Dünyada yeni bir küresel düzen tesis edilene kadar jeopolitik şoklara yenilerinin eklenebileceğini hesaba katmamız lazım. Savaşın dünya genelinde enflasyonu artıracağı, büyümeyi ise yavaşlatacağı açık. Ortadoğu'da ateşkes sağlandı, ancak bu ateşkesin pamuk ipliğine bağlı olduğu ortada. Bu savaşı tek seferlik bir şok olarak görmek büyük bir yanılgı olur, çünkü 2008 krizinden bu yana şoklar giderek sıklaşıyor.
Dünyanın eski düzeni çözülüyor, yerini nasıl bir düzenin alacağı belirsiz. ABD ile Çin arasında hegemonya mücadelesi var, Avrupa geriliyor, yükselen güçler etki alanlarını genişletiyor. Gelir ve servet eşitsizliği arttı, bu da çatışma ve savaşları artırıyor. Jeopolitik tehditler Çin-Tayvan veya Hindistan-Pakistan gerilimlerinden kaynaklanabilir, bu nedenle hesaplarımızı uzun vadeli yapmalıyız.
Savaşın enflasyonu artıracağı ve büyümeyi yavaşlatacağı açık, bu etki Türkiye'de daha belirgin hissedilecek. 2026 ve 2027 enflasyon hedeflerinin tutması imkânsız görünüyor, ancak enflasyonla mücadeleden vazgeçmemeliyiz. Bu mücadele yalnızca para politikasıyla sürdürülemez, ekonominin üretim tarafını göz ardı etmemeliyiz. Stratejik ürünlerin yurt içinde üretilmesi ekonomik ve güvenlik açısından önem taşıyor.
Düşük enflasyon ve üretken ekonomi için çok boyutlu bir politika setine ihtiyacımız var, bunu 'enflasyonla mücadele yasası' olarak kurgulayabiliriz. Bu yasa para politikasını tamamlamalıdır. Politika paketinde yenilenebilir enerji teşvikleri, nükleer enerji yatırımları ve şirket birleşmeleri gibi önlemler yer alabilir. Ölçek ekonomilerinden yararlanarak daha rekabetçi bir sanayi yapısına kavuşmak için vergi ve finansman destekleri geliştirilebilir.
Son Dakika › Güncel › Jeopolitik Şoklar ve Ekonomik Belirsizlikler: Uzun Vadeli Stratejiler Gerekiyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?