
Afganistan'da Taliban tarafından kaçırılan Sertaç Dikilitaş, evinin bulunduğu yaklaşık 100 metrelik sokağı 20 dakikada aşabildi. Sokakta toplananlarla tek tek tokalaşıp kucaklaşan Dikilitaş, davul-zurna eşliğinde baba ocağına ulaştı. Oğluna kavuştuğu gün 2 kurban kesme sözü veren anne Nursel Dikilitaş, adağını yerine getirdi. Sokağa yatırılan nazar boncuklarıyla süslenmiş olan iki koyun Sertaç Dikilitaş'ın ayaklarının dibinde kurban edilerek Dikilitaş'ın alnına sürüldü.
UMUDUMU KAYBETMEDİM
Afganistan'a gitmesinden, kaçırılması ve Türkiye'ye dönüşüne kadar yaşadıklarını kameralara anlatan Dikilitaş, "Hiç umudumu kaybetmedim. Zayıf düştüğüm anlar oldu, güçsüzlükler yaşadım, ama hiç bir zaman umudumu kaybetmedim. Çünkü insan umudunu kaybedince tükenir. Her gün, her an aileme kavuşmayı hayal ettim. Dileğim de oldu, kısmette annemin elinden yaprak sarması da yemek varmış" diyerek, anne Nursel Dikilitaş'ın kendisi için sardığı dolmalardan yedi.
ŞÜKÜR AİLEME KAVUŞTUM
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dikilitaş, sözlerine "Çok şey düşündüm" diyerek başladı. Hayatının en önemli bölümünü esaret altında geçirdiğini belirten Dikilitaş, "Her şey kısmettir. Bu baba ocağını yaptırdım, borçlarım vardı. Onu ödeyebilmek için yola çıktım, Afganistan'a gittim. Celalabat'tan Kabil'e gitmeyi düşündüm. Hayatta her şey oluyor. Çok zordu, şükür geçti, bitti. En zoru da ailemden uzak olmaktı. Tam 25 ay benden haber alamadılar, ama aileme kavuştum" dedi.
ESARET 810 GÜN SÜRDÜ
Taliban örgütünün uluslararası bir yapıya sahip olduğunu söyleyerek içinde farklı insanların bulunduğunu kaydeden Dikilitaş, "Sürekli ailem aklımdaydı ve onlara beni bırakmaları için dil döktüm. En sonunda 2 Ocak günü bir gence söyledim. Annem ile görüşmek istediğimi, sesimi duyurmak istediğini belirttim. Tam da yılbaşı idi, onlar yılbaşı olduğunu bilmiyorlardı, ama nasıl olduysa genç görüştürdü. Saatlerce konuştum, anneme yalan söyledim. İyi olduğumu söyledim. Zor şartlar altında 810 gün geçirdim. En son 10 gün önce tutulduğum taş ile toprak karışımı bir hücre vardı kapıyı açtılar. Temiz kıyafetler verip, 'azad edileceksin' dediler. İnanamadım. Çünkü, kaç kez bu gün, yarın diyerek beni oyalamışlardı. Yine öyle yaptıklarını düşündüm. Ama yola çıktık Kabil'e götürdüklerini söylediler. Niye diye sordum, kaç para aldıklarını sordum, cezaevindeki örgüt üyeleri ile takas yapılıp yapılmayacağımı sordum. Sadece 'Sen Müslümansın' dediler. Ben de benim Müslüman olduğumu yeni mi fark ettiniz dedim. Onlar da, 'öyle gerekiyordu' cevabını verdi. Hiç uyumadım, hayaller kurdum içim içime sığmadı. Şükürler olsun ki Afganistan Büyükelçiliği'ne teslim edildim" diye konuştu.
BİR ŞEY DÜŞÜNMEK İSTEMİYORUM ANNEMİN DİZİNDE UYUYACAĞIM
Gazetecilerin, 'Tekrar yurt dışına gitmeyi düşünüyor musun?' sorusuna gülerek cevap veren Sertaç Dikilitaş, "Başta da söyledim ya, kısmet. Ama şimdi hiç bir şey düşünmek, bir şey yapmak istemiyorum. Sadece bu gece annemin dizine yatıp uyuyacağım" dedi.
Sakallarını Kabil Büyükelçiliği'nde kesmeyi planlamasına rağmen, annesinin 'Oğlum olduğun gibi gel' dediğini, bu nedenle de sakal traşı olmadığını anlatan Dikilitaş, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sakallarını keseceğini söyledi. Anne Nursel Dikilitaş sarmaları oğluna yedirirken gazetecilere bol bol poz verdi.
Son Dakika › Güncel › Kurban Kesip Annesinin Elinden Sarma Yedi 'Afganistan'da Kaçırılan Teknisyen Sertaç Dikilitaş... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.