür. Kuduzun ilk tedavisi, 1885'te Louis Pasteur tarafından aşısı bulundu. 150 yıla yakın bir süredir. 1887'de o zamanki devletimiz Osmanlı İmparatorluğu da bunun aşısını Türkiye'ye getirdi. ve 1887'den beri ülkemizin topraklarında kuduz aşısı üretiliyor. Hayvanlara karşı aşılamalarımızı yapıyoruz. O nedenle tedavi seçeneğimiz var. İhmal etmediğimiz sürece kuduzdan korkmamıza gerek yok. Ama ihmal edersek, elimizdeki seçenekler işe yaramayabilir geç kaldıktan sonra" diye konuştu.

'UYSAL HAYVAN DA VİRÜSÜ BULAŞTIRABİLİR'

Prof. Dr. Albayrak, "Şuna da dikkat etmek gerekiyor. Beni tırmalayan, beni ısıran köpek, 'Kuduz gibi değildi' gibi düşünmemek lazım. Çünkü kuduzda hayvanlar klinik belirtiler görülmeden 5 gün öncesine kadar salyalarıyla birlikte virüsü yayabiliyorlar. Hayvan çok uysal olabilir, sizi ısırdığında böyle bir temasınız olduğunda muhakkak sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekiyor. İlla her kuduzlu hayvanın saldırgan olması gerekmiyor. Muhakkak temasınız olduğunda, ısırılma veya tırmalama olduğunda sağlık kuruluşuna başvurmanız ve aşılarınıza bir an önce başlamanız gerekiyor" dedi.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Kuduzdan Korunmanın Önemi - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement